![]() |
| Nahid Sami Banarlı |
Nihad Sami Banarlı Kimdir?
Zamanı Mimarlarla Konuşan Edebiyat Muhafızı: Nihat Sami Banarlı
Edebiyat tarihi, yalnızca tozlu arşiv odalarında geçmiş zamanı kronolojik satırlara döken bir ilim dalı değildir; o geçmişi bugünün estetik algısıyla yoğurarak geleceğe miras bırakma sanatıdır. Türk kültür hayatında bu sanatın ve köprü kurma misyonunun en zarif, en ödünsüz temsilcilerinden biri Nihat Sami Banarlı.
O, salt bir araştırmacı
değil; İstanbul’un semalarında yankılanan Türkçenin ses bayrağını, Yahya
Kemal’in estetik mirasını ve asırların edebi tecrübesini omuzlarında taşımış
kıdemli bir kültür insanıdır.
Nihad Sami Banarlı'nın Hayatı
İstanbul’dan Edirne’ye Bir Ömür: Kürsüde ve Arşivde Geçen Yıllar
1907 yılında İstanbul’da,
Mutasarrıf İlyas Sami Bey ile Hafıza Nadire Hanım’ın yuvasında dünyaya
gözlerini açan Banarlı, bu kadim şehrin sunduğu tarihi ve edebi iklimle
erkenden hemhal oldu. Eğitimi, onun Türk kültür coğrafyasına bakışını
şekillendiren köklü duraklardan geçti:
- Vefa Sultanisi Orta Kısmı (1924)
& İstiklal Lisesi (1927): İlk gençlik
yıllarının edebi uyanış dönemi.
- İstanbul Üniversitesi Edebiyat
Fakültesi (1930): Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi
olarak tamamladığı bu süreç, onu bilimsel ve edebi derinlikle buluşturdu.
Banarlı’nın hayatındaki
en önemli kırılma noktalarından biri, mezuniyetinin hemen ardından atandığı Edirne
Lisesi ile kız ve erkek öğretmen okullarındaki öğretmenlik yıllarıdır.
Payitaht İstanbul’un ardından bir diğer tarihi merkez olan Edirne, onun tarih
ve mekan bilincini keskinleştirmiş, ilk yazı faaliyetlerinin de zeminini
hazırlamıştır.
Daha sonra İstanbul’a
dönerek Kabataş Erkek Lisesi (1939), Galatasaray Lisesi (1943) ve İstanbul
Erkek Öğretmen Okulu (1946) gibi ülkenin en seçkin eğitim kurumlarında nesiller
yetiştirdi. 1957’de müdürlüğüne getirildiği İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’ndan
1969’da emekli olana kadar; İstanbul Eğitim Enstitüsü ve Yüksek İslam Enstitüsü
dahil olmak üzere, Türk gençliğine İslami Türk edebiyatı tarihi ve edebi zevk
aşıladı.
Nihad Sami Banarlı'nın Edebi Kişiliği
Erken Dönem Arayışları: Manzum Piyeslerden Sinema Perdesine
Nihat Sami Banarlı’yı
sadece bir edebiyat tarihçisi olarak okumak eksik bir yaklaşım olur. O,
kuramsal çalışmalarından önce edebiyatın mutfağında, bizzat yaratım
sancılarıyla pişen bir kaleme sahipti. Ortaokul sıralarında hece ve aruzla
şiirler yazarak başladığı edebiyat yolculuğu, kısa sürede sahne sanatlarına
evrildi.
- İlk Başarılar:
Gençlik yıllarında kaleme aldığı Kızıl Çağlayan ve Bir Yuvanın
Şarkısı adlı manzum piyesleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı
yarışmada birinciliğe layık görülerek 1933 yılında basıldı.
- Beyaz Perdede Bir Edebi Miras:
Bu eserlerden Kızıl Çağlayan, sarsıcı etkisiyle yıllar sonra
sinemacıların da dikkatini çekecek ve 1958 yılında yönetmen N. Saydam
tarafından “Bu Vatan Bizimdir” adıyla sinemaya uyarlanacaktır.
Banarlı, arkasında Sular
Kararırken, Yabancı, Dumanlı Dağlar, Son Vazife, Bir
Mabed Yıkıldı ve Istırap Yarışı gibi basılmamış pek çok piyes ile
1949'da Hürriyet gazetesinde tefrika edilen “Bir Güzelliğin Romanı”
isimli basılmamış bir roman bırakarak, edebi yaratıcılığın her kulvarında nefes
aldığını kanıtladı.
Matbuat Dünyası ve
"Edebi Sohbetler"
Banarlı, bilgisini toplumun geniş kesimlerine
ulaştırmayı bir aydın sorumluluğu olarak görüyordu. Bu amaçla dönemin en
prestijli yayın organlarında hem kendi adıyla hem de Emin Bayraktaroğlu
takma ismiyle derin izler bıraktı.
Edirne Halkevi’nin Altıok
dergisinde başlayan yazı macerası; Orhun, Ötüken ve Atsız
gibi dönemin fikri akımlarına yön veren mecmualarla devam etti. 1940’tan
itibaren Sedat Simavi’nin Yedigün dergisinin edebiyat sayfasını
yöneterek dönemin genç yeteneklerine yön verdi.
Onun asıl geniş
kitlelerle buluştuğu ve adeta bir edebiyat mektebi kurduğu yer ise 1948-1963
yılları arasında Hürriyet gazetesinde kaleme aldığı “Edebi Sohbetler”
köşesi oldu. Bu yazıları daha sonra Meydan dergisindeki konuşmaları
takip etti; Ülkü, Hayat Tarih Mecmuası ve Akşam gibi
gazete ve dergilerde Türk kültürünün kılcal damarlarına dokunan yüzlerce makale
neşretti.
Bir Sadakat ve Estetik Anıtı: Yahya Kemal Muhafızlığı
Banarlı’nın edebi
hayatının en yüksek zirvesi ve Türk kültür tarihine en büyük hediyesi, şüphesiz
ki büyük şair Yahya Kemal Beyatlı ile kurduğu entelektüel ve insani
bağdır. 1956’da İstanbul Fetih Cemiyeti bünyesinde İstanbul Enstitüsü
Müdürlüğü’ne getirilen Banarlı, 1958 yılında Yahya Kemal’in vefatı üzerine
hayatının en büyük misyonunu üstlendi.
"Şiirlerini
hayattayken kitaplaştırmayan, titizliğiyle bilinen Yahya Kemal’in mirasını
dünyaya duyurmak, Banarlı’nın edebi dehası ve sadakati sayesinde mümkün
olmuştur."
Kendi girişimiyle kurduğu
Yahya Kemal Enstitüsü’nün müdürlüğünü üstlenerek, üstadın dağınık,
defterlerde kalmış veya hafızalarda yaşayan şiir ve düzyazılarını büyük bir
titizlikle on kitap halinde yayıma hazırladı. Bununla da yetinmeyerek,
şairin hatırasını ölümsüzleştiren Yahya Kemal Müzesi’ni kurdu. Bu çaba,
alelade bir yayıncılık faaliyeti değil; bir medeniyet estetiğinin yok olmasını
engelleyen bir hak teslimidir.
Geleceğe Miras: Kurumsallaşan Bir Ömür
1971 yılında kurulan
Kubbealtı Cemiyeti’nin edebiyat kolu başkanlığını üstlenen ve Kubbealtı
Akademi Mecmuası’nın müdürlüğünü yürüten Banarlı, ömrünün son demlerine
kadar Türk eğitim sisteminin nitelikli eserlerle buluşması için çalıştı.
Emekliliği sonrasında “MEB
1000 Temel Eser” ve “Çağdaş Türk Yazarları” komisyonlarında üye ve
başkan olarak görev alarak, nesillerin hangi kaynaklardan beslenmesi
gerektiğinin koordinatlarını çizdi. Liseler için hazırladığı ders kitapları
ise, Türk gençliğine edebiyatı sevdiren en önemli başvuru kaynakları oldu.
13 Ağustos 1974’te
İstanbul’da hayatını kaybeden Nihat Sami Banarlı, bugün Rumelihisarı
Mezarlığı’nda, çok sevdiği İstanbul’un ve derin bağlarla bağlı olduğu Yahya
Kemal’in ruhaniyetine yakın bir noktada ebedi uykusundadır. Ölümünün ardından,
hem basılmış hem de arşivlerde kalmış tüm eserleri Kubbealtı Kültür ve Sanat
Vakfı tarafından "Nihad Sami Banarlı Külliyatı" altında
toplanarak kültür dünyamıza kazandırılmaya devam etmektedir.
O, arkasında sadece
kitaplar değil; geçmişle gelecek arasında yıkılmaz edebi köprüler bırakan bir
zaman mimarıdır.
Nihad Sami Banarlı’nın Eserleri
Edebiyat
Tarihi-Deneme-İnceleme:
·
Halkevleri Dergilerinde Halk Edebiyatı
Araştırmaları, (ayrıbasım) 1936
·
Faruk Nafiz: Hayatı, Seçme Şiirleri, İst.:
Sühulet Mtb., 1937
·
XIV’üncü Asır Anadolu Şairlerinden
Ahmedî’nin Osmanlı Tarihi Dâsitan-ı Tevarih-i Mülûk-i Âl-i Osman ve Cemşidü
Hurşid Mesnevisi, (eleştirel yayım) (Türkiyat Mecmuası’ndan ayrıbasım) İst.:
Burhaneddin Mtb., 1939
·
Edebi Bilgiler, İst.: Remzi, 1942
·
Türk Edebiyatı, İst.: Güven Mtb., 1943
·
Namık Kemal ve Türk-Osmanlı
Milliyetçiliği, İst.: İÜEF Mezunlar Cemiyeti, 1947
·
Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, İst.:
Yedigün, 1948 (genişletilmiş yb 2 c., İst.: MEB, 1971-1974’ten sonra)
·
Metinlerle Edebi Bilgiler, İst.: Remzi,
1950
·
Metinlerle Türk Edebiyatı, İst.: Remzi,
1951
·
Metinlerle Türk ve Batı Edebiyatı, İst.:
Remzi, 1955
·
İstanbul’un Fethini Gören Üsküdar: Bir
Şiir ve Şehir Tahlili, İst., 1958
·
İstanbul’un Fethi İçin Mısralar, İst.,
1959; Yahya Kemal Yaşarken, İst.: Yahya Kemal Ens., 1959
·
Yahya Kemal ve İman, İst.: Yahya Kemal
Ens., 1959
·
Yahya Kemal Nasıl Çalışırdı, İst.: Yahya
Kemal Ens., 1959
·
Yahya Kemal’in Hatıraları, İst.: Yahya
Kemal Ens., 1960
·
Büyük Nazireler: Mevlid ve
Mevlid’de Milli Çizgiler, İst.: Yüksek İslam Ens., 1962
·
Türkçe’nin Sırları, İst.: Fetih Cemiyeti,
1971
·
Fatih’in Zafer Sırları, Ank.: Ayyıldız
Mtb., 1974
·
Şiir ve Edebiyat Sohbetleri, İst.:
Kubbealtı, 1982
·
Bir Dağdan Bir Dağa, İst.: Kubbealtı, 1984
·
Tarih ve Tasavvuf Sohbetleri, İst.:
Kubbealtı, 1984
·
Kültür Köprüsü, İst.: Kubbealtı, 1985
·
Devlet ve Devlet Terbiyesi, İst.:
Kubbealtı, 1985
·
Kitaplar ve Portreler: Mehmet Akif’ten
Günümüze, İst.: Kubbealtı, 1985
·
İman ve Yaşama Üslubu, İst.: Kubbealtı,
1986
·
İstanbul’a Dair, İst.: Kubbealtı, 1986
Oyun:
·
Kızıl Çağlayan, Ank.: MEB, 1933
·
Bir Yuvanın Şarkısı, Ank.: MEB, 1933
KAYNAKÇA: Nebioğlu, 114;
R. E. Koçu, “Banarlı (Nihad Sâmi)”, İSTA, IV, 2100-2101; Necatigil, İsimler,
71; N. Pekin, “Banarlı, Mustafa Nihad Sâmi”, TDEA, I, 308; Özkırımlı, TEA, I,
187; Ş. Güngör, “Banarlı, Nihad Sâmi”, DİA, V, 51-53; Kubbealtı Akademi
Mecmuası, S. III/4 (Nihad Sami Baharlı özel sayısı, 1974); Özgüç, I, 127.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder