ANA SAYFA

Ahmet Oktay Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

Ahmet Oktay portre fotoğrafı
Ahmet Oktay

         Ahmet Oktay Kimdir?

Türk şiirinin düşünceyle beslenen güçlü seslerinden biri olan Ahmet Oktay (21 Ocak 1933, Ankara – 3 Mart 2016, İstanbul), yalnızca bir şair değil; aynı zamanda eleştirmen, denemeci, gazeteci ve edebiyat tarihçisiydi. Tam adı Ahmet Oktay Börtecene olan sanatçı, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında şiir ile düşünceyi aynı potada eriten üretken isimlerden biri olarak kabul edilir.

Yaklaşık yetmiş yıla yayılan edebiyat serüveni boyunca şiirin yanında eleştiri, kültür tarihi, medya, ideoloji ve popüler kültür üzerine yaptığı çalışmalarla da Türk düşünce hayatına kalıcı katkılar sundu. Onun eserlerinde yalnızca estetik kaygı değil; yaşadığı toplumun çelişkilerini anlama ve anlatma çabası da belirgin biçimde hissedilir.

Ahmet Oktay'ın Hayatı

Ahmet Oktay Börtecene, 21 Ocak 1933'te Ankara'da, Havva Hayriye Hanım ile Yusuf Kenan Bey'in oğlu olarak dünyaya geldi. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını başkentte geçirdi. Ankara Dördüncü Ortaokulu'nu bitirdikten sonra Ankara Atatürk Lisesi'nde başladığı lise öğrenimine bir süre yatılı olarak Bursa'da devam etti. Ancak eğitimini tamamlayamadan çalışma hayatına atılmak zorunda kaldı. Bu erken çalışma deneyimi, onun yaşamı boyunca sürecek gözlem gücünü ve toplumsal duyarlığını besleyen önemli dönemeçlerden biri oldu.

İlk olarak İstatistik Genel Müdürlüğü'nde yaklaşık bir yıl memur olarak görev yaptı. Daha sonra İstanbul'a yerleştiyse de yeniden Ankara'ya dönerek gazeteciliğe başladı. 1961 yılında Yeni İstanbul Gazetesi'nin Ankara Bürosu'nda parlamento muhabiri olarak profesyonel gazetecilik hayatına adım attı. Bunu Yeni İstanbul, Vatan, Ekspres, Ankara Ekspres, İktisat ve Piyasa gazetelerindeki muhabirlik yılları izledi.

Gazetecilikte edindiği birikim onu kısa sürede yayıncılık ve haber yöneticiliğine taşıdı. 1965 yılında TRT Ankara Haber Merkezi'nde göreve başladı. 1976 yılında TRT'den ayrılarak önce Akajans, ardından Dünya Gazetesi'nde haber müdürlüğü yaptı. Ancak yayıncılık deneyimini TRT'de sürdürmeye karar verdi ve 1978 yılında yeniden TRT'ye dönerek İstanbul Radyosu Haber Şubesi Müdürlüğü'nü üstlendi. Bu görevini 1982 yılına kadar sürdürdü ve kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.

Emeklilik onun için üretimin sonu değil, tam tersine yeni bir başlangıç oldu. Milliyet Gazetesi'nde yazı işleri müdürlerinden biri olarak görev yaptı. 1993 yılında gazeteden ayrıldıktan sonra ise bütün zamanını edebiyat çalışmalarına ayırdı.

1998 yılında Bursa Valiliği tarafından Cumhuriyet'in 75. yılı etkinlikleri kapsamında "Her Yönüyle A. Oktay" başlıklı kapsamlı bir sempozyum düzenlendi. Yirmi sekiz akademisyen, şair ve yazarın bildirilerinin yayımlandığı bu çalışma, Ahmet Oktay'ın Türk edebiyatındaki yerinin akademik düzeyde de tescillendiğini gösteren önemli bir gelişmeydi.

Sanatçı ayrıca TV8'de kültür programları hazırlayarak edebiyatı geniş kitlelerle buluşturmayı sürdürdü. 3 Mart 2016 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybeden Ahmet Oktay, ardında yalnızca şiirlerini değil; eleştirel düşünceyi besleyen güçlü bir külliyat bıraktı.

Ahmet Oktay'ın Edebi Kişiliği

Ahmet Oktay'ın ilk şiiri henüz on beş yaşındayken Gerçek dergisinde yayımlandı. Sonraki yıllarda şiir ve yazıları; Mavi, Kaynak, Beraber, Şairler Yaprağı, Seçilmiş Hikâyeler, Dünya, Pazar Postası, Emre, Yelken, Değişim, Yeditepe, Ataç, Dönem, Dost, Papirüs, Cumhuriyet, Yeni Dergi, Birikim, Yazko Edebiyat, Çağdaş Eleştiri, Gösteri, Milliyet Sanat, Gergedan, Argos, Sanat Dünyamız, Cogito ve kitap-lık gibi çok sayıda dergi ve gazetede yayımlandı.

Mavi Hareketi ve Şiir Anlayışı

Ahmet Oktay, 1952-1956 yılları arasında yayımlanan Mavi dergisi çevresinde oluşan edebiyat hareketinin önemli isimlerinden biri oldu. Dergide manifesto niteliği taşıyan imzasız yazılar kaleme aldı.

Kendi değerlendirmesiyle Mavi hareketinin temel ilkesi, şiirin imgesel gücünü merkeze almaktı. Ona göre bu arayış, ilerleyen yıllarda İkinci Yeni adıyla anılacak şiir anlayışının önemli başlangıç noktalarından birini oluşturuyordu.

"Mavi'de öne çıkarılan, üzerinde anlaşmaya varılan tek ilke yazının imgeselliğiydi. Bu girişim, daha sonraları 'İkinci Yeni' diye vaftiz edilecek evrimin başlangıcını oluşturur."

Toplumculuk ile İkinci Yeni Arasında Bir Köprü

1950'li yıllardaki şiirlerinde Ahmet Arif'in etkisi hissedilen destansı ve toplumcu bir söyleyiş öne çıkar. Güncel olaylardan hareket ederek evrensel insanlık durumlarına ulaşmaya çalışan bu dönem şiirlerinde biçimsel oyunlardan çok içerik ve toplumsal duyarlılık belirleyici olur.

1960'lardan sonra ise Ahmet Oktay, Türk şiirinde farklı görülen iki damarı buluşturmaya yöneldi. Bir yanda toplumcu gerçekçiliğin sosyal duyarlılığı, diğer yanda İkinci Yeni'nin imgesel olanakları...

Bu arayışını yalnızca şiirlerinde değil, düşüncelerinde de açıkça dile getirdi. Toplumcu edebiyatın zaman zaman tek sesli bir yapıya dönüşmesini eleştirirken, gerçek şiir duyarlılığının ideolojik kalıplara indirgenmesine karşı çıktı.

Bu süreçte özellikle EdipCansever'in şiirinden izler taşıyan yeni bir anlatım geliştirdi. Böylece Ahmet Arif'le başlayan şiir yolculuğu, giderek daha yoğun imgelerle örülü; fakat toplumsal gerçeklikten kopmayan özgün bir çizgiye ulaştı.

Eleştirmen Atilla Özkırımlı'nın ifadesiyle Ahmet Oktay, "kendi durumuna ve yaşadığı günlere tanıklık etmek isteyen" bir şairdi. Şiirlerinde tedirginliği, bireyin yalnızlığını ve çağının sancılarını imgenin olanaklarıyla görünür kılmaya çalıştı. Bu şiir serüveninin önemli durakları arasında Dr. Kaligari'nin Dönüşü ile Yol Üstündeki Semender öne çıkar.

Eleştiri ve Düşünce Yazıları

1970'li yılların ikinci yarısından itibaren Ahmet Oktay yalnızca şiiriyle değil, kapsamlı araştırma ve eleştiri çalışmalarıyla da dikkat çekti. Özellikle Yeni Dergi'de yayımlanan yazıları, ilerleyen yıllarda kitaplaştı. Bir Yazının Arayışları, Yazın, İletişim, İdeoloji ve Yazılanla Okunan, onun edebiyat eleştirisine yaklaşımını ortaya koyan temel eserler arasında yer aldı.

Eleştirmen Enis Batur, Ahmet Oktay'ın yöntemini değerlendirirken onun maddeci estetiği merkeze alan; ancak gerekli gördüğünde farklı çözümleme yöntemlerinden de yararlanabilen bütüncül yaklaşımına dikkat çekmiştir.

Ahmet Oktay'ın Türk Edebiyatına Katkıları

Ahmet Oktay'ın önemi yalnızca şiir kitaplarından kaynaklanmaz. O, kültür ve edebiyat tarihini toplumsal bağlam içinde okumaya çalışan araştırmacı kimliğiyle de öne çıkar.

Özellikle:

  • Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları adlı çalışmasıyla Marksçı eleştirinin Türkiye'deki ve dünyadaki gelişim sürecini değerlendirdi.
  • Türkiye'de Popüler Kültür kitabında Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar medyanın geçirdiği söylem değişimlerini inceleyerek popüler kültürün Türkiye'deki biçimlenişini irdeledi.
  • Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı adlı çalışmasında ise 1923-1950 arasındaki edebi ortamı kapsamlı biçimde ele aldı.

Bu eserler, Ahmet Oktay'ı yalnızca bir şair değil; aynı zamanda Türk edebiyatının hafızasını kuran önemli araştırmacılardan biri hâline getirdi.

Ahmet Oktay'ın Edebiyattaki Yeri

Ahmet Oktay, şiiri ideolojinin dar kalıplarına hapsetmeyen; düşünceyi estetikten, estetiği de toplumsal gerçeklikten ayırmayan ender sanatçılardan biridir. Gazetecilikten gelen gözlem gücü, eleştirmen kimliğinin analitik bakışı ve şair duyarlılığı onun eserlerinde aynı potada buluşur. Bu nedenle Ahmet Oktay'ın külliyatı yalnızca şiir okurları için değil; Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını anlamak isteyen herkes için güçlü bir başvuru kaynağı olmayı sürdürmektedir.

Ahmet Oktay’ın Ödülleri

·         Her Yüz Bir Öykü Yazar ile 1964 Yeditepe Şiir Ödülü

·         Yol Üstündeki Semender ile 1987 Behçet Necatigil Şiir Ödülü

·         Ağıtlar ve Övgüler ile 1991 TYB Yılın Şairi Ödülü

·         Hayalete Övgü ile 2002 Altın Portakal Şiir Ödülü.

Ahmet Oktay’ın Eserleri

Şiir:

·         Gölgeleri Kullanmak, Ank.: Dost, 1963

·         Her Yüz Bir Öykü Yazar, Ank.: Örnek Mtb., 1964

·         Dr. Kaligari’nin Dönüşü, Ank.: Dost, 1966

·         Sürgün, İst.: Ada, 1979

·         Sürdürülen Bir Şarkının Tarihi, Ank.: Tan, 1981

·         Kara Bir Zamana Alınlık, İst.: Ada, 1983

·         Yol Üstündeki Semender, İst.: Ada, 1987

·         Ağıtlar ve Övgüler, İst.: Telos, 1991

·         Bir Sanrı İçin Gece Müziği, İst.: Telos, 1993

·         Toplu Şiirler, İst.: YKY, 1995

·         Gözüm Seyirdi Vakitten, İst.: YKY, 1996

·         Söz Acıda Sınandı, İst.: YKY, 1996

·         Az Kaldı Kışa, İst.: Sel, 1996

·         Hayalete Övgü, İst.: YKY, 2001

·         Poyrazda Kımıldayan Salıncak, İst.: Alkım, 2004

·         Kaç Kişiyiz Kendimizde, (Bütün Şiirleri), İst.: İthaki, 2007

İnceleme-Araştırma:

·         Bir Arayışın Yazıları, Bir Yazının Arayışları, İst.: Yazko, 1981

·         Yazın, İletişim, İdeoloji, İst.: Adam, 1982

·         Yazılanla Okunan, İst.: Yazko, 1983

·         Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları, İst.: B/F/S, 1986

·         Kültür ve İdeoloji, İst.: Gür, 1987

·         Toplumsal Değişme ve Basın: 1960-1986 (Türk Basını Üzerine Uygulamalı Bir Çalışma), İst.: B/F/S, 1987

·         Karanfil ve Pranga: Ahmed Arif’in Şiiri Üzerine Eleştirel Bir Çalışma, İst.: Metis, 1990

·         Rafaello’nun Direnişi, İst.: Sanat Çevresi Dergisi, 1990

·         Sanat ve Siyaset, İst.: Yön, 1990

·         Zamanı Sorgulamak, İst.: Remzi, 1991

·         Kabul ve Red, İst.: Simavi, 1992

·         Türkiye’de Popüler Kültür, İst.: YKY, 1993

·         Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı: 1923-1950, Ank.: Kültür Bakanlığı, 1993

·         İsrafil’in Sur’u, İst.: YKY, 1997

·         Gece Defteri: Yazınsal Günlükler, İst.: YKY, 1998

·         Şeytan; Melek, Soytarı: Selim İleri’nin Romancılığı ve Romanları, İst.: Oğlak, 1998

Deneme:

·         Şair ile Kurtarıcı, İst.: Korsan, 1992

·         İnsan, Yazar, Kitap, Ank.: Ark, 1995

·         Şiddet, Söz, Yaşam, Ank.: Ark, 1995

·         Medya ve Hedonizma, İst.: Yön, 1995

·         Postmodernist Tahayyüle İtirazlar, İst.: İnkılâp, 2000

·         Siyasal İslâma İtirazlar, İst.: İnkılâp, 2000

·         Metropol ve İmgelem, İst.: İş Bankası, 2002

·         Entelektüel Tereddüt, İst.: Everest, 2003

·         Gönüllü Mağdurluk, İst.: Alkım, 2005

·         İliği Olmayan Düğme, Radyo Konuşmaları 1, İst.: Everest, 2005

·         Ne Söylesem Bir Eksik, Radyo Konuşmaları 2, İst.: Everest, 2005

·         Kahramanın Ölümü, İst.: Alkım, 2005

·         İmkânsız Poetika, (Bütün Şiir Yazıları) İst.: İthaki, 2007

Anı:

·         Gizli Çekmece: Basın, TRT, Edebiyat ve Bohem Dünyasından Resimli Hayat-ı Hakikiye Sahneleri, İst.: Yılmaz, 1991

Eleştiri:

·         Şairin Kanı: Yazınsal Eleştiriler 1, İst.: YKY, 2001

·         Anlatıların Aynası: Yazınsal Eleştiriler 2, İst.: YKY, 2001

·         Resim Yazıları, İst.: Bilim Sanal Galerisi, 2002

·         Romanımıza Ne oldu?, İst.: Dünya, 2004

Söyleşi:

·         Hayat, Edebiyat, Siyaset, (haz. M.Cengiz) İst.: Everest, 2004.

KAYNAKÇA: Necatigil, İsimler, 278; Kurdakul, Sözlük, 462; Özkırımlı, TEA, III, 926; Karaalioğlu, 401-402; Kim Kimdir, 180; A. Çalışlar, Türk ve Dünya Edebiyatçıları Ansiklopedisi, c. III, s. 283; “Oktay, Ahmet”, TDEA, VII, 114-115; E. Berköz, “Çağdaş Bir Ahmet Oktay İçin Prolog”, Papirüs S. 21 (Şubat 1968); D. Hızlan, “Dünyanın Dönüştürülmesi Gerektiğine İnanmadıkça Her Şey Yararsızdır Bir Bakıma”, Gösteri, S. 13 (Aralık 1981); E. Batur, Gösteri, S. 96 (Ağustos 1986); Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, c. VIII, s. 4282-4283; C. Koyuncu, “Pusulası Kültür Olan Şair: Ahmet Oktay”, Cumhuriyet Kitap, S. 211 (10 Mart 1994); Haz.A.Tüzün, Hayalete Övgü Odağında Ahmet Oktay Şiiri, İst.: 2005.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Muzaffer İlhan Erdost Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

  Muzaffer İlhan Erdost        Muzaffer İlhan Erdost Kimdir? Muzaffer İlhan Erdost (18 Eylül 1932, Artova – 25 Şubat 2020, Altındağ), Türk ...