Ahmet Hilmi Kimdir? Filibeli Ahmet Hilmi’nin Hayatı ve Eserleri
Filibeli Ahmet Hilmi, Osmanlı’nın son döneminde fikir dünyasını derinden etkileyen önemli bir yazar ve düşünür olarak öne çıktı. Şehbenderzâde Ahmet Hilmi, hem siyasi hem tasavvufi yönüyle dikkat çekti ve özellikle A’mak-ı Hayal romanıyla edebiyat tarihinde iz bıraktı. Bu yazıda Ahmed Hilmi’nin hayatı, düşünsel gelişimi ve eserleri kapsamlı biçimde ele alındı.
Ahmed Hilmi’nin Hayatı
Ahmet Hilmi, 1865 yılında
Filibe’de doğdu ve 30 Ekim 1914’te İstanbul’da hayatını kaybetti. Şehbender
Süleyman Bey ile Şevkiye Hanım’ın oğlu olarak dünyaya geldi. İlköğrenimini
Filibe’de tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek Galatasaray Sultanisi’ni bitirdi.
1890 yılında Düyun-ı Umumiye idaresinde memuriyet hayatına başladı.
Görevli olarak bulunduğu
Beyrut’ta Jön Türkler ile ilişki kurdu ve bu etkinin ardından Mısır’a geçti.
Burada Terakki-i Osmani Cemiyeti’ne katıldı ve Çaylak adlı mizah dergisini
yayımladı. 1901 yılında İstanbul’a döndüğünde yakalanarak Fizan’a sürüldü. Bu
sürgün sürecinde tasavvufa yöneldi ve Arusi tarikatına girdi.
Siyasi Faaliyetleri ve Yayıncılığı
II. Meşrutiyet’in
ilanından sonra İstanbul’a döndü ve 1908 yılında İttihad-ı İslam adlı haftalık
gazeteyi yayımladı. Bu gazete kısa sürede kapandıktan sonra Şehbal, İkdam ve
Tasvir-i Efkâr gibi önemli yayın organlarında yazılar kaleme aldı. 1910 yılında
Hikmet mecmuasını çıkarmaya başladı ve burada farklı takma adlar kullandı.
9 Eylül 1911’de Hikmet
gazetesini yayımlamaya başladı ancak İttihat ve Terakki’ye yönelik eleştirileri
nedeniyle matbaası kapatıldı ve Bursa’ya sürüldü. 1912’de yeniden yayın
hayatına dönse de çıkardığı Münakaşa, Kanat, Coşkun Kalender ve Nimet gazeteleri
uzun ömürlü olmadı. Bir süre Darülfünun’da felsefe dersleri verdi ve Cemiyet-i
Tedrisiye-yi İslamiye’de görev aldı.
Ahmet Hilmi’nin Edebi Kişiliği
Ahmet Hilmi’nin edebi
kişiliği, felsefi derinlik ile tasavvufi düşüncenin birleştiği özgün bir yapı
sergiledi. Yazılarında Doğu düşüncesini merkeze aldı ve Batı etkisiyle yeni bir
sentez oluşturmayı amaçladı. Özellikle vahdet-i vücut anlayışını eserlerinde
yoğun biçimde işledi.
Düşünce yazılarında
siyaset, din ve felsefeyi birlikte ele aldı. Siyonizm ve masonluk karşıtı
görüşleriyle de dikkat çekti. Ölümüyle ilgili olarak zehirlenme iddiaları
ortaya atıldı ve bu durum dönemin tartışmalı konularından biri olarak
kaydedildi.
Ahmet Hilmi’nin Eserleri
Ahmet Hilmi’nin eserleri
arasında en dikkat çekeni A’mak-ı Hayal adlı romandı. Bu eser, tasavvufi ve
felsefi bir roman olarak kabul edildi. Romanda ruh, madde, kader ve varlık gibi
konular ele alındı. Varlık ile yokluk, insan ile tanrısal olan arasındaki
çatışma derin bir anlatımla işlendi.
Eserde Doğu kültürüne ait
karakterler ve mekânlar kullanıldı ancak bu unsurlar gerçekçi gözlemlerle ele
alındı. Geleneksel değerleri Batılı anlatım teknikleriyle birleştirme çabası
dikkat çekti. Bu yönüyle eser, ulusal roman arayışına katkı sağladı.
Şehbenderzâde Ahmet
Hilmi, romanlarının yanı sıra şiir ve tiyatro alanında da eserler verdi ve
Osmanlı düşünce hayatında kalıcı bir iz bıraktı.
Roman:
·
A’mak-ı Hayal, İst.: Ahmet Saki Mtb., 1910
(yb 1958)
·
Öksüz Turgut, İst.: Hikmet Mtb., 1910 (yb
1975, haz. A. Söğütlü, Akıncı Öksüz Turgut’un Maceraları)
Oyun:
·
Vay Kız Bekçiyi Seviyor, İst.: Matbaa-i
Ebüzziya, 1910 (Kalender Geda imzasıyla); İstibdadın Vahşetleri yahut Bir
Fedainin Ölümü, İst.: Müşterekü’l-menfaa Osmanlı Şirketi Mtb., 1910
Diğer:
·
Sünusiler ve On Üçüncü Asrın En Büyük
Mütefekkir-i İslamisi Seyyit Muhammet es-Sünusi. Abdülhamit Seyyit ve Muhammet
el-Mehdi ve Asr-ı Hamidide Âlem-i İslam ve Sünusiler, İst., 1909 (yb 1992, haz.
İ. Cömert, Senûsiler ve Sultan Abdülhamid ve 1992, haz. D. Gürlek)
·
Müslümanlar Dinleyiniz, İst., 1910
(Mihridin Şeyh imzasıyla); Tarih-i İslam, 2 c., 1910-11 (yb 1971, haz. Z. Nur)
·
İlm-i Ahval-i Ruh, İst., 1911
·
Allah’ı İnkâr Mümkün müdür yahut Huzur-ı
Fende Mesalik-i Küfür, İst., 1911 (yb 1978, haz. N. Taylan-E. Onarat, Allah’ı
İnkâr Mümkün müdür)
·
Yirminci Asırda Âlem-i İslam ve Avrupa:
Müslümanlara Rehber-i Siyaset, İst., 1911 (yb 1966, Müslümanlar Uyanın)
·
İki Gavs-ı Enam: Abdülkadir ve Abdüsselam,
İst., 1913
·
Türk Ruhu Nasıl Yapılıyor, İst., 1913
(Özdemir imzasıyla); Darülfünun Efendilerine Tahriri Konferans: Hangi Meslek-i
Felsefiyi Kabul Etmeliyiz, İst., 1913 (yb 1963, Üniversiteli Gençlerle Bir
Konuşma: Milletimizi ve Vatanımızı Yükseltmek İçin Hangi Yolu Seçelim?)
·
Akvam-ı Cihan, İst., 1913; Beşeriyet’in
Fahr-i Ebedisi Nebimizi Bilelim, İst., 1913 (yb 1980, haz. Hocaoğlu İ. Hakkı)
·
Huzur-ı Akl u Fende Maddiyun Meslek-i
Dalaleti, İst., 1914 (yb ty, haz. S. Albayrak, İlim Karşısında Maddecilik)
·
Muhalefetin İflası, İst., 1914 (yb 1991,
haz. A. Eryüksel)
·
Cihad-ı Ekbere, İst., ty [1914?] (Şeyh
Mihridin Arusi imzasıyla)
·
Üss-i İslam-Yeni Akaid, İst., 1914 (yb
1987, haz. A. Özalp, İslam İnancının Temel İlkeleri).
KAYNAKÇA: Şehbenderzade
Filibeli Ahmed Hilmi ve Spiritüalizm, İst., 1996; C. Okay, “Masonlar Tarafından
Öldürüldüğü İddia Edilen Bir Yazar: Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi”,
Toplumsal Tarih, S. 33 (Eylül 1996), s. 39; İslam Tarihi, (haz. Z. Nur) İst..
1982, s. XIX-XXXVIII; İ. Kara, “Ahmed Hilmi (Şehbenderzade, Filibeli)”, YYOA,
I, 130-131.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder