ANA SAYFA

Demirtaş Ceyhun Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

 


Demirtaş Ceyhun portre fotoğrafı
Demirtaş Ceyhun

   Demirtaş Ceyhun Kimdir?

Demirtaş Ceyhun (17 Aralık 1934, Adana – 29 Temmuz 2009, İstanbul), Türk hikâye, roman ve inceleme yazarıdır. Mimarlık eğitimi almış; gazetecilikten dergiciliğe, yayıncılıktan edebiyata uzanan çok yönlü bir hayat sürmüştür. Ancak onun yazarlığını yalnızca kaleme aldığı hikâye ve romanlarla sınırlamak mümkün değildir. Ceyhun, özellikle Türkiye’nin toplumsal yapısını, Anadolu insanının değişen hayatını, edebiyat ve basın dünyasının sorunlarını yakından gözlemleyen bir yazar olarak öne çıkmıştır.

Onun edebiyatında insan, çoğu zaman yaşadığı toplumdan bağımsız değildir. Bireyin sıkıntıları, yalnızlığı ve bunalımı; memleketin sosyal gerçekliğiyle yan yana yürür. Bu nedenle Demirtaş Ceyhun’un yazarlık serüveni, bir bakıma Türkiye’nin toplumsal dönüşümlerine içeriden bakma çabası olarak da okunabilir.

Demirtaş Ceyhun’un Hayatı

Demirtaş Ceyhun, 17 Aralık 1934’te Adana’da dünyaya geldi. Elife Hanım ile memur Mustafa Göbekli’nin oğludur. Çocukluk ve gençlik yıllarını Adana’da geçiren Ceyhun, Adana Erkek Lisesi’ni 1953 yılında tamamladı.

Edebiyata ilgisi de bu yıllarda belirginleşmeye başladı. İlk öyküsü, henüz lise çağlarını geride bırakırken, 1953 yılında Adana’da Bugün gazetesinde yayımlandı. Böylece onun hayatında daha sonra birbirinden ayrılmaz hâle gelecek iki alanın, edebiyat ve gazeteciliğin, ilk izleri ortaya çıktı.

Ceyhun, yükseköğrenimini Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nde tamamladı ve 1959 yılında mezun oldu. Mimarlık eğitimi, onun meslek hayatının önemli bir parçasını oluşturdu; ancak yazarlık tutkusu zamanla mesleki kimliğinin önüne geçerek hayatının temel uğraşlarından biri hâline geldi.

Bir süre Adana Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nde görev yaptı. Daha sonra İstanbul’a yönelerek mimarlık, yayıncılık, gazetecilik ve edebiyat alanlarında çalışmalarını sürdürdü.

Mimarlıktan Gazeteciliğe, Yayıncılıktan Edebiyata

Demirtaş Ceyhun’un meslek hayatı tek bir alana sığmayacak kadar genişti. İstanbul Mimarlar Odası’nda genel sekreterlik yaptı. Mimarlık alanındaki birikimini yayıncılık ve dergicilik çalışmalarına da taşıdı.

1969-1971 yılları arasında Mimarlık Dergisi’nin, 1972-1973 yıllarında Teknik Güç’ün, Mart 1979-Eylül 1980 arasında yayımlanan 37 sayılık Edebiyat Cephesi’nin yazı işleri müdürlüğünü üstlendi. 1972-1975 yılları arasında Yapı Endüstri Merkezi’nde kitapçılık yaptı. 1976’da ise Politika gazetesinde genel yayın müdürlüğü görevini üstlendi.

Bu deneyimler, Ceyhun’un yalnızca edebiyat üreten bir yazar değil, aynı zamanda Türkiye’deki yayıncılık ve basın dünyasının işleyişine yakından tanıklık eden bir aydın olmasını sağladı.

1980’li yıllara gelindiğinde edebiyat ve gazetecilik faaliyetlerini sürdürürken, yayıncılık alanındaki çalışmalarını da devam ettirdi. Daha sonra Sis Çanı Yayınları’nı kurdu.

Gazetecilik ve Siyasi Baskılar

Ceyhun’un gazetecilik faaliyetleri, dönemin siyasal atmosferinden bağımsız değildi. Politika ve Demokrat gazetelerinde yayımlanan yazıları nedeniyle hakkında davalar açıldı. 1976 yılında açılan ilk davada beraat etti. 1979’daki ikinci davada ise altı aylık mahkûmiyet kararı paraya çevrildi.

Bu süreç, onun yazarlığının yalnızca edebî meselelerle sınırlı olmadığını da gösterir. Ceyhun, yaşadığı ülkenin sosyal ve siyasal sorunlarına karşı duyarlı bir yazar olarak kalemini kullanmayı sürdürdü.

Demirtaş Ceyhun’un yazarlığında edebiyat, hayatın uzağında duran bir seyir alanı değil; ülkenin gerçekleriyle yüzleşmenin araçlarından biriydi.

Edebiyat Dünyasındaki Görevleri

1960’lı yıllarda Türk Edebiyatçılar Derneği yönetim kurulu üyeliği yaptı. 1977-1979 yılları arasında Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) yönetim kurulu üyeliği ve ardından başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1998-1999 yıllarında Cumhuriyet Radyo’da “Her Hafta Aziz Nesin’le Bir Saat” adlı programı düzenledi.

Bütün bu çalışmalar, Ceyhun’un edebiyatı yalnızca bireysel bir uğraş olarak görmediğini; yazarın yaşadığı toplum ve kültür ortamına karşı sorumluluk taşıdığına inandığını gösteren önemli ayrıntılardır.

Demirtaş Ceyhun’un Edebi Kişiliği

Demirtaş Ceyhun’un edebiyat yolculuğu, 1953 yılında yayımlanan ilk öyküsüyle başladı. Öykü ve yazıları zaman içinde Yeni Ufuklar, Seçilmiş Hikâyeler, Dost, Yeditepe, Mavi, Ataç, Edebiyat Cephesi, Varlık, Yelken ve Pazar Postası gibi dönemin önemli dergilerinde yayımlandı.

Gazetelerde de yazılarıyla yer aldı. Cumhuriyet, Milliyet, Yeni Adana, Vatan, Demokrat ve Politika bu yayınlar arasında bulunuyordu. 1958 yılında Pazar Postası’ndaki yazılarında Okan Gündüz, 1976 yılında Politika gazetesindeki yazılarında ise Ozan Karataşlı imzalarını kullandı.

İlk Öykülerindeki İnsan ve Sıkıntı

Ceyhun’un ilk dönem öykülerinin merkezinde, toplumsal hayatın dışında kalmış ya da onunla çatışma yaşayan bireyler dikkat çeker. İlk kitabı Tanrıgillerden Biri, bu erken dönem edebiyatının önemli bir göstergesidir. Necatigil, kitapta yer alan hikâyelerin ortak yönlerini değerlendirirken cinsel sorunlar, küçük memur psikolojisi, toplumdan kaçış, bunalış ve sıkıntı üzerinde durur.

Bu değerlendirme, Ceyhun’un ilk dönem hikâyelerindeki insanın ruh hâlini anlamak açısından önemlidir. Çünkü burada yalnızca bireysel sorunların anlatımı yoktur; bireyin içine sıkıştığı toplumsal çevrenin de izleri görülür. Küçük memurun dünyası, cinsel sorunlar, toplumdan uzaklaşma isteği ve iç sıkıntısı; dönemin insanının değişen hayat karşısındaki huzursuzluğunun edebiyattaki yansımaları olarak okunabilir.

Bireysel Bunalımdan Toplumsal Gerçekliğe

Ceyhun’un edebiyatındaki asıl dönüşüm, 1970’li yıllarda belirginleşir. Bu dönemde yazdığı öykü ve romanlarda bireyin iç dünyasından hareket etmekle birlikte, bakışını giderek toplumun daha geniş gerçekliklerine yöneltir. Toplumsal gerçeklikleri vurgulayan bir edebiyat anlayışına yaklaşır.

Köy ve kent, onun için yalnızca iki ayrı mekân değildir. Bu iki alan üzerinden Türkiye’de yaşanan sosyal değişimleri, insan ilişkilerini ve toplumsal dönüşümleri gözlemlemeye çalışır. Özellikle Anadolu insanını hem köyde hem kentte ele alma çabası, Ceyhun’un edebiyatındaki toplumsal bakışın önemli bir yönünü oluşturur.

Bireysel sıkıntılar artık yalnızca bireyin içinde yaşadığı bir ruh hâli değildir. Onları ortaya çıkaran sosyal çevre, ekonomik koşullar ve değişen toplum yapısı da anlatının parçası hâline gelir. Ceyhun’un edebiyatındaki değişim, insanın iç dünyasından toplumun yapısına doğru genişleyen bir bakışın hikâyesidir.

Türkiye’ye, Edebiyata ve Basına Eleştirel Bakış

Demirtaş Ceyhun’u yalnızca hikâye ve romanlarıyla değerlendirmek eksik kalır. Çünkü onun yazarlığının önemli bir bölümünü Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal yapısı üzerine düşünmek oluşturur. Ceyhun, edebiyat dünyasının sorunlarını ve basın hayatının çelişkilerini de eserlerinde ve yazılarında gündeme getirdi. Böylece edebiyatı, yalnızca estetik bir üretim alanı olarak değil, toplumu anlamaya ve sorgulamaya yarayan bir düşünce alanı olarak ele aldı.

Mimarlık eğitimi almış olması da onun dünyaya bakışındaki çok yönlülüğü tamamlayan bir unsur olarak düşünülebilir. Mimarlıkla şehirleri ve mekânları kuran; gazetecilikle gündelik hayatı izleyen; edebiyatla ise insanın iç dünyasına ve toplumun ruhuna eğilen bir yazarlık çizgisi ortaya koydu.

Bu nedenle Demirtaş Ceyhun’un edebî mirası, yalnızca yayımladığı hikâye ve romanların toplamı değildir. Onun asıl önemi, Türkiye’nin insanını, toplumunu, basınını ve edebiyat ortamını aynı hayatın farklı yüzleri olarak görebilmesinde yatar.

Demirtaş Ceyhun’un Ardından

Demirtaş Ceyhun, 29 Temmuz 2009’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Geride, yalnızca bir hikâye ve roman yazarı olarak değil; gazeteci, yayıncı, dergici, mimar ve edebiyat dünyasının örgütlü mücadelesinde yer almış bir aydın olarak iz bıraktı.

Onun yazarlık serüvenine bakıldığında, bireyin sıkıntılarından toplumun gerçeklerine doğru genişleyen bir edebî bakış görülür. İlk dönem hikâyelerindeki bunalım ve kaçış duygusu, sonraki yıllarda Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal yapısına yönelen daha geniş bir sorgulamaya dönüşmüştür.

Demirtaş Ceyhun’un edebiyatını değerli kılan da tam olarak bu sürekliliktir: İnsanı toplumdan, toplumu da insanın hikâyesinden ayrı düşünmemesi.

Bir mimar olarak yapıların, bir gazeteci olarak gündemin, bir yayıncı olarak edebiyat ortamının ve bir yazar olarak insanın peşinden gitmiştir. Bu nedenle onun hayatı, tek bir meslek başlığı altında açıklanamayacak kadar geniş; edebiyatı ise yalnızca bireysel bir anlatı olarak görülemeyecek kadar toplumsaldır.

Demirtaş Ceyhun’un Ödülleri

·         Asya ile 1970 TRT Roman Başarı Ödülü

·         Çamasan ile 1973 Sait Faik Hikâye Armağanı

·         Apartman ile 1975 TDK Öykü Ödülü.

Demirtaş Ceyhun’un Eserleri

Öykü:

·         Tanrıgillerden Biri, İst.: Ataç, 1961

·         Sansaryan Hanı, İst.: Barış, 1967

·         Çamasan, İst.: Sinan, 1972

·         Apartman, Ank.: Bilgi, 1974

·         Avşalı Çocuk, Ank.: Işık, 1979

·         Savaş ve Küçük Barış, İst.: ABeCe, 1979

·         Ada’nın Kuşu, İst.: Cem, 1975

·         Horozlu Ayna, İst.: Cem, 1981

·         Eylül Öyküleri, İst.: Cem, 1981 (ikinci bas. Ayı İzi, İst.: Sis Çanı, 1997)

·         Babam ve Oğlum, İst.: Cem, 1985

Roman:

·         Asya, İst.: Ok, 1970

·         Yağmur Sıcağı, İst.: Cem, 1976

·         Cadı Fırtınası, İst.: Yazko, 1982

 Gezi-Anı:

·         Yüz Yaşındaki Delikanlı, İst.: Habora, 1978

·         Çağımızın Nasrettin Hocası Aziz Nesin, İst.: Milliyet, 1984

·         Bütün Dünyadan Özür Diliyorum, İst.: Cem, 1989

·         Asılacak Adam Aziz Nesin, İst.: AD, 1994

·         Yaşasın Aziz Nesin, İst.: Sis Çanı, 1995

Araştırma-İnceleme:

·         Haçlı Emperyalizm, İst.: Habora, 1967

·         Yağma Edilen Türkiye, İst.: Habora, 1968

·         Bir Yeni Dev, İst.: Tekin, 1977

·         Yirminci Yüzyıl ve Edebiyat, İst.: Çağdaş, 1979

·         Babıâli’nin Şu Son 40 Yılı, İst.: Milliyet, 1984

·         Can Çekişen Kitap, İst.: Cem, 1985

·         Entelektüel’den Entel’e, İst.: E, 1989

·         Ah Şu Biz “Karabıyıklı” Türkler, İst.: E, 1991

·         Ah Şu Biz Göçebeler, İst.: Sis Çanı, 1994

·         Türk Edebiyatındaki Anadolu, İst.: Sis Çanı, 1996

·         Osmanlılarda Aydın Kavramı, İst.: Sis Çanı, 1997

·         Kod Adı: Ulu Hakan-1, İst.: Sis Çanı, 1998

·         Eksilmedi Bendeki Umutsuz Umut, Çünkü Ben Edebiyatçıyım, İst.: Cumhuriyet Kitapları, 1999

·         Aydınlarımız ve Laisizm, İst.: Sis Çanı, 2000

·         Ah Şu Osmanlılar: Kod Adı: Ulu Hakan 2, İst.: Sisçanı, 2000

·         Modernizm, Postmodernizm ve Türban, İst.: Sisçanı, 2003

·         ErikLer Çiçek Açtı mı?, İst.: Dünya, 2004

·         Edebiyatımı Geri İstiyorum, İst.: Sisçanı, 2005

KAYNAKÇA: Necatigil, İsimler, 105; Özkırımlı, TEA, I, 286; N. Ç. Berksoy, “Ceyhun, Demirtaş”, TDEA, II, 58-59; Kurdakul, Sözlük, 172; Karaalioğlu, 138; Necatigil, Eserler, 358; O. Önertoy, Türk Roman ve Öyküsü, Ank., 1984; Y. Pazarkaya, Karabıyıklıların Aksakalı Demirtaş Ceyhun, İst.: Sisçanı, 2004

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yunus Emre Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

  Yunus Emre      Yunus Emre Kimdir? Yunus Emre, 13. yüzyılın ikinci yarısı ile 14. yüzyılın başlarında yaşadığı kabul edilen, Türk tasavv...