![]() |
| Ahmet Akan |
Mehmet Akan Kimdir?
Mehmet Akan (5 Aralık 1939, Şanlıurfa – 9 Temmuz 2006, İstanbul), Türk tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmen, koreograf, folklorcu ve yazardır. Sanat yaşamı boyunca tiyatro sahnesinden halk danslarına, sinemadan televizyona ve yazarlığa uzanan geniş bir alanda çalışmalar yürüttü. Onu farklı kılan yönlerden biri, geleneksel halk sanatlarını çağdaş sahne anlayışıyla buluşturması ve sanat çalışmalarını toplumcu bir bakışla sürdürmesiydi.
Mehmet Akan’ın Hayatı
Mehmet Akan, Saliha Hanım
ile çiftçi Mehmet Enver Akan’ın oğlu olarak 5 Aralık 1939’da Şanlıurfa’nın
Birecik ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Birecik’te tamamladıktan sonra
Haydarpaşa Lisesi’ni bitirdi. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Makine
Mühendisliği bölümünde öğrenim gördü; ancak üniversitenin son sınıfında
eğitimini bırakarak kendisini bütünüyle sanat çalışmalarına yöneltti.
Akan’ın sanatla kurduğu
ilişki, yalnızca oyunculuk üzerinden gelişmedi. 1959’da katıldığı Genç
Oyuncular topluluğu, onun tiyatro dünyasına adım attığı önemli bir dönem
oldu. Topluluk bünyesinde Kiraz Çiçek Açıyor Aykırı Dal Üstüne (1961) ve
Akçagüler ile Karagülmez (1962) adlı oyunlarda çalıştı. Bu yıllarda
sahne deneyimi kazanırken aynı zamanda farklı sanat disiplinlerini bir araya
getiren bir anlayış geliştirdi.
Halk kültürü ve dansları
da Akan’ın sanat yaşamının önemli bir parçasını oluşturdu. Türk Devrim
Ocakları’nda halk dansları üzerine çalışmalar yaptı; bale sanatçısı Madam
Helenar’dan bale dersleri aldı. Böylece bir yandan geleneksel halk danslarının
hareket ve ritim dünyasını öğrenirken diğer yandan bale eğitimiyle farklı bir
bedensel ifade biçimi edindi. İlerleyen yıllarda tiyatrodaki koreografi
çalışmalarının temelinde bu birikimin önemli bir yeri oldu.
Akan, Gülriz
Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda dört yıl oyunculuk yaptı. Ardından
Dostlar Tiyatrosu’nda oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik ve koreografi
çalışmaları yürüttü. Sahne sanatlarına yalnızca bir oyuncu olarak değil, oyunun
bütününü kuran ve hareketlendiren bir sanatçı olarak yaklaşması, onun çok yönlü
kişiliğinin belirgin özelliklerinden biriydi. Mehmet Akan, Tiyatro
Oyuncuları Derneği (TODER) ve Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği (ÇASOD)
üyesiydi.
Mehmet Akan’ın Tiyatro ve Halk Dansları Çalışmaları
Mehmet Akan’ın sanat
anlayışının merkezinde tiyatro ile halk kültürü arasında kurduğu ilişki
bulunur. Halk danslarını yalnızca geleneksel biçimleriyle korumak yerine,
bunların çağdaş sahne sanatları içerisinde yeniden yorumlanabileceği
düşüncesiyle çalışmalar yaptı.
1974’te Çekoslovakya’da Haldun
Taner’in Keşanlı Ali Destanı adlı eserinin koreografisini
gerçekleştirdi. Bu çalışma, onun tiyatro ile halk dansları arasındaki ilişkiyi
sahne üzerinde değerlendiren sanat anlayışının önemli örneklerinden biri oldu.
Akan, halk dansları
alanındaki çalışmalarını daha sonra “Hasat” adını verdiği halk dansları
topluluğunu kurarak sürdürdü. Böylece halk kültüründen gelen hareket, ritim ve
anlatım biçimlerini çağdaş sahne anlayışı içerisinde değerlendirme çabasını
kurumsal bir çalışma alanına taşıdı.
Mehmet Akan’ın sanatında
halk kültürü, geçmişte bırakılmış bir miras olmaktan çok çağdaş sahnenin içinde
yeniden hayat bulabilecek canlı bir anlatım kaynağıydı.
Mehmet Akan’ın Edebi Kişiliği
Mehmet Akan’ın yazarlığı,
tiyatro ve sahne sanatlarıyla kurduğu ilişkinin doğal bir uzantısı olarak
gelişti. 1968’de “Ham Hum Şaralop” adlı oyunu Ulvi Uraz topluluğu
tarafından sahnelendi. Oyunculuk ve yönetmenliğin yanında oyun yazarlığıyla da
ilgilenmesi, Akan’ın sahne sanatlarına farklı yönlerden yaklaşabildiğini
gösterdi.
1985 yılında yazdığı “Fatoş’a
Sesli Mektuplar”, Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda yayımlandı. Bu çalışma, onun
yazıyla kurduğu ilişkinin yalnızca tiyatro metniyle sınırlı olmadığını; farklı
iletişim ve anlatım biçimlerine de yöneldiğini ortaya koydu.
Akan’ın sanat anlayışında
yazarlık, oyunculuk, yönetmenlik ve koreografi birbirinden kesin sınırlarla
ayrılan alanlar değildi. Halk kültüründen beslenen sahne anlayışı, onun sanat
çalışmalarının farklı biçimlerinde kendisini gösterdi.
Bu nedenle Mehmet Akan’ın
edebi ve sanatsal kişiliğini yalnızca yazdığı metinler üzerinden değerlendirmek
yerine, tiyatro, halk dansları, koreografi ve oyunculuğu aynı sanat
düşüncesi içinde buluşturan çok yönlü üretimiyle birlikte ele almak
gerekir.
Mehmet Akan’ın Sinema ve Televizyon Çalışmaları
Mehmet Akan, tiyatronun
yanı sıra sinema ve televizyon oyunculuğu da yaptı. Atıf Yılmaz’ın yönettiği Aaahh!
Belinda ile Halit Refiğ’in Teyzem filmlerinde rol aldı. Televizyonda
ise özellikle Bizimkiler dizisindeki oyunculuğuyla geniş bir
izleyici kitlesi tarafından tanındı. 1986’dan itibaren TRT, Star ve Show
televizyonlarında gösterilen dizide yer aldı.
Tiyatro sahnesinde
edindiği uzun yıllara dayanan deneyim, sinema ve televizyon çalışmalarına da
taşındı. Böylece Akan’ın sanat yaşamı yalnızca belirli bir sahne çevresiyle
sınırlı kalmayarak farklı izleyici kitlelerine ulaştı.
Mehmet Akan’ın Sanat
Anlayışı
Mehmet Akan’ın sanat
yaşamına bakıldığında farklı disiplinler arasındaki sınırları aşan bir çalışma
anlayışı görülür. Tiyatro oyunculuğu, yönetmenlik, koreografi, halk
dansları, folklor, sinema, televizyon ve yazarlık, onun sanat serüveninin
birbirinden kopuk parçaları değildi.
Özellikle halk
sanatlarından yararlanması, geleneksel kültür ile çağdaş sanat arasında kurduğu
bağın temelini oluşturdu. Halk danslarının hareket ve ritim dünyasını tiyatro
sahnesine taşıması, onun sanatında kültürel mirasın yaşayan bir ifade biçimi
olarak değerlendirilmesine imkân verdi.
Akan aynı zamanda toplumcu
sanat anlayışını benimsedi. Sanatın toplumsal hayatla ilişkisini önemseyen
bu yaklaşım, onun tiyatrodan halk danslarına uzanan çalışmalarında kendisini
gösterdi.
Mehmet Akan’ın Ödülleri
·
Hikâye-i Mahmud Bedreddin ile 1982 Ulvi
Uraz En İyi Yönetmen Ödülü
·
Ankara Sanatsevenler Derneği En İyi
Yönetmen Ödülü ve İsmet Küntay Oyun Ödülü.
Ahmet Akan’ın Eserleri
Oyun:
·
Hikâye-i Mahmud Bedreddin, İst.: Hacan,
1983
·
Toplu Oyunlar I: Hikâye-i Mahmud
Bedreddin, Analık Davası, Midirfillik Oyunu, İst.: Mitos Boyut, 1993
KAYNAKÇA: Özkırımlı, TEA,
I, 65; Kurdakul, Sözlük, 32

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder