Giriş
Orhun Kitabeleri, Türk tarihinin ve edebiyatının en eski yazılı belgeleri arasında yer alarak hem dil hem de düşünce dünyasını yansıtan eşsiz eserler olarak kabul edilir. Bu anıtların yazarı olarak öne çıkan Yollug Tigin, Bilge Kağan’ın düşüncelerini aktarmakla birlikte, metinlere edebi bir kimlik kazandıran ilk Türk yazar olarak değerlendirilir.
Yollug Tigin ve Yazarlık Kimliği
Kültigin
ve Bilge Kağan anıtlarının yazarı, her iki metin de Bilge Kağan’ın ağzından
aktarılmış olmasına rağmen, “Kül Tigin atısı Yollug Tigin” olarak açıkça
belirtilir. Anıtların sonunda yer alan ifadeler, bu metinlerin Yollug Tigin
tarafından kaleme alındığını kesin biçimde ortaya koyar.
Metinlerde
geçen:
“Bunça bitig bitigme
Kül Tigin atısı
Yollug Tigin bitidim
Yigirmi kün olurup bu taşka bu tamka kop
Yollug Tigin bitirdim”
ifadeleri, yazarın kendisini doğrudan tanıttığını gösterir.
Dil
ve anlatım özellikleri bakımından Orhun Kitabeleri içinde yer alan Kül Tigin ve
Bilge Kağan yazıtları ile Vezir Tonyukuk yazıtı karşılaştırılır. İlk iki
yazıtta daha düzenli, ahenkli ve yer yer şiirsel bir anlatım görülürken, Vezir
Tonyukuk yazıtında daha sade ve düzensiz bir dil kullanıldığı tespit edilir.
Bu
değerlendirmeler doğrultusunda Yollug Tigin’in, Türk yazı dilini estetik ve
ritmik bir düzeye taşıyan ilk isim olduğu sonucuna varılır.
Kül Tigin’in Hayatı ve Özellikleri
Kül
Tigin 684 yılında doğmuş, İlteriş (Kutlug) Kağan ile İlbilge Hatun’un oğlu
olarak dünyaya gelir. Babasını küçük yaşta kaybetmiş ve henüz 7 yaşındayken
yetim kalır.
Genç
yaşta askerlik hayatına atılmış, Göktürk ordularını yöneterek önemli başarılar
elde etti. 706 yılında 50 bin kişilik Çin ordusunu yenilgiye uğratması, onun
askeri dehasını ortaya koyan en önemli olaylardan biri olarak kabul edilir.
716
yılında tahta çıkan ağabeyi Bilge Kağan ile birlikte devleti uyum içinde yönetti.
27 Şubat 731 tarihinde hayatını kaybetmiş, ardından adına Kül Tigin Yazıtı
diktirildi.
Orhun
Kitabeleri’nin Konumu ve Önemi
Orhun
Kitabeleri, Baykal Gölü’nün güneyinde, Orhun Irmağı vadisinde, Koşo Çaydam
bölgesinde yer alır. Bu yazıtlar arasında en büyük ve en sağlam olanı Kül Tigin
Yazıtı olarak öne çıkar.
Bu
anıt, Göktürklerin Çin egemenliğinden kurtuluşunu ve Bilge Kağan’ın kardeşine
duyduğu derin üzüntüyü anlatır. 732 yılında dikilen bu taş için Çin’den ustalar
getirilir, Yollug Tigin ise metnin düzenlenmesi ve yazıya geçirilmesi sürecini
yönetir.
Yazıtlar
Orhun alfabesi ile yazılmış ve ilk olarak tarihçi Cüveyni tarafından eserinde
anılır. Ancak bu taşlar uzun süre bilim dünyasında bilinmemiş, 18. yüzyılda
yeniden keşfedildi.
Orhun Yazıtlarının Keşfi ve Çözülmesi
Orhun
Kitabeleri’nin varlığı Batı dünyasına ilk kez Strahlenberg tarafından duyuruldu.
Daha sonra Rus araştırmacı Yadrintsev, 1892 yılında Kül Tigin ve Bilge Kağan
yazıtlarını buldu.
Fin
ve Rus bilim heyetleri yazıtların kopyalarını yayımlamış, Danimarkalı bilim
insanı Wilhelm Thomsen ise 1893 yılında Orhun yazısını çözmeyi başardı.
Ardından Radloff ile birlikte metinlerin çeviri ve inceleme çalışmaları yapıldı.
Orhun Kitabeleri ve Vezir Tonyukuk Yazıtları
Orhun
Kitabeleri üç ana yazıttan oluşmuştu: Kül Tigin, Bilge Kağan ve Vezir Tonyukuk
yazıtları.
Kül Tigin Yazıtı
Bilge
Kağan tarafından kardeşi adına 732 yılında diktirildi Yazıtın üç yüzünde
Türkçe, bir yüzünde ise Çince metin yer alır.
Bilge
Kağan Yazıtı
Kül
Tigin yazıtına yakın bir konumda bulunmuş, Bilge Kağan’ın ölümünden sonra oğlu
tarafından 735 yılında diktirildi. Metin yine Yollug Tigin tarafından kaleme
alındı.
Vezir
Tonyukuk Yazıtı
Diğer
yazıtlardan daha doğuda yer almış ve iki taş halinde düzenlendi. Vezir
Tonyukuk, bu yazıtta olayları kendi bakış açısından anlatır.
İlteriş
Kağan’dan başlayarak birçok hükümdara vezirlik yapmış, devletin kuruluşunda
önemli rol oynadı. Yazıtın 725 yılında dikildiği tahmin edilmiş ve metnin
sonunda yazıyı kendisinin hazırlattığını ifade etti.
Bu
durum, Vezir Tonyukuk’un yazarlığının Yollug Tigin’den daha eskiye dayandığını
gösterir.
Sonuç
Orhun
Kitabeleri, yalnızca tarihi bir belge değil, aynı zamanda Türk dilinin ilk
edebi örnekleri arasında yer alan önemli eserler olarak kabul edildi. Yollug
Tigin’in katkıları, bu metinleri sıradan bir anlatımdan çıkararak edebi bir
düzeye taşımış, Vezir Tonyukuk ise kendi perspektifiyle bu mirasa farklı bir
boyut kazandırmıştı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder