ANA SAYFA

Sabahattin Kudret Aksal Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

      

Türk edebiyatının usta yazarı Sabahattin Kudret Aksal'ın renklendirilmiş portre fotoğrafı
Sabahattin Kudret Aksal 
        

   Sabahattin Kudret Aksal Kimdir?

  Sabahattin Kudret Aksal (25 Nisan 1920, İstanbul –   19 Nisan 1993, İstanbul), Türk edebiyatında şiir,       öykü ve tiyatro alanlarında eserler veren çok yönlü   bir sanatçı oldu. “Sabahattin Kudret Aksal kimdir?”   sorusu, onun yalnızca biyografisini değil, aynı   zamanda edebi yönelimlerini ve düşünsel gelişimini   de anlamayı gerektirdi. Cumhuriyet dönemi   edebiyatında önemli bir yer edinen Aksal, özellikle   şiirlerinde dil işçiliği ve imge gücüyle öne çıktı.

 Edebiyat hayatına şiirle başlayan Aksal, ilk ürünlerinde Orhan Veli ve Garip akımının etkisini taşıdı. Zamanla bu çizgiden uzaklaşarak daha felsefi ve bireyin iç dünyasına yönelen bir anlayış geliştirdi. Bu yönüyle “Garip Akımı ve Sabahattin Kudret” ilişkisi, onun edebi evriminin ilk aşamasını oluşturdu.

Sanat yaşamı boyunca öykü ve tiyatro türlerinde de eserler veren Aksal, özellikle Gazoz Ağacı adlı kitabıyla geniş bir okur kitlesine ulaştı. Öykülerinde psikolojik derinlik ve birey teması ön plana çıktı; şehirli insanın yalnızlığı ve gündelik hayatın sıradan görünen anları estetik bir anlatımla işlendi.

Sabahattin Kudret Aksal hayatı boyunca öğretmenlik, müfettişlik ve sanat yöneticiliği gibi görevlerde bulundu. Ancak onu kalıcı kılan, edebiyata kazandırdığı özgün dil ve anlatım anlayışı oldu. 20. yüzyıl Türk edebiyatında, şiir ile düzyazı arasında kurduğu güçlü bağ sayesinde kendine özgü bir yer edindi.

Sabahattin Kudret Aksal’ın Hayatı

Sabahattin Kudret Aksal, İstanbul’da doğdu ve eğitim hayatına Beşiktaş’taki 38. Akaretler İlkokulu’nda başladı. Ortaöğrenimini İstanbul Işık Lisesi’nde tamamladı. 1937 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi, ancak bu bölümü yarıda bırakarak 1938’de Felsefe Bölümü’ne geçti. Üniversite yıllarında düşünsel ilgileri belirginleşti ve edebiyata yönelimi güç kazandı.

Henüz öğrenciyken öğretmenlik yapmaya başladı ve Üsküdar Sultantepe Ortaokulu’nda Türkçe öğretmeni olarak görev aldı. 1943 yılında mezun olduktan sonra çeşitli özel liselerde felsefe öğretmenliği yaptı. Bu süreçte hem akademik hem de edebi birikimini geliştirdi.

1940 yılında “Sokak” adlı bir dergi çıkardı ve yazın dünyasıyla daha doğrudan bir ilişki kurdu. 1948-49 yıllarında Ankara’da askerlik görevini tamamladı. Askerlik sonrası kamu hizmetine girerek Çalışma Bakanlığı’nda iş müfettişi olarak çalıştı. Daha sonra İstanbul Belediyesi Teftiş Heyeti’nde görev aldı.

1959 yılında İstanbul Belediye Konservatuvarı müdürlüğüne getirildi ve 1962’de Şehir Operası sanat yönetmenliği görevini üstlendi. Ardından belediyede yazı işleri müdürlüğü yaptı. Sanat ve bürokrasi arasında dengeli bir kariyer yürüttü.

1970 yılında yeniden Teftiş Heyeti müdürlüğüne atandı. Aynı dönemde İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde estetik ve psikoloji dersleri verdi. 1978 yılında emekliye ayrıldı, ancak öğretmenlik yapmayı sürdürdü. 1980-81 yıllarında Güzel Sanatlar Akademisi’nde estetik dersleri verdi.

Yaşamının son döneminde sağlık sorunlarıyla mücadele etti. Yaklaşık bir yıl süren tedavi sürecinin ardından 19 Nisan 1993’te İstanbul Fenerbahçe’deki evinde öldü ve Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.

Sabahattin Kudret Aksal’ın Edebi Hayatı

Sabahattin Kudret Aksal, edebiyat dünyasına şiirle adım attı. İlk şiiri “Biri Var ki” 15 Ağustos 1938’de yayımlandı. İlk öyküsü ise 1940 yılında okurla buluştu. Yazıları boyunca Varlık başta olmak üzere birçok dergi ve gazetede yer aldı.

Sanat yaşamının ilk döneminde Garip Akımı’na yakın eserler verdi. Bu süreçte Orhan Veli, Cahit Sıtkı Tarancı ve Ziya Osman Saba gibi isimlerin etkisi hissedildi. Şiirlerinde gündelik yaşamın sıradan anlarını, bireysel sevinçleri ve hafif bir avarelik duygusunu işledi.

Zamanla bu anlayıştan uzaklaşarak daha derinlikli ve felsefi bir şiir çizgisine yöneldi. İkinci Yeni ve Aksal ilişkisi doğrudan bir bağlılık içermese de, şiirlerinde soyutlama ve anlam katmanlarının artması bu akımla paralellik gösterdi. Bu dönüşüm, onun edebi kişiliğinin olgunlaşma sürecini yansıttı.

Aksal’ın şiirlerinde dil son derece titiz kullanıldı. Sözcük seçimi, ritim ve imge yapısı büyük bir özenle kuruldu. Bu özellikler, Sabahattin Kudret Aksal şiirleri içinde belirgin bir estetik bütünlük oluşturdu.

 Edebi üretimi yalnızca şiirle sınırlı kalmadı. Öykü ve tiyatro alanlarında da eserler verdi. Yazılarında açık ve anlaşılır bir dil kullanmaya özen gösterdi. Ancak bu sadeliğin arkasında güçlü bir düşünsel derinlik yer aldı.

Öyküleri: Psikolojik Derinlik ve Birey

Sabahattin Kudret Aksal, öykülerinde bireyin iç dünyasına yönelen bir anlatım kurdu. Metinlerinde psikolojik derinlik ve birey teması belirginleşti. Özellikle şehirli insanın yalnızlığı, gündelik yaşamın sıradanlığı içinde ele alındı.

Aksal öykü anlatır gibi görünse de, anlatımında şiirsel yapıdan uzaklaşmadı. Olaydan çok duyguya ve imgeye ağırlık verdi. Bu yönüyle öyküleri, klasik anlatı kalıplarından ayrıldı.

Gazoz Ağacı, yazarın en bilinen eserlerinden biri oldu. “Gazoz Ağacı öykü özeti” incelendiğinde, çocukluk ve gençlik anılarının, yaşama sevinciyle harmanlandığı görüldü. Bu öykülerde zaman akıp giden bir süreç olarak ele alındı.

Yaralı Hayvan incelemesi açısından bakıldığında ise, anlatımın daha genişlediği dikkat çekti. Bu eserde olay örgüsü daha belirgin hale geldi, karakterlerin fiziksel ve çevresel betimlemelerine daha fazla yer verildi.

Sait Faik hikayeciliği ile karşılaştırma yapıldığında, Sait Faik Abasıyanık ile benzerlikler kuruldu. Ancak önemli bir fark ortaya çıktı. Sait Faik’in karakterleri anlık mutluluklar içinde sunuldu. Aksal’ın karakterleri ise çoğu zaman mutsuzluklarının farkında bireyler olarak işlendi.

Öykülerinde sıradan insanları ele aldı. Bu kişileri dışarıdan gözlemleyen bir anlatıcı tavrı benimsedi. Zamanla karakterleriyle arasına mesafe koydu ve daha içsel bir anlatım geliştirdi.

Tiyatro Eserleri ve Sanat Anlayışı

Sabahattin Kudret Aksal, tiyatro alanında da özgün bir çizgi geliştirdi. İlk oyunu “Evin Üstündeki Bulut” 1947’de yazıldı ve 1948’de sahnelendi. Bu eserle birlikte sahne sanatlarına yönelimi belirginleşti.

Aksal’ın tiyatrosunda zamanla soyutlama ağır bastı. “Kahvede Şenlik Var” tiyatro oyununun konusu incelendiğinde, geleneksel unsurların modern bir anlayışla yeniden yorumlandığı görüldü. Bu eser, Türk tiyatrosunda absürd anlayışın yerli kaynaklarla nasıl kurulabileceğini gösterdi.

Sanatçı, tiyatroyu şiire en yakın türlerden biri olarak değerlendirdi. Dilin ritmi ve estetiği, oyunlarında belirleyici bir unsur oldu. Kişileri bireysel özelliklerinden çok, daha genel ve soyut yönleriyle ele aldı.

“Kıral Üşümesi” ve sonraki eserlerinde bu yaklaşım daha da belirgin hale geldi. Tiyatro metinlerinde anlamdan çok çağrışım gücüne önem verdi. Böylece izleyiciyi düşünmeye yönlendiren bir yapı kurdu.

Oyunları yalnızca sahnede kalmadı. Radyo ve televizyona da uyarlandı. Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen eserleriyle geniş kitlelere ulaştı. Tiyatro alanında da kalıcı bir iz bıraktı.

Sonuç

Sabahattin Kudret Aksal hayatı boyunca farklı meslekler yürüttü; ancak asıl kimliğini edebiyat üzerinden kurdu. Sabahattin Kudret Aksal şiirleri, dil işçiliği ve imge gücüyle öne çıktı. Sabahattin Kudret Aksal eserleri, özellikle Gazoz Ağacı gibi kitaplarla geniş okur kitlelerine ulaştı.

Garip Akımı ve Sabahattin Kudret ilişkisiyle başlayan şiir serüveni, zamanla daha felsefi ve derinlikli bir noktaya evrildi. İkinci Yeni ve Aksal arasında doğrudan bir bağ kurulmasa da, şiirindeki soyutlama eğilimi bu yönelimi destekledi.

Öykülerinde psikolojik derinlik ve birey odağı belirginleşti. Şehirli insanın yalnızlığı, onun anlatı dünyasının temel temalarından biri oldu. Sait Faik hikayeciliği ile karşılaştırma yapıldığında, Aksal’ın daha içe dönük ve sorgulayıcı bir anlatım geliştirdiği görüldü.

Sonuç olarak Sabahattin Kudret Aksal edebi kişiliği, türler arası geçişleri ustalıkla kuran, dili incelikle işleyen ve bireyin varoluşunu merkeze alan özgün bir yapı ortaya koydu. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında önemli ve kalıcı bir isim olarak anıldı.

Sabahattin Kudret Aksal’ın Ödülleri

Gazoz Ağacı ile 1955 Sait Faik Hikâye Armağanı

Yaralı Hayvan ile 1957 TDK Sanat Armağanı

Kahvede Şenlik Var ile 1965-1966 Ankara Sanat Sevenler Derneği Yılın En İyi Oyunu Ödülü ve 1980 Avni Dilligil Tiyatro Ödülü

Şiirler ile 1980 Yeditepe Şiir Armağanı

“Vav’lar” öyküsü ile 1985 Enka Bilim ve Sanat Ödülü

Önemli Adam ile 1987-1988 Avni Dilligil Tiyatro Ödülü; Buluşma ile 1990 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü

Türk tiyatrosuna katkıları nedeniyle 1990 Kültür Bakanlığı Tiyatro Onur Ödülü; 1992 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü.

Sabahattin Kudret Aksal’ın Eserleri

Şiir:

·         Şarkılı Kahve, İst.: ABC Kitabevi, 1944

·         Gün Işığı, İst.: Varlık, 1953

·         Duru Gök, İst.: Varlık, 1953

·         Bir Sabah Uyanmak, (daha önceki iki şiir kitabından seçmelerle, yeni şiirleri) İst.: Varlık, 1962

·         Elinle, İst.: Yeditepe, 1962

·         Eşik, İst.: Bilgi, 1970

·         Çizgi, İst.: Doyuran Mtb., 1976

·         Şiirler, (toplu şiirleri) Ank.: Türkiye İş Bankası, 1979

·         Zamanlar, İst.: Karacan, 1982

·         Bir Zaman Düşü, İst.: Cem, 1984

·         Şiirler, (toplu şiirleri) İst.: Cem, 1988

·         Buluşma, İst.: Cem, 1990

·         Batık Kent, (son şiirleri) İst.: YKY, 1993

·         Şiirler 1938-1993, (eklerle bütün şiirleri) İst.: YKY, 1995

Öykü:

·         Gazoz Ağacı, İst.: Varlık, 1954

·         Yaralı Hayvan, İst.: Varlık, 1956

·         Gazoz Ağacı, Yaralı Hayvan ve Yeni Öyküleri, İst.: Cem, 1983

·         Öyküler: Gazoz Ağacı, Yaralı Hayvan ve Ötesi, İst.: YKY, 1994

Oyun:

·         Şakacı, İst.: Varlık, 1952

·         Bir Odada Üç Ayna, İst.: Yenilik, 1956

·         Tersine Dönen Şemsiye, İst.: Yenilik, 1958

·         Kahvede Şenlik Var, İst.: Varlık, 1966

·         Kıral Üşümesi, İst.: Varlık, 1970

·         Bay Hiç-Sonsuzluk Kitabevi, (iki oyun) Ank.: Devlet Tiyatroları, 1981

·         Önemli Adam, Ank.: Devlet Tiyatrosu, 1983

·         Oyunlar: Evin Üstündeki Bulut’tan Önemli Adam’a, İst.: YKY, 1998

Deneme:

·         Geçmişle Gelecek, İst.: Çağdaş, 1978

·         Denemeler, Konuşmalar: Geçmişle Gelecek ve Başka Yazılar, İst.: YKY, 1998

Çeviri:

·         Ağızda Bir Sevi (P. Eluard), İst.: De, 1964

·         Çeviri Şiirleri (C. Baudelaire, P. Eluard), İst.: Cem, 1991.

KAYNAKÇA: M. Uyguner, “Yok Olan, Batan Bir Kent”, Cumhuriyet Kitap, 30 Aralık 1993; İ. Enginün, “Sabahattin Kudret Aksal’ın Tiyatro Eserleri”, Türk Kültürü Araştırmaları, S. XXXII/1-2 (1994), s. 125-142; S. Gümüş, “Sabahattin Kudret Aksal’ın Suskusundan Gelen Gücü”, kitap-lık, S. 33 (Yaz 1998), s. 243-244; M. Celâl, “Şiir Okuma Notları”, Varlık, S.1062 (Mart 1996); M. Uyguner, “Sabahattin Kudret Aksal’ın Öykücülüğü”, Varlık, S. 1088 (Mayıs 1998); Ö. Lekesiz, Türk Edebiyatında Öykü, c. II, İst., 1998, s. 481-500; İ. Enginün, “Sabahattin Kudret Aksal’ın Hikâyeleri”, Türk Dili, S. 575 (Kasım 1999); C. Süreya, Toplu Yazılar, c. I, İst., 2000, s. 237-238; M. Uyguner, Sabahattin Kudret Aksal: Yaşamı, Sanatı, Yapıtlarından Seçmeler, İst., 2000

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Haldun Taner Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

Haldun Taner   Haldun Taner Kimdir? İronik Bir Bilgenin Rafine Dünyası: Haldun Taner Türk edebiyatı ve tiyatrosu, insanı insana anlatırk...