Tektaş Ağaoğlu’nun Hayatı
Tektaş Ağaoğlu, Türk edebiyatı ve düşünce dünyasında iz bırakan önemli isimlerden biri olarak dikkat çekti. 3 Mart 1934 tarihinde İstanbul’da doğdu, 8 Ocak 2018 tarihinde yine İstanbul’da hayatını kaybetti. Tam adı Hasan Tektaş Ağaoğlu idi ve yazın hayatında farklı imzalar kullandı.
Yazar ve siyasetçi bir
ailede yetişti. Babası Samet Ağaoğlu, annesi Neriman Ağaoğlu idi. Ahmet Ağaoğlu
ise büyükbabasıydı. Süreyya Ağaoğlu ve Tezer Taşkıran halaları, Şair Mustafa
Kemal Ağaoğlu ise kardeşiydi.
Eğitim hayatına Ankara’da
başladı. Mimar Kemal İlkokulu, Birinci Ortaokul ve Atatürk Lisesi’nde öğrenim
gördü. Daha sonra İngiltere’ye giderek Oxford Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni
1956 yılında tamamladı. Eğitim süreci onun düşünsel altyapısını belirledi.
Meslek hayatına medya
alanında adım attı. 1960-1964 yılları arasında BBC Türkçe Yayınlar Bölümü’nde
çalıştı. 1964 yılında kardeşiyle birlikte Ağaoğlu Yayınevi’ni kurdu ve 1972
yılına kadar faaliyet yürüttü.
Siyasi yaşamında da aktif
rol aldı. 1976 yılında Türkiye Sosyalist İşçi Partisi Merkez Yürütme Kurulu
üyeliğine seçildi. 12 Eylül 1980 sonrasında yurtdışına gitmek zorunda kaldı ve
1989 yılına kadar İsviçre’de yaşadı.
Türkiye’ye döndükten
sonra yaşamını İstanbul’da sürdürdü. Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar
Derneği üyesi olarak edebiyat çevreleriyle bağını korudu. Seramik sanatçısı
Kadriye Ezel Ağaoğlu ile evli ve bir çocuk babasıydı.
Tektaş Ağaoğlu’nun Edebi Kişiliği
Tektaş Ağaoğlu’nun edebi
kişiliği çok yönlü bir üretim anlayışıyla şekillendi. İlk öyküsü 1952 yılında
Varlık dergisinde yayımlandı. Şiirleri ise Pazar Postası ve Yeditepe gibi
önemli dergilerde yer aldı.
Gazetecilik ve düşün
yazıları da kaleme aldı. Yeni Ortam gazetesi ile birlikte Meydan, Ant, Yeni
Adımlar, Yeni Düşün, Kitle, İlke, Görüş ve Söz dergilerinde yazılar yayımladı.
Bu yazılar onun düşünsel yönünü ortaya koydu.
Sanata olan ilgisi
yalnızca edebiyatla sınırlı kalmadı. Resim ve heykel alanında çalışmalar yaptı
ve eserlerini yurt içinde ve yurt dışında sergiler açtı. Böylece çok disiplinli
bir sanat anlayışı geliştirdi.
Çeviri alanında da önemli
çalışmalar gerçekleştirdi. Politika ve Felsefe çevirisi nedeniyle beş ay
tutuklu kaldı. 1975 yılında Gerçek gazetesinin sorumlu müdürü olduğu dönemde
bir yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Tüm bu deneyimler Tektaş
Ağaoğlu’nun edebi kimliğini derinleştirdi. Onun eserlerinde düşünce, sanat ve
siyaset iç içe geçti. Bu yönüyle Türk edebiyatında özgün bir yer edindi.
Tektaş Ağaoğlu’nun
Eserleri
Öykü:
·
Ölümden Hayata, İst.: Varlık, 1956.
Deneme:
·
Karanlıkta Oturma Özgürlüğü, İst.: Ağaoğlu
Mtb., 1978
Çeviri:
·
Puşkin Üzerine Konuşma (Dostoyevski),
İst.: Ağaoğlu, 1964
·
Dönüş (E. M. Remarque), İst.: Ağaoğlu,
1964
·
Ve Durgun Akardı Don (Şolohov), İst.:
Ağaoğlu, 1966
·
Yaşantım (Yevtuşenko), İst.: Ant, 1968
·
Zapata (R. P. Millon), İst.: Ant, 1969
·
Politika ve Felsefe (Marx-Engels), İst.:
Öncü, 1970
·
Doğuda Ulusal Kurtuluş Hareketleri (V. İ.
Lenin), İst.: Ant, 1970
·
Fransa’da Sınıf Mücadeleleri 1848-1850 (K.
Marx), İst.: May, 1976
·
Hayatı Seviyorlardı: Fransız
Direnişçilerinin Son Mektupları, İst.: De, 1986.
KAYNAKÇA: Necatigil,
İsimler, 15-16; Özkırımlı, TEA, I, 42; Kurdakul, Sözlük, 18-19; Karaalioğlu,
15; K. Özsezgin, Türk Plastik Sanatçıları, İst., 1999, s. 22.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder