ANA SAYFA

Necip Fazıl Kısakürek Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

Necip Fazıl Kısakürek'in renkli portre fotoğrafı
Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl Kısakürek Kimdir?

Kaldırımlarda Bir Ömür: Necip Fazıl Kısakürek’in Trajik ve Mistik Metafiziği

Yirminci yüzyıl Türk edebiyatının en fırtınalı, en tartışmalı ve estetik açıdan en güçlü şahsiyetlerinden biri olan Ahmet Necip Kısakürek; şair, yazar, tiyatro oyun kurucusu ve düşünür kimliğiyle geride derin izler bırakmış bir figürdür. İstanbul’da, Çemberlitaş’taki o meşhur Taş Konak’ta başlayan 79 yıllık ömrü, yine İstanbul’da bir Mayıs günü nihayete ererken, Türk şiiri heceyi zirveye taşıyan trajik bir dehayla, Türk sahnesi ise insanın ruh dehlizlerini sarsan muazzam bir dramaturjiyle tanışmıştır.

O, sadece şiirler yazan bir edebiyatçı değil; kendi ruhunun derinliklerinde başlayan krizleri sahnede et ete kemiğe büründüren, ardından toplumsal bir davaya dönüştüren ve "Sultanüşşuara" (Şairler Sultanı) unvanıyla mühürlenmiş trajik bir modern zaman dervişidir.

Necip Fazıl Kısakürek’in Hayatı

Konaktan Bohem Hayata: Kimlik Arayışı ve Kırılmalar

Necip Fazıl’ın hayat hikayesi, çocukluğundan itibaren kesintiler, arayışlar ve mekânsal kırılmalarla şekillenir. Kökleri Maraş’ın köklü ailelerinden Kısakürekler’e dayanan şair, hukukçu Abdülbaki Fazıl Bey ile Mediha Hanım'ın oğlu olarak dünyaya gözlerini açar. Çocukluğunu, cinayet mahkemesi reisliğinden emekli büyükbabası Mehmet Hilmi Efendi’nin Çemberlitaş’taki Taş Konağı’nda geçirir. Anılarında babasından ziyade, kendisini şımartacak kadar çok seven büyükbabasını anması tesadüf değildir.

"Bir Yalnızlık Gecesinin Vehimleri" gibi ilk dönem öyküleri, Çemberlitaş’taki o büyük, kalabalık ve gizemli konağın dehlizlerinde büyüyen bir çocuğun bilinçaltı yansımalarından beslenir.

Eğitim hayatı adeta bir göçebe hikayesidir. Gedikpaşa’daki Fransız ve Amerikan mekteplerinden Büyük Reşit Paşa Numune Mektebi’ne, Vaniköy Rehber-i İttihat’tan Heybeliada Bahriye Mektebi’ne uzanan bu düzensiz yolculuk, nihayet Darülfünun Felsefe Şubesi’ne kadar sürer. Ancak asıl büyük edebi ve psikolojik kırılma, devlet bursuyla gittiği Paris yıllarında (1924-1925) yaşanır. Paris, onun için sadece felsefe okuduğu bir şehir değil, anılarında bizzat itiraf ettiği üzere "tam bir bohem hayatı" ve ruhsal bir çalkantı dönemidir.

Türkiye’ye döndüğünde Hollanda, Osmanlı ve İş Bankası gibi kurumlarda memurluk, müfettişlik ve muhasebe müdürlüğü yapsa; Ankara Devlet Konservatuvarı, Robert Kolej ve Güzel Sanatlar Akademisi'nde dersler verse de felsefe öğrenciliğinden beri içine düşen basın ateşi onu memuriyetin tekdüzeliğinden koparır. 1942'den sonra bütünüyle matbuat dünyasına sığınacaktır.

Necip Fazıl Kısakürek’in Edebi Kişiliği

Heceye Ruh Veren Estetik: "Kaldırımlar" ve Metafizik Ürperti

Necip Fazıl, edebiyat dünyasına 1923’te Yeni Mecmua ve ardından Hayat dergisindeki şiirleriyle adım atar. 1925’te henüz yirmi yaşındayken yayımladığı Örümcek Ağı bir vaat, 1928’de yayımladığı "Kaldırımlar" şiiri ise bir taç giyme törenidir. Bu şiir ona ömür boyu taşıyacağı "Kaldırımlar Şairi" unvanını kazandırır.

Necip Fazıl’ın Şiirini Besleyen Kaynaklar

├── Yerli Kaynaklar: Divan, tekke ve halk şiiri sesselliği, tasavvufi motifler ve hikmetli düşünceler

└── Batı Kaynakları: Haşim'in açtığı simgecilik/izlenimci çizgi, Freud'un libido/bilinçaltı kuramı, Bergson felsefesi ve Varoluşçuluk

Onun şiiri, cumhuriyetin ilk yıllarında tekerlemeye dönüşme tehlikesi yaşayan hece ölçüsüne adeta can suyu verir. O zamana kadar tekdüze bir sesle ilerleyen heceyi, ilk kez poetik bir yetkinliğe ulaştırır. Onu çağdaşlarından (ve daha sonra onun açtığı izden yürüyecek olan Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Kutsi Tecer, Sabahattin Ali gibi isimlerden) ayıran en belirgin yön, şiirine sindirdiği patetik ve metafizik karakterdir.

Sebepsiz Korkular ve Varoluşsal "Angoisse"

Necip Fazıl’ın erken dönem şiirlerindeki en baskın tema yalnızlıktır. Ancak bu, sıradan bir yalnızlık değil; varoluşçuların "angoisse" olarak tanımladığı, kaynağı belirsiz, metafizik bir korkudur. Şiirlerinde aniden duyulan ayak sesleri, periler, cinler, kâbuslar, siyah kediler ve geceleri insanın etrafında dönen kambur cüceler, bu varoluşsal sancının somutlaşmış birer imgesidir.

Büyük Dönüşüm: Bohem Şairden Mistik Düşünüre

1934 yılı, Necip Fazıl kronolojisinin en radikal virajıdır. Nakşibendi şeyhlerinden Abdülhakim Efendi ile tanışması, onun hem hayatını hem de sanatını kökten değiştirir. Bu tarihten sonra o eski melankolik, bohem şair gitmiş; yerine şiirini dini-mistik bir lirizmle, coşkuyla youran bir düşünür gelmiştir. Ancak bu dönüşüm bir kopuş değil, bir tekamüldür; doğa şiirlerinde (Ses, Dalgalar, Dağlarda Şarkı Söyle) bile o eski trajik ve felaketli atmosfer varlığını hissettirmeye devam eder.

Şiir Sanatının Anayasası: Poetika

Necip Fazıl, kendi şiirini sadece yazmakla kalmamış, onun teorisini de kurmuştur. İlk olarak 1946’da Büyük Doğu’da sistemleştirdiği ve daha sonra tüm şiir kitaplarının arkasına "Poetika" başlığıyla eklediği metin, 14 bölümden oluşan bir şiir estetiği manifestosudur. Şiirin tanımından özüne, din, toplum ve bilimle olan ilişkisine kadar pek çok konuyu mistik yorumlarla ele alan bu teorik derinlik, onu Türk şiirinin en titiz işçilerinden biri yapar. Öyle ki şair, kendi yazdığı şiirleri bile sonraki basımlarda sürekli değiştirmiş, ekleyip çıkararak mükemmelin peşinde koşmuştur.

Türk Dergiciliğinde İki Mihenk Taşı: Ağaç ve Büyük Doğu

Necip Fazıl, edebi ve siyasi mücadelesini kitlelere ulaştırmak için dergi yayıncılığını bir kürsü olarak kullanmıştır.

  • Ağaç Dergisi (1936): Ankara’da başlayıp İstanbul’da biten 17 sayılık bu macera, ticari olarak bir hayal kırıklığı yaratsa da Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Kutsi Tecer, Sabahattin Ali, Sait Faik, Bedri Rahmi ve Abdülhak Şinasi Hisar gibi devleri aynı çatıda buluşturması bakımından tarihi bir öneme sahiptir.
  • Büyük Doğu Dergisi (1943-1978): Türk basınının en uzun soluklu, en fırtınalı yayınlarındandır. Toplamda 15 kez kapanıp yeniden açılan ve 512 sayıya ulaşan dergi, başlangıçta edebi bir çizgideyken zamanla tamamen dini ve siyasi bir ideolojinin taşıyıcısı olmuştur. Derginin özellikle 1945-1948 yılları arasındaki ikinci dönemi; Bedri Rahmi’den Fazıl Hüsnü’ye, Sait Faik'ten Samiha Ayverdi’ye kadar Türk entelektüel dünyasının adeta resmi geçit alanıdır.

Sahnede Ruh Çatışması: Tiyatro ve Anlatı Dünyası

Necip Fazıl'ın edebi dehası yalnızca mısralarla sınırlı kalmamış, ünlü oyuncu ve yönetmen Muhsin Ertuğrul’un teşvikiyle adım attığı tiyatro sahnesinde de bir zirve noktasına ulaşmıştır. İlk epik-dramatik denemesi olan Tohum (1935) ile başlayan bu yolculuk, Türk tiyatro tarihinin başyapıtlarından biri kabul edilen Bir Adam Yaratmak (1938) ile derin bir entelektüel boyut kazanmıştır.

Şiirlerinde soyut birer imge olarak dolaşan korku, dehşet, vicdan azabı, günah duygusu, kader-irade ve akıl-sezgi çatışması; tiyatro sahnesinde sarsıcı diyaloglar ve kusursuz sahne teknikleriyle somutlaşmıştır. Yüksek ihtirasları, onur ve kahramanlık duygularını klasik trajedilerin tiratlarını hatırlatan etkileyici bir üslupla sahneye taşıyan şair; Sabırtaşı'nda Türk halk masallarından beslenirken, diğer oyunlarında aklın sınırlarını zorlayan bir ruhsal arayışa girişmiştir.

Bu arayış, onun dramaturjisinde Ibsen, Strindberg veya Maeterlinck gibi Kuzey Avrupa edebiyatının derin ruhsal dehlizleriyle yerli motifleri bir araya getiren özgün bir sentez doğurmuştur. Sahneleyene en ufak bir açık kapı bırakmayacak kadar ince dekor, kostüm, ışık, mimik ve ses tonu ayrıntılarıyla örülmüş olan bu tiyatro metinleri, daha sonra Reis Bey ve Nam-ı Diğer Parmaksız Salih örneklerinde olduğu gibi sinema perdesine de taşınarak kitlelerin hafızasına kazınmıştır.

Öykü ve Romanlarındaki Gerçekçilik

Şiir ve tiyatrosundaki o yüksek, mistik üslup, öykülerinde yerini daha gerçekçi bir zemine bırakır. Farklı dönemlerde yayımlayıp en son Hikâyelerim (1970) adıyla topladığı kırk öyküsünden sekizi, kendi hayatından da izler taşıyan "kumar" ve "hasta kumarbaz" teması etrafında şekillenir ki bu karakterlerin izdüşümü daha sonra Nam-ı Diğer Parmaksız Salih oyununda da karşımıza çıkar.

Gençlik yıllarında Peyami Safa ile dostluğunun bir ürünü olarak yazdığı polisiye denemesi Meş’um Yakut’u ise muhtemelen edebi kaygılarla unutulmaya terk etmiştir. Geç dönem romanı Aynadaki Yalan, dinsel ve toplumsal fikirlerinin kurgusallaştırılmış bir özeti iken, ölümünden sonra basılan Kafa Kâğıdı ise O ve Ben ile Babıâli adlı otobiyografilerinin hazırlık notları niteliğindedir.

Sonuç: Sahnede Ruhun Çatışması ve Ölümsüz Miras

Hayatının ikinci yarısını kurduğu Büyük Doğu Cemiyeti, Anadolu konferansları, bitmek bilmeyen siyasi davalar, tutuklamalar ve beraat döngüleri içinde geçiren Kısakürek, aksiyoner tavrından asla taviz vermemiştir. Günlük gazetelerde "Çerçeve" başlığı altında yazdığı yüzlerce toplumsal fıkrayla ve kullandığı onlarca farklı takma isimle (Ne-Fe-Ka, Neslihan Kısakürek, Ahmed Abdülbaki, Ozan vb.) matbuat tarihine damgasını vurmuştur.

Netice itibarıyla Necip Fazıl; fildişi kulesinde oturan felsefi bir gözlemci değil, çağının ve insan ruhunun tam ortasında fırtınalara göğüs geren trajik bir dehadır. Kaldırımlarda yankılanan o yalnız ayak sesleri, sahne ışıkları altında et ete kemiğe bürünmüş büyük birer çığlığa ve entelektüel hesaplaşmaya dönüşmüştür. Erenköy'deki evinde sessizliğe gömülüp Eyüp Sultan Gümüşsuyu Mezarlığı'na uğurlanırken, geride bıraktığı bu devasa miras ve ölümünden hemen önce aldığı "Sultanüşşuara" unvanı, zamana karşı direnen trajik dehasının en adil edebi hak teslimidir.

Necip Fazıl Kısakürek’in Ödülleri

·         Sabırtaşı ile 1940 CHP Piyes Yarışması (birincilik)

·         1980 Kültür Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü.

Necip Fazıl Kısakürek’in Eserleri

Şiir:

·         Örümcek Ağı, İst.: Halk, 1925

·         Kaldırımlar, İst.: İkbal, 1928

·         Ben ve Ötesi, İst.: Sühulet, 1932

·         Sonsuzluk Kervanı, Ank.: Serdengeçti, 1955

·         Çile, İst.: Bedir, 1962

·         101 Hadis: Manzum, Meal, Tefsir, İst.: Büyük Doğu, 1951

·         Şiirlerim, İst.: Fatih, 1969

·         Esselâm: Mukaddes Hayattan Levhalar, İst.: Büyük Doğu, 1973

·         Öfke ve Hiciv, 3. bas., İst.: Büyük Doğu, 1997

Tiyatro-Senaryo Romanı:

·         Tohum, İst.: Semih Lütfi, 1935

·         Bir Adam Yaratmak, İst.: Sühulet, 1938

·         Künye, İst.: Semih Lütfi, 1938

·         Sabırtaşı, İst.: Semih Lütfi, 1940

·         Para, İst.: Semih Lütfi, 1942

·         Vatan Şairi Namık Kemal, İst.: Semih Lütfi, 1944

·         Nam-ı Diğer Parmaksız Salih, İst.: Türk Neşriyat Yurdu, 1946

·         Reis Bey, İst.: Ötüken, 1964

·         Ahşap Konak, İst.: Büyük Doğu, 1964

·         Siyah Pelerinli Adam, İst.: Büyük Doğu, 1964

·         Ulu Hakan Abdülhamid Han, İst.: Ötüken, 1965

·         Yunus Emre, İst., 1969

·         Kanlı Sarık, Ank.: Akçağ, 1970

·         Senaryo Romanları, İst.: Toker, 1972

·         Tiyatro Eserleri I, İst.: MEB, 1976

·         Tiyatro Eserleri II, İst.: MEB, 1976

·         Tiyatro Eserleri III, İst.: MEB, 1976

·         İbrahim Edhem, İst.: Büyük Doğu, 1978

Öykü-Roman:

·         Meşum Yakut, İst.: Amidi Mtb., 1928

·         Birkaç Hikâye Birkaç Tahlil, Ank.: Hâkimiyet-i Milliye Mtb., 1933

·         Ruh Burkuntularından Hikâyeler, İst.: Ötüken, 1965

·         Hikâyelerim, İst.: Toker, 1970

·         Aynadaki Yalan, İst.: Büyük Doğu, 1980

·         Kafa Kâğıdı, İst.: Büyük Doğu, 1984

Anı:

·         Cinnet Mustatili, (hapishane notları) İst.: İnkılâp, 1955 (ilavelerle Yılanlı Kuyudan, İst.: Akçağ, 1970)

·         Büyük Kapı, İst.: Yeniş Şark Maarif Kütüphanesi, 1965

·         Hac’dan Çizgiler, Renkler ve Sesler ve Nur Mahyaları, İst.: Büyük Doğu, 1973

·         ve Ben, İst.: Büyük Doğu, 1974

·         Babıali, İst.: Büyük Doğu, 1975

Diğer:

·         Abdülhak Hâmit ve Dolayısıyla, Zonguldak: Halkevi, 1937

·         Namık Kemal: Şahsı, Eseri, Tesiri, Ank.: TDK, 1940, yb İst.: Sebil, [1966]

·         Çerçeve, İst.: Semih Lütfi, 1940

·         Müdafaa, İst.: Gavsi Ozansoy B., [1949?]; Halkadan Parıltılar, İst.: Türk Neşriyat Yurdu, 1948 (Veliler Ordusundan 333: Halkadan Parıltılar, İst.: Büyük Doğru, 1976)

·         Çöle İnen Nur, İst.: Türk Neşriyat Yurdu, 1950

·         At’a Senfoni, [Ank.] Türkiye Jokey Kulübü, 1958

·         Büyük Doğuya Doğru: İdeolocya Örgüsü, Ank.: Hilal, 1959 (İdeolocya Örgüsü: Büyük Doğruya Doğru, İst.. Kayseri Yüksek İslâm Enstitüsü Talebe Derneği, 1968)

·         ki O Yüzden Varız, İst.: Neşriyat Yurdu, 1961

·         Türkiye’de Komünizma ve Köy Enstitüleri, İst.: Doğan Güneş, 1962

·         Her Cephesiyle Komünizma, İst.: Doğan Güneş, 1962

·         Hazret-i Ali, İst.: Bedir, 1964

·         İman ve Aksiyon, İst.: Bedir, 1964

·         Hûlafa-i Raşidinin Menkîbelerine Ait Bir Pırıltı, Bir Işık, İst.: Uğur, [1965]

·         Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar, İst.: Sebil, [1966?]

·         Tanrı Kulundan Dinlediklerim, İst.: Toker, 1968

·         Türkiye’nin Manzarası, İst.: Toker, 1968

·         Peygamber Halkası, İst.: Toker, 1968

·         Vatan Haini Değil, Büyük Vatan Dostu Vahidüddin, İst.: Toker, 1968

·         Çepçevre Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık, İst.: Ak, 1969

·         Müdafaalarım, İst.: Toker, 1969

·         İktidar Bizde Olsa Ne Olur, Sivas: Sivas Milli Mukaddesatçı Gençler A., [1969]

·         Son Devrin Din Mazlumları, (haz. M. K. Keçeci) İst.: Toker, 1969

·         Çöle İnen Nur, İst.: Toker, 1969

·         Efendimiz, Kurtarıcımız, Müjdecimizden Nur Harmanı, İst.: Çile, 1970

·         Yeniçeri: Olanca Romanıyle ve Son Hortlamalarıyle, İst.: Özbahar, 1970

·         Benim Gözümde Menderes, İst.: Ötüken, 1970; Tarihimizde Moskof, İst.: Toker, 1973

·         Cumhuriyetin 50. Yılında Türkiye’nin Manzaraları, İst.: Büyük Doğu, 1973

·         Başbuğ Velilerden 33 - Altun Silsile, İst.: Büyük Doğu, 1974

·         Îhtilâl, İst.: Büyük Doğu, 1976

·         Sahte Kahramanlar, (konferans), 2. bas., İst.: Büyük Doğu, 1977

·         Konferans: Yolumuz, Hâlimiz, Çaremiz, İst.: Büyük Doğu, 1977

·         Moskof, İst.: Büyük Doğu, 1979

·         İman ve İslam Atlası: Şekil, Ruh-Amel, Hikmet, İst.: Büyük Doğu, 1981

·         Batı Tefekkürü ve İslâm Tasavvufu, İst.: Büyük Doğu, 1982

·         Doğru Yolun Sapık Kolları: Arınma Çağında İslâm, 3. bas., İst.: Büyük Doğu, 1983

·         Hitabeler, 2. bas., Büyük Doğu, 1985

·         Dünya Bir İnkılap Bekliyor, (konferans), İst.: Büyük Doğu, 1985

·         Çerçeve 1, (günlük fıkralar) İst.: Büyük Doğu, 1985

·         Hesaplaşma, (konferans) İst.: Büyük Doğu, 1985

·         Hücum ve Polemik, İst.: Büyük Doğu, 1992

·         Mümin-Kâfir, 5. bas., İst.: Büyük Doğu, 1994

·         Konuşmalar, İst.: Büyük Doğu, 1994.

KAYNAKÇA: A. A. Bülendoğlu, Necip Fazıl Kısakürek: Şiiri, Sanatı, Aksiyonu, İst., 1968; Mavera: “Necip Fazıl’a Rahmet/Özel Sayısı”, S. 80., 81., 82 (Temmuz-Ağutos-Eylül 1983); B. Oğuzbaşaran, Necip Fazıl’ın Şiiri, İst., 1983; O. S. Kocahanoğlu, Necip Fazıl Kısakürek, İst., 1983; O. Okay, Necip Fazıl Kısakürek, Ank., 1987; Nebioğlu, 400; TDEA, V, 329-333; H. Çebi, Bütün Yönleriyle Necip Fazıl Kısakürek’in Şiiri, Ank., 1987; M. Miyasoğlu, Necip Fazıl Kısakürek, İst., 1985; Bütün Yönleriyle Necip Fazıl, Ank., 1994; Türk Edebiyatı, S. 117 (1983); Kültür ve Sanat, S. 28-29 (Kayseri: 1983); Suffe Kültür ve Sanat Yıllığı (1984); Özgüç, I, 358; II, 16, 346.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Tevfik Fikret Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

   Tevfik Fikret       Tevfik Fikret Kimdir? Bir İmparatorluğun Vicdanı ve Aşiyan’ın Hüznü: Tevfik Fikret Osmanlı İmparatorluğu’nun ...