![]() |
| Mehmed Celal |
Mehmed Celal Kimdir?
Son Osmanlı dönemi edebiyatının “ara nesil” olarak adlandırılan kuşağında yer alan Mehmed Celal, duygusal ve hayalci şiirleriyle tanınan şair ve yazarlardan biridir. Edebiyat hayatını, eski şiir geleneği ile yeni edebiyat anlayışının yan yana bulunduğu hareketli bir dönemde sürdürdü. Şiirlerinde özellikle aşk, hayal ve tabiat temalarına yönelen Mehmed Celal, döneminin duygu ağırlıklı şiir anlayışını kendine özgü bir söyleyişle sürdürdü. Bunun yanında dergilerde yayımlanan şiir, yazı ve tefrika romanlarıyla dönemin süreli yayın dünyasının da içinde yer aldı.
Mehmed Celal’in şair
kimliğini belirleyen en dikkat çekici özelliklerden biri doğaçlama şiir
söylemedeki ustalığıydı. Şiiri o anda kurup söyleyebilmesi nedeniyle “şair-i
zî-irtical” adıyla tanındı. Büyükada ve burada yaşadığı aşklar da
şiirlerinin önemli kaynaklarından birini oluşturdu. Özellikle ada hayatını,
aşklarını ve tabiatı şiirlerine taşıması, ona zamanla “Ada Şairi”
denilmesini sağladı. Böylece Mehmed Celal’in adı, edebiyat tarihinde yalnızca
bir ara nesil şairi olarak değil, kendine özgü bu iki niteliğiyle de yer aldı.
Mehmed Celal’in Hayatı
Mehmed Celal, Ferik
Hakkı Paşa’nın oğlu olarak dünyaya geldi. Düzenli bir öğrenim görmedi.
Babasının Jandarma Dairesi reisliği sırasında devlet hizmetine girerek tahrirat
kâtipliği ve mümeyyizlik görevlerinde bulundu. Ancak içki ve eğlenceye
düşkünlüğü nedeniyle bu görevlerini sürdüremedi. Memuriyet hayatının ardından
bir süre özel okullarda kitabet ve kavaid-i Türkiye dersleri verdi. Bu
dönem, onun geçimini eğitim yoluyla sağlamaya çalıştığı yıllar olarak
hayatındaki farklı bir yönü gösterir.
Özel hayatında da
istikrarlı bir çizgi izleyemedi. Beş kez evlenip boşanan Mehmed Celal’in
içkiyle ilişkisi ilerleyen yıllarda ciddi bir sorun hâline geldi. İçki
nedeniyle bilincini kaybettiği ve bir süre tedavi gördüğü bilinir. Hayatının
son döneminde karaciğer rahatsızlığı yaşayan şair, bu hastalık nedeniyle
hayatını kaybetti. Cenazesi Yenikapı Mevlevihanesi mezarlığına
defnedildi.
Mehmed Celal’in Edebi
Kişiliği
Mehmed Celal’in yazı
hayatı, Gülşen dergisinde yayımlanan bir şiiriyle başladı. Ardından
dönemin çeşitli dergi ve yayın organlarında şiirleri, yazıları ve tefrika
romanları yayımlandı. Gayret, Maarif, Mürüvvet, Hazine-i Fünun, Mektep,
Musavver Terakki, İrtika, Muktebes ve Malumat, onun edebî ürünlerinin
yayımlandığı başlıca süreli yayınlar arasında yer aldı. Bu yayın faaliyeti,
Mehmed Celal’in dönemin canlı edebiyat ortamıyla kurduğu ilişkiyi ve şiir
dışındaki yazı türlerinde de üretimde bulunduğunu gösterir.
Şiir anlayışında Muallim
Naci çizgisini benimseyen Mehmed Celal’in şiirlerinde duygusal ve hayalci
bir söyleyiş belirgindir. Aşk, tabiat ve hayal onun şiir dünyasının
başlıca unsurları arasında yer alır. Özellikle kişisel duygularını ve yaşadığı
aşkları şiire taşıması, onun sanatını soyut bir romantizmden ziyade kendi
hayatıyla temas hâlinde gelişen bir şiir dünyasına yaklaştırır. Bu yönüyle Mehmed
Celal’in şiiri, dönemin edebî anlayışları arasındaki geçiş ortamında bireysel
duyarlılığın öne çıktığı örneklerden biri olarak görülebilir.
“Şair-i Zî-İrtical” Mehmed Celal
Mehmed Celal’in edebî
şöhretinde irticalen şiir söyleme yeteneğinin özel bir yeri vardır.
Doğaçlama şiir söylemekteki ustalığı nedeniyle kendisine “şair-i zî-irtical”
adı verildi. Bu nitelik, onun şiirle kurduğu ilişkinin yalnızca yazılı metin
üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini de gösterir. Şiiri anlık olarak
kurabilmesi, duygu ile söz arasındaki mesafeyi kısaltan ve şairin doğrudan
söyleyiş gücünü öne çıkaran bir özellikti.
Mehmed Celal’in bu yönü,
onu döneminin diğer şairleri arasında ayıran kişisel bir özellik olarak öne
çıktı. Şiirlerinde duygu ve hayal, irticalen şiir söyleme becerisiyle
birleşerek daha canlı ve doğrudan bir ifade alanı oluşturdu. Böylece “şair-i
zî-irtical” adı, yalnızca kendisine verilmiş bir lakap olmaktan çıkarak onun
şairlik biçimini tanımlayan bir nitelik kazandı.
“Ada Şairi” Mehmed Celal
Mehmed Celal’in şiir
dünyasında Büyükada ayrı bir yere sahiptir. Şiirlerinin çoğunda
Büyükada’dan ve burada yaşadığı aşklardan söz etmesi, ada çevresini onun
şiirinin temel mekânlarından biri hâline getirdi. Tabiatın, aşkın ve kişisel
hatıraların aynı atmosfer içerisinde buluşması, Büyükada’nın Mehmed Celal’in
şiirlerinde yalnızca bir dekor olarak kalmamasını sağladı.
Bu nedenle “Ada Şairi”
adı, onun edebî kimliğinin en bilinen ifadelerinden biri oldu. Büyükada ile
aşkı bir araya getiren şiirleri, Mehmed Celal’in duygusal ve hayalci yönünü
daha görünür hâle getirdi. Şairin kendi yaşantısından beslenen bu şiir
dünyasında mekân, aşk ve tabiat birbirini tamamlayan unsurlar hâline geldi.
Mehmed Celal’in şiirinde
Büyükada, yalnızca bir mekân değil; aşkın, hatıranın ve hayalin iç içe geçtiği
bir şiir atmosferidir.
Mehmed Celal’in Edebiyat Tarihindeki Yeri
Mehmed Celal, son
Osmanlı dönemi edebiyatında “ara nesil” içinde yer alan şair ve yazarlardan
biridir. Eski edebiyatın etkisinin sürdüğü, yeni edebiyat anlayışlarının
ise giderek güç kazandığı bir dönemde yazdı. Bu geçiş ortamı, onun şiir
anlayışında da kendisini gösterir. Muallim Naci çizgisini benimsemesi,
buna karşılık bireysel duygularını, aşklarını ve tabiat izlenimlerini şiirin
merkezine taşıması, onun dönem içerisindeki edebî konumunun temel
özelliklerindendir.
Dergilerdeki şiir ve
yazıları, tefrika romanları ve özellikle doğaçlama şiir söylemedeki ustalığı,
Mehmed Celal’in dönemin edebiyat çevresinde yalnızca adı geçen bir şair
olmadığını gösterir. “Şair-i zî-irtical” ve “Ada Şairi” olarak anılması
da onun edebî kişiliğinin kendi döneminde belirli bir karşılık bulduğunu ortaya
koyar. Edebiyat tarihindeki yeri, büyük dönüşümlerin arasında kendi duygusal
dünyasını şiire taşıyan ve kendine özgü söyleyiş özellikleriyle hatırlanan bir
ara nesil şairi olarak belirginleşir.
Mehmed Celal’in Eserleri
Şiir:
·
Tercüme-i Ahval-i Selatin, İst., 1886
·
Ada’da Söylediklerim, İst., 1886,
Gazellerim, İst., 1892
·
Zade-i Şair, İst., 1893
·
Elvah-ı Şairane, İst., 1894
·
Sürûd, İst., 1896
·
Asar-ı Celal, İst., 1896
Öykü-Roman:
·
Cemile, İst., 1886
·
Orora, İst., 1886
·
Venüs, İst., 1886
·
Dehşet yahut Üç Mezar, İst., 1886
·
Dâmenalûde, İst., 1898
·
Bir Kadının Hayatı, İst., 1890
·
Margırit, İst., 1890
·
Vicdan Azapları yahut Bilinmeyen Kıymet,
İst., 1891
·
Küçük Gelin, İst., 1892 (yb İst.:
Kitabevi, 1995)
·
Mükâfat, İst., 1894
·
Zehra, İst., 1895
·
Müzeyyen, İst., 1898
·
İskambil, İst., 1899
·
Piyango, İst., 1900
·
İsmete Taarruz, İst., 1900
·
Ninni, İst., 1900
·
Aşk-ı Masumane, İst., 1900
·
Kuşdilinde, İst., 1910
·
Leman, İst., 1910
Diğer:
·
İstiğrak yahut Nesirlerim, İst., 1887
·
Hüdavendigâr Gazi yahut Fetihler ve Kosova
Sahrası, İst., 1891
·
Fatih Sultan Mehmed-i Sani yahut
İstanbul’un Fethi, İst., 1891
·
Çelebi Sultan Mehmed yahut Müceddid-i
Devlet, İst., 1892
·
Elvah-ı Masumane ve Makalât-ı Edebiye,
İst., 1893
·
Osmanlı Edebiyatı Nümuneleri, İst., 1894
·
Ahmet Rasim Bey, İst., 1900.
KAYNAKÇA: İbnülemin,
Şairler, I, 212-218; “Mehmed Celâl Bey”, TDEA, VI, 201; M. F. Andı, Ara Nesil
Şairi Mehmed Celâl, İst., 1995.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder