ANA SAYFA

20 Mart 2026 Cuma

Abdülhak Şinasi Hisar: Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

Abdülhak Şinasi Hisar’ın Hayatı

ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR (Rumelihisarı İstanbul 14 Mart 1887 - Cihangir İstanbul 3 Mayıs 1963) Türk edebiyatında romancı, eleştirmen, anı yazarı ve biyografi alanında eserler veren önemli bir yazar olarak kabul edildi. Tepedelenli Ali Paşa soyundan gelen Emine Neyyir Hanım ile ilk edebiyat dergilerinden Hazine-i Evrak, İnsaniyet ve Ceride yayınlarının sahibi olan öykücü ve eleştirmen Mahmut Celalettin Bey’in oğlu olarak dünyaya geldi. Gazeteci ve yazar Selim Nüzhet Gerçek ise kardeşi olarak bilindi.

Anne tarafından dedesi Ahmet Muhtar Bey’in Rumelihisarı’ndaki yalısında doğdu. Babası ona Tanzimat dönemi şairlerinden Şinasi ile Abdülhak Hâmit’in isimlerini verdi. Çocukluğu, Beyrut maarif müdürü olan babasından ayrı şekilde annesiyle birlikte Rumelihisarı, Büyükada ve Çamlıca’da geçti. Bir Fransız mürebbiyeden Fransızca öğrendi ve Tevfik Fikret’ten Türkçe dersleri aldı. 1894’te Beyrut’a giderek babasını ziyaret etti. 1898’de Galatasaray Sultanisi’nin orta kısmına başladı ve burada Tevfik Fikret, Muallim Feyzi Efendi, öykücü Ahmet Hikmet Müftüoğlu ve Abdurrahman Şeref’den ders aldı.

Eğitim, Paris Yılları ve Meslek Hayatı

1905 yılında Messagerie Maritime şirketine ait bir vapurla Fransa’ya gitti. Paris’te Siyasal Bilgiler Okulu olarak bilinen Ecole Libre des Sciences Politiques’e kaydoldu. Bu okulda, dönemin önemli isimlerinden Yahya Kemal de öğrenim görmekteydi. Paris yıllarında yalnızca eğitimle yetinmedi, dönemin siyasi ve entelektüel çevreleriyle de yakın ilişkiler kurdu.

Prens Sabahattin, Dr. Nihat Reşat Belger ve Ahmet Rıza ile birlikte Jön Türkler’in siyasi ve fikir çalışmalarına katıldı. Paris Öğrenciler Birliği’ne üye oldu ve birliğin çıkarmayı planladığı dergiye yazı yazmak için Anatole France’ın evine gitti ve tanıştı. Quartier Latin’de M. Barrés ile dostluk kurdu, J. Moréas, E. Faguet, J. Cocteau ve H. de Régnier gibi yazarlarla tanıştı.

1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Türkiye’ye döndü. 1909-1913 yılları arasında Fransız inşaat şirketi Baron de Lormais’de çalıştı. 1913-1920 yılları arasında Kozlu, Kilimli ve Kandilli madenlerini işleten Hugo Stinnes adlı Alman şirketinde Osmanlı hükümeti adına umumi kâtiplik yaptı.

Bu şirketin kapanmasının ardından Mütareke yıllarında Osmanlı Bankası’nda çevirmen olarak görev aldı. 1918 yılında Rumelihisarı’ndaki yalıları yandı ve annesiyle birlikte Nişantaşı’na taşındı. 1919’da Milli Ahrar Fırkası’nın kurucuları arasında yer aldı. 1922 yılında Şair Nigâr Hanım’ın yalısında çıkan yangında notları, kitapları ve ilk şiirleri yok oldu. 1924 yılında Reji İdaresi’nin tercüme kalemine girdi ve mesleki hayatını sürdürdü. 1931’de Ankara’ya giderek Balkan Birliği Türkiye seksiyonu umumi kâtipliğine atandı ve Evkaf Apartmanı’na yerleşti.

Bürokrasi, Uluslararası Görevler ve Son Yıllar

Balkan Birliği’nin Ankara bürosu kapandığında Abdülhak Şinasi Hisar, Dışişleri Bakanı Hasan Saka aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı danışmanlığına getirildi. Bu görev, onun diplomatik çevrelerle yakın ilişkiler kurmasını sağladı. II. Dünya Savaşı sonrasında San Francisco’da düzenlenen Milletlerarası Barış Konferansı’nda Türkiye’yi delege olarak temsil etti.

Ayrıca Birleşmiş Milletler Türk Derneği’nin kuruluşunda Dışişleri Bakanlığı temsilcisi olarak yer aldı ve kurucu üyeler arasında bulundu. Sağlık sorunları nedeniyle, özellikle yüksek tansiyon nedeniyle, doktor tavsiyesiyle 1948’te İstanbul’a döndü. Ayaspaşa’da Boğaz manzaralı bir apartmana yerleşti ve sakin bir yaşam sürdü.

1960 yılında Merkez Bankası İstanbul Şubesi’nde başmütercimlik görevine getirildi. Bu görev, daha çok maddi sıkıntılarını hafifletmek amacıyla verilmişti. Abdülhak Şinasi Hisar, çeşitli kültürel ve edebi derneklerde de görev aldı. Türk-Fransız Kültür Cemiyeti, Turing Kulüp, Pierre Loti Dostları Cemiyeti, İstanbul Enstitüsü ve Yahya Kemal Enstitüsü’nde çalışmalar yaptı. 1954-1957 yılları arasında Türk Yurdu dergisinin genel yayın müdürlüğünü üstlendi.

Hiç evlenmemekle övünen yazar, bu durumu esprili şekilde dile getirdi. 3 Mayıs 1963’te Cihangir’deki evinde beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti. Cenazesi dönemin İstanbul Belediye Başkanı Necdet Uğur tarafından kaldırıldı ve Merkezefendi Mezarlığı’ndaki aile kabristanına defnedildi.

Abdülhak Şinasi Hisar’ın Edebi Kişiliği

Abdülhak Şinasi Hisar edebi kişiliği, çok küçük yaşlarda başlayan edebiyat ilgisiyle şekillendi. Babasının etkisiyle çocuk yaşta edebiyata yöneldi ve Galatasaray yıllarında Ahmet Haşim, Hamdullah Suphi, İzzet Melih, Refik Halit ve Emin Bülent ile edebi dostluklar kurdu. Bu dönemde Servet-i Fünun etkisiyle mensur şiirler yazdı.

Fransız edebiyatından, özellikle psikolojik romanlar kaleme alan Paul Bourget’nin üslubundan etkilendi. Pierre Loti’ye hayranlık duydu. Edebi hayatına Mütareke yıllarında şiir, kitap tanıtma ve eleştiri yazılarıyla başladı. Dergâh dergisinde “Kitaplar ve Muharrirler” başlıklı eleştiriler yayımladı. Yarın dergisinde denemeler kaleme aldı ve “Saatler ve Mevsimler” başlığıyla hece vezniyle şiirler yazdı.

Cumhuriyet döneminde Ağaç, Varlık, Muhit, Ülkü ve Türk Yurdu dergileri ile Milliyet, Hâkimiyet-i Milliye ve Yeni İstanbul gazetelerinde yazdı. İstanbul’un önemli edebiyat çevrelerinden Tokatlıyan ve Löbon’daki toplantılara katıldı. Mükemmeliyetçi yapısı, hayatı neredeyse tamamen edebiyata adaması ve Fransız yazarları örnek alması nedeniyle kendi edebi kimliğini yansıtan eserlerini ancak 1940’tan sonra yayımladı. Yakup Kadri’nin de belirttiği gibi, eleştiriye uğrama korkusu onun yazılarını geciktiren unsurlardan biriydi.

Edebi Anlayışı, Üslubu ve Eserleri

Abdülhak Şinasi Hisar eserlerinde, çocukluk ve ilk gençlik yıllarının geçtiği Boğaziçi çevresini, eski İstanbul yaşamını ve Osmanlı’nın son dönemindeki seçkinlerin hayatını derin bir nostalji duygusuyla anlattı. Geçmişe duyduğu özlem, metinlerinde belirleyici bir unsur oldu.

Bir yandan bürokrat olan babasından modern yaşam tarzını öğrendi, diğer yandan Mevlevilik geleneğini sürdüren annesi sayesinde geleneksel değerleri benimsedi. Bu iki farklı kültürel yapı, Abdülhak Şinasi Hisar edebi kişiliğini biçimlendirdi.

Cumhuriyet dönemi yazarı olmasına rağmen dil ve üslup açısından Meşrutiyet kuşağına bağlı kaldı. Bütün yapıtları esas olarak hatıralara dayanıyordu. Bir söyleşide, yazdıklarının zihninde kalan hatıralardan oluştuğunu belirtti.

Ahmet Hamdi Tanpınar, onun eserlerinde geçmiş zamanın insan kimliğini şekillendiren temel unsur olduğunu vurguladı. Hisar ise hatıralara adeta kalıcı bir varlık kazandırdı. Romanlarına “hikâye” demeyi tercih etti. Bunun nedeni, samimi hatıralarını daha doğal bir şekilde ifade edebilmekti. Ona göre roman, herkes tarafından tüm nüanslarıyla anlaşılamayacak bir yapıydı.

Abdülhak Şinasi Hisar eserleri arasında Fahim Bey ve Biz, Çamlıca’daki Eniştemiz, Ali Nizami Bey’in Alafrangalığı ve Şeyhliği, Boğaziçi Mehtapları ve Geçmiş Zaman Köşkleri öne çıktı. Bu eserlerde karakterler genellikle içe dönük, hayal dünyasında yaşayan ve gerçek hayatta uyum sağlamakta zorlanan kişilerdi.

Yazarın dili son derece özenli, girift ve şiirseldi. Türkçenin ifade gücünü en üst seviyede kullandı. Bu yönüyle Türk edebiyatının en özgün yazarlarından biri olarak kabul edildi. 1942 yılında Fahim Bey ve Biz ile CHP Hikâye ve

 Abdülhak Şinasi Hisar’ın Eserleri

Anı-Roman:

·         Fahim Bey ve Biz, İst.: Hilmi Kitabevi, 1941

·         Çamlıcadaki Eniştemiz, İst.: Hilmi Kitabevi, 1942

·         Ali Nizami Bey’in Alafrangalığı ve Şeyhliği, İst.: Hilmi Kitabevi, 1952

Anı-Deneme:

·         Boğaziçi Mehtapları, İst.: Hilmi Kitabevi, 1942

·         Boğaziçi Yalıları, İst.: Varlık, 1954

·         Geçmiş Zaman Köşkleri, İst.: Varlık, 1956

·         Geçmiş Zaman Fıkraları, İst.: Hilmi Kitabevi, 1958

Anı-Biyografi:

·         İstanbul ve Pierre Loti, İst.: İstanbul Fetih Cemiyeti, 1958

·         Yahya Kemal’e Veda, İst.: Hilmi Kitabevi, 1959

·         Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı, İst.: Hilmi Kitabevi, 1963

Yazılar:

·         Kitaplar ve Muharrirler (3 cilt, haz. Necmettin Turinay), İst.: YKY, 2008-2009

Antoloji:

· Aşk İmiş Her Ne Var Âlemde (Aşka Dair Seçilmiş Mısralar ve Beyitler 1403-1950), İst.: Doğan Kardeş, 1955

  


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ahmet Rasim Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

  Ahmet Rasim Kimdir? Ahmet Rasim kimdir sorusu, Türk edebiyatı ve basın tarihi içinde önemli bir yere sahip olan çok yönlü bir ismi anlam...