![]() |
| Afet Ilgaz |
Afet Ilgaz Kimdir?
Afet Ilgaz (2 Ocak 1937, Çanakkale - 16 Ocak 2015, İstanbul), Türk öykü ve roman yazarıdır. Yazarlığının ilk dönemlerinde toplumsal gerçekliğe, gündelik hayatın içindeki insan ilişkilerine ve özellikle kadınların yaşadığı görünmez sorunlara yönelen Ilgaz, zaman içinde dünya görüşündeki değişimle birlikte eserlerinin düşünsel eksenini de dönüştürdü. Afet Muhteremoğlu imzasını da kullanan yazar, öğretmenlikten yayıncılığa, çocuk edebiyatından romana uzanan çok yönlü bir hayatın içinde edebiyatını şekillendirdi.
Ilgaz'ın edebiyatında
dikkat çeken temel özelliklerden biri, insanı yalnızca içinde bulunduğu
toplumsal çevrenin ürünü olarak ele almamasıydı. Aile, kadınlık, kentleşme,
gelenek, siyasal çalkantılar ve kimlik arayışı gibi meseleler onun eserlerinde
birbirinden kopuk başlıklar halinde değil, insanın hayatındaki iç içe geçmiş
deneyimler olarak karşılık buldu.
Afet Ilgaz'ın Hayatı
Afet Ilgaz, öğretmen Zekeriya
Muhteremoğlu'nun kızı olarak 2 Ocak 1937'de Çanakkale'de doğdu. İstanbul
Çapa Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü 1956'da bitirdi. Ardından İzmit ve
İstanbul'da Türkçe öğretmenliği yaptı. Bir süre İstanbul Üniversitesi Edebiyat
Fakültesi'nin Felsefe ve Klasik Filoloji bölümlerinde öğrenim gördü. Eğitim
hayatı ve öğretmenlik mesleği, onun dil ve edebiyatla kurduğu ilişkiyi yalnızca
akademik bir zeminde bırakmadı; insanları, aileleri ve toplumun farklı
kesimlerini yakından gözlemleyebileceği bir hayat deneyimi kazandırdı.
Kasımpaşa Lisesi'nde
edebiyat öğretmenliği yaptığı sırada mesleğinden ayrılarak Muhteremoğlu
Kitabevi'ni işletti. Daha sonra eşi Rıfat Ilgaz ile birlikte Sınıf
Yayınları'nı kurdu. Hayatının ilerleyen dönemlerinde bir anaokulu açarak burada
öğretmenlik ve müdürlük yaptı. Böylece eğitim, yayıncılık ve edebiyat, onun
yaşamında birbirinden ayrı uğraşlar olmaktan çok, aynı kültürel dünyanın farklı
parçaları olarak yer aldı.
Yazıyla ilişkisi de
oldukça erken başladı. 1954'te Dünya gazetesinde yazmaya başlayan
Ilgaz'ın ilk öyküsü 1955'te Yücel dergisinde yayımlandı. Sonraki yıllarda
İstanbul, Varlık, Türk Dili, Yeditepe, Gelecek, Yansıma, Sanat ve Toplum gibi
dergilerde; Yeni Gazete, Yeni İstanbul ve Cumhuriyet gibi gazetelerde yazıları
ve öyküleri yer aldı.
Ilgaz'ın düşünsel
hayatında zaman içinde belirgin bir değişim yaşandı. Başlangıçta sosyalist
dünya görüşüne yakın duran yazar, daha sonraki yıllarda İslamcı bir
dünya görüşünü benimsedi ve Yeni Şafak ile Millî Gazete'de yazdı. Bu
dönüşüm, onun yalnızca gazetelerdeki yazılarının yönünü değil, edebî
eserlerinin dünyasını da etkiledi. Özellikle Âd Semûd ve Medyen ile
başlayan dönem, Ilgaz'ın insan, inanç ve kimlik meselelerine yaklaşımında yeni
bir aşamaya işaret etti.
Afet Ilgaz'ın Edebi Kişiliği
Afet Ilgaz'ın
edebiyatının ilk döneminde orta halli ailelerin gündelik hayatı, toplumsal
değişim ve insan ilişkilerinin yarattığı çatışmalar önemli bir yer tuttu.
Öykülerinde büyük tarihsel olaylardan çok, bu değişimlerin sıradan insanların
hayatlarında bıraktığı izlere yöneldi. Özellikle köyden kente gelen insanların
yeni çevreleriyle kurmakta zorlandıkları ilişkiler, geleneksel değerlerle şehir
hayatının beklentileri arasındaki gerilim ve aile içindeki güç ilişkileri, onun
gerçekçi anlatımının başlıca konuları arasında yer aldı.
Bedriye, Başörtülüler ve
Toprak adlı kitaplarındaki bazı öyküler, köy kökenli
insanların kentlileşme sürecinde karşılaştıkları uyumsuzlukları ve bu
uyumsuzlukların doğurduğu sorunları işler. Ilgaz burada toplumsal değişimi
dışarıdan gözlemleyen bir anlatıcı olmaktan ziyade, değişimin insan hayatındaki
küçük ve çoğu zaman acı veren sonuçlarına eğilir. Dili ise bu gözlemleri
taşıyabilecek ölçüde sade, temiz ve gerçekçi bir yapı gösterir.
Afet Ilgaz'ın öykülerinde
toplumsal değişim, çoğu zaman büyük kavramlardan önce insanın gündelik
hayatındaki kırılmalar üzerinden görünür hale gelir.
Kadın Dünyasına ve Toplumsal Sorunlara Bakışı
Ilgaz'ın edebiyatında
kadınların yaşadığı deneyimler özel bir ağırlık taşır. Aşamalar, Sendika,
Bir Feministin Doğruya Yakın Portresi ve Ölü Bir Kadın Yazar adlı
eserlerinde kendi gözlemlerinden hareketle kadın dünyasının kapalı kalmış, acı
veren ve çoğu zaman dışarıdan kolayca fark edilmeyen yönlerini ele aldı.
Kadının aile içindeki konumu, toplumsal beklentiler, siyasal ve sosyal
çalkantıların kadınların hayatına yansıması bu eserlerin temel meseleleri
arasında yer aldı.
Bu yönüyle Ilgaz'ın kadın
karakterleri yalnızca belirli bir toplumsal sorunun temsilcileri olarak değil,
kendi çelişkileri, kırılmaları ve hayat karşısındaki tutumları bulunan insanlar
olarak ortaya çıkar. Onun kadın dünyasına ilgisi, edebiyatının önemli
damarlarından birini oluştururken aynı zamanda dönemin toplumsal değişimlerini
bireysel hayatlar üzerinden izleme imkânı verdi.
Dizi Öyküden Roman
Yapısına
Afet Ilgaz'ın
öykücülüğünde dikkati çeken özelliklerden biri, bazı anlatılarının klasik öykü
sınırlarını aşarak roman bütünlüğüne yaklaşmasıdır. Bedriye, bunun en
belirgin örneklerinden biridir. Ahmet Beyler'in evine evlatlık gelen
Bedriye'nin yaşadıkları dokuz öykü boyunca anlatılır. Karakterin hayatının
farklı kesitlerinin birbirini tamamlaması nedeniyle Ilgaz, bu yapıyı "roman-öykü"
olarak tanımladı.
Benzer bir yapı Toprak
ile Çeribaşı Aptullah'la İdamlık İsmail adlı eserlerde de görülür.
Bencil, huysuz ve gururlu bir nineyi merkeze alan Toprak ile Sultanahmet
Cezaevi'ndeki tutukluları konu edinen Çeribaşı Aptullah'la İdamlık İsmail,
birbirini tamamlayan anlatılar aracılığıyla roman niteliği kazanan "dizi
öykü" örnekleri arasında yer alır.
Bu eserlerde Ilgaz'ın
anlatı tekniği, tek bir olayın kısa süre içinde tamamlanmasından çok,
karakterlerin zaman içinde geçirdikleri değişimleri izlemeye imkân verir.
Böylece öykü ile roman arasındaki sınır onun edebiyatında esnekleşir;
karakterlerin hayatları birden fazla anlatının içinde genişleyerek kendi
bütünlüğünü oluşturur.
Afet Ilgaz'ın Eserlerinde
Düşünsel Dönüşüm
Afet Ilgaz'ın dünya
görüşündeki değişim, edebî kişiliğinde de yeni bir yönelim meydana getirdi. Bu
dönüşümün belirginleştiği eserlerden biri Âd Semûd ve Medyen oldu.
Romandaki Ahmet karakterinin yaşadığı kimlik arayışı, daha sonra Yol, Yolcu
ve Menekşelendi Sular romanlarında da devam etti.
Bu eserler birlikte
düşünüldüğünde, Ahmet'in hikâyesi yalnızca birbirini takip eden romanların
başkahramanının serüveni olarak değil, kimlik arayışının zaman içinde
derinleşen bir anlatısı olarak ortaya çıkar. Ilgaz'ın düşünsel dünyasındaki
değişim de bu romanlarda karakterlerin yaşadığı iç sorgulamalarla edebî bir
biçim kazandı.
Çocuk Edebiyatında Afet
Ilgaz
Afet Ilgaz'ın yazarlığı
yetişkinlere yönelik öykü ve romanlarla sınırlı kalmadı. Annem Annem
adlı çocuk romanı, onun çocuk edebiyatına da yöneldiğini gösteren önemli
eserlerinden biridir. Romanın 1980 yılında televizyon filmi yapılması, eserin
edebiyat dışındaki bir anlatı alanına da taşındığını gösterdi.
Ilgaz'ın farklı türlerde
yazması, onun edebiyatla kurduğu ilişkinin genişliğini ortaya koyar. Öykü,
roman ve çocuk edebiyatı arasında dolaşırken temel ilgisini insanın hayat
karşısındaki konumuna, aile ve toplum içindeki ilişkilerine ve değişen değerler
karşısındaki arayışlarına yöneltti.
Afet Ilgaz’ın Ödülleri
·
Eşiktekiler ile 1959 Yeni İstanbul Gazetesi
Törehan Ödülü
·
Başörtülüler ile 1965 TDK Hikâye Armağanı
·
Yol ile 1993 TYB Yılın Romanı Ödülü.
Afet Ilgaz’ın Edebi
Kişiliği
Roman:
·
Eşiktekiler, İst.: Hatipoğlu, 1960
·
Aşamalar, İst.: Okar, 1977
·
Sendika, İst.: FA, 1987
·
Garip Bir Dava, İst.: FA, 1987
·
Bir Feministin Doğruya Yakın Portresi,
İst., 1988
·
Âd Semûd Medyen, İst., 1991
·
Yol, İst.: Timaş, 1993
·
Yolcu, İst.: Timaş, 1994
·
Menekşelendi Sular, İst.: Timaş, 1997
·
Ermiş, İst.: İz, 2000
Öykü:
·
Bedriye, İst.: Yeditepe, 1963
·
Başörtülüler, İst.: Yeditepe, 1964
·
Toprak, İst.: Yay, 1968 (1971’de Toprak
İnsanları adıyla); Halk Hikâyeleri, İst., 1972
·
Çeribaşı Aptullah’la İdamlık İsmail, İst.:
Doyuran Mtb., 1974
·
Ölü Bir Kadın Yazar, İst.: Yazko, 1983
·
Kazdağı Öyküleri, İst.: İz, 2000
Çocuk Romanı:
·
Annem Annem, İst.: Sınıf, 1972
·
Değişen Sevgiler, İst., Okar, 1976
·
Çocuklar da Savaştı, (resimleyen İsa
Çelik) İst.: Okar, 1979
·
Filiz Büyüyor, İst., 1991; Karadaylak,
İst., 1991
Deneme:
·
İbnü’l-vakt, İst.: İz, 2000
·
Ateş Denizinde Yol Alan Gemi, İst.: İz,
2002
·
İkindi Güneşi, İst.: Birey, 2003
·
Statükocu Dana, İst.: İz, 2005
Gezi:
·
İtalya Mektupları, İst., 1962
Çeviri:
·
En Güzel İtalyan Hikâyeleri, İst., 1962
KAYNAKÇA: Necatigil,
İsimler, 192-193; “Ilgaz Âfet”, TDEA, IV, 308; TEA, III, 663; Kurdakul, Sözlük,
323; Karaalioğlu, 274; Necatigil, Eserler, 56, 57, 103, 368; A. Muhteremoğlu,
“Neyi Anlattığım Değil, Nasıl Anlattığım Önemlidir”, Gösteri, S. 19 (Haziran
1982), s. 9-10; A. Özkırımlı, Öykülerle Romanlarda Yaşamak, Ank., 1995; G.
Atasoy, Nasıl Örtündüler?, İst., 1998.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder