![]() |
| Tarık Dursun K. |
Tarık Dursun K. Kimdir?
Tarık Dursun K.
(26 Mayıs 1931 - 11 Ağustos 2015), tam adıyla Tarık Dursun Kakınç, Türk
edebiyatının öykü ve roman alanında öne çıkan; gazetecilik, sinema, senaryo
yazarlığı ve yayıncılık gibi farklı alanlarda da üretmiş çok yönlü
sanatçılarından biridir.
Onun edebiyat serüveni, yalnızca kitaplarla kurulmuş bir hayatın hikâyesi değildir. Gazete bürolarından sinema setlerine, kitabevlerinden yayınevlerine uzanan geniş bir çalışma alanının içinden geçer. Bu nedenle Tarık Dursun K.’yı anlamak, aynı zamanda 1950 kuşağının değişen Türkiye’sine, kentleşmeye ve gündelik hayatın edebiyata sızmasına bakmak anlamına gelir.
Tarık Dursun K.’nın
edebiyatı, büyük tarihsel olaylardan çok, o olayların içinde yaşayan sıradan
insanların hayatlarına yakından bakar. Onun dünyasında fabrika
işçileri, deniz emekçileri, küçük memurlar, esnaf, gençler ve çocuklar vardır.
İzmir ve Ege kentlerinin sokakları, mahalleleri ve gündelik hayatı ise bu
insanların hikâyelerini taşıyan canlı bir zemine dönüşür.
Tarık Dursun K’nın Hayatı
Çocukluk ve Çalışma Hayatının İçinden Gelen Bir Yazar
Tarık Dursun K., Neriman
Ayşe Hanım ile Mehmet Halit Kakınç’ın oğludur. Soyadı Kakınç olan yazar,
edebiyat hayatının çeşitli dönemlerinde T. Kakınç imzasını da
kullanmıştır.
İlkokulu İzmir ve
Ankara’da tamamladı. Ortaokulu ise dışarıdan sınavlara girerek 1950’de bitirdi.
Henüz erken yaşlarda çalışma hayatının farklı yüzleriyle karşılaştı. Gazete
dağıtıcılığından seyyar köfteciliğe, otobüs biletçiliğinden muhasebe
yardımcılığına ve memurluğa kadar çeşitli işlerde çalıştı. Bu deneyimler,
ileride yazacağı öykülerin insan malzemesini de besleyecekti. Çünkü Tarık
Dursun K.’nın edebiyatında hayat, uzaktan seyredilen bir konu değildir; içinden
geçilmiş, gözlemlenmiş ve yaşanmış bir gerçekliktir.
Tarık Dursun K.’nın Edebi Kişiliği
Gazetecilikten Edebiyata: Hayatın İçindeki İnsan
Gazeteciliğe İzmir'de Anadolu
gazetesinde başladı. Daha sonra Ankara ve İstanbul'da gazetecilik yaptı. Ankara'da
Son Havadis, Pazar Postası, Yenigün ve Ulus gazetelerinde; İstanbul'da
ise Son Posta, Vatan, Milliyet, Dünya ve Yeni Ortam gazetelerinde
sekreter yardımcılığı ve röportaj yazarlığı yaptı. Bunun yanında kitap tanıtma
yazıları da kaleme aldı. Gazetecilik, ona, insanları, şehirleri, çalışma
hayatını ve gündelik ilişkileri yakından gözlemleyebileceği bir alan sağladı. Bu
yüzden öykülerindeki insanlara bakışında gazeteciliğin dikkatli gözü ile
edebiyatçının sezgisi yan yana durur.
Sinema ile Kurduğu Güçlü Bağ
Tarık Dursun K.’nın sanat
hayatı edebiyatla sınırlı kalmadı. Sinema, onun anlatı dünyasının önemli
kaynaklarından biri oldu. 1962’de Aramıza Kan Girdi adlı polisiye filmle
yönetmenliğe başladı. Ardından Korkusuz Kabadayı (1963), Cehennem
Arkadaşları (1964) ve Kelebekler Çift Uçar (1964) filmlerini
yönetti. Bunun yanı sıra senaryo yazarlığı ve reji asistanlığı da yaptı. Aşkın
Dünü, Bugünü, Yarını adlı filmin senaryosunu 1966’da yazdı.
Sinema ile kurduğu bu
ilişki, daha sonra öykücülüğünün anlatım özelliklerinde de kendisini
gösterecekti. Tarık Dursun K.’nın öykülerinde sahne duygusu, canlı
diyaloglar, gözleme dayalı ayrıntılar ve hareketli anlatım dikkat çeker.
Okur çoğu zaman yalnızca bir olayı okumaz; sanki o olayın içinde dolaşır.
1950 Kuşağının İçinde Bir
Öykücü
Tarık Dursun K.’nın ilk
şiiri 1949’da Kaynak dergisinde yayımlandı. Öykülerini ise 1951’den
itibaren Yeditepe, Kaynak, Seçilmiş Hikâyeler, Mavi, Yenilik, Dost, Yelken,
Ataç, Yeni Ufuklar, Varlık, Türk Dili, Adam Öykü, Gösteri ve Milliyet Sanat
gibi dergilerde yayımladı.
Şiirle başlayan edebiyat
yolculuğu zamanla özellikle öykü ve romana yöneldi. Bu yöneliş, onu 1950
kuşağının verimli ve hareketli kalemlerinden biri haline getirdi. Fakat
Tarık Dursun K.’nın edebiyatını yalnızca bir kuşak etiketiyle açıklamak eksik
kalır. Çünkü onun asıl belirgin özelliği, farklı anlatı biçimlerini denemekten
çekinmemesidir. Halk hikâyelerinden polisiye romana, sinemadan gazeteciliğe
uzanan ilgileri, anlatı dünyasını sürekli genişletti.
Ege'nin Emekçi İnsanları ve Gündelik Hayat
Tarık Dursun K.’nın
özellikle ilk dönem eserlerinde İzmir ve diğer Ege kent ve kasabalarının
emekçi mahalleleri önemli bir yer tutar. Sanayileşmenin hız kazandığı
yıllarda değişen toplumun içinde yaşayan insanların dünyasına yönelir.
Gençlerin serüvenleri, cinsel dünyaları, fabrika ve inşaat işçileri, deniz
emekçileri, esnaf ve küçük memurlar onun öykülerinde kendilerine yer bulur.
Ancak bu insanları
yalnızca toplumsal kategoriler olarak ele almaz. Onların arzuları,
korkuları, yalnızlıkları, çocukluk anıları ve gündelik hayatın küçük
çatışmaları da anlatının parçasıdır. Bu nedenle Tarık Dursun K.’nın
öykülerindeki toplumsal gerçeklik, kuru bir gözlem olmaktan çıkar; insanın iç
dünyasıyla birleşir.
Sade Dil, Güçlü Diyalog
ve Sinematografik Anlatım
Tarık Dursun K.’nın
öykücülüğünün en dikkat çekici yanlarından biri, yalın fakat etkili
anlatımıdır. Şükran Kurdakul, onun öykülerini değerlendirirken
özellikle çizim ve diyalog ustalığıyla birlikte anlatım, betimleme ve ruhsal
çözümleme arasındaki dengeye dikkat çeker. Bu denge, yazarın anlatı
tekniğinin temel özelliklerinden biridir.
Bir tarafta dış dünyanın
ayrıntıları vardır; diğer tarafta karakterlerin iç dünyası. Diyaloglar ise bu
iki alanı birbirine bağlar. Tarık Dursun K.’nın anlatıcılığında insanı
açıklamaktan çok, onu kendi sözleri, davranışları ve yaşadığı çevre içinde
görünür kılmak önemlidir. Bu özellikte sinemaya duyduğu ilginin de payı
vardır. Görüntü kurmayı, sahne yaratmayı ve karakterleri hareketleri üzerinden
göstermeyi bilen bir anlatıcıdır.
Halk Hikâyelerinden
Modern Öyküye
Tarık Dursun K.’nın
anlatı arayışlarının önemli kaynaklarından biri de halk hikâyeleri olmuştur.
Örneğin Bağrıyanık Ömer ile Güzel Zeynep adlı öykü kitabında halk
öykülerinin dil, yapı ve anlatım özelliklerinden yararlanarak köy ve kent
yaşamını ele aldı.
Burada geleneksel anlatı
biçimleriyle modern hayatın gerçekliği arasında bir karşılaşma görülür.
Gerçeklik ile simge, geleneksel anlatım ile çağdaş öykü anlayışı aynı metinde
buluşur. Bu durum, onun edebiyatının tek bir kaynağa bağlı olmadığını da
gösterir.
Polisiye romanlara, halk
hikâyelerine ve sinemaya duyduğu ilgi, sürekli yeni anlatım
olanakları aramasına yardımcı olur.
Öyküden Romana Uzanan Bir
Anlatı Dünyası
Tarık Dursun K.’nın
öykücülüğünde dikkat çeken başka bir özellik, öyküler ile romanlar arasındaki
organik ilişkidir. Selim İleri'nin değerlendirmesinde onun gündelik
dili başarıyla kullanan bir öykücü olduğu ve bazı öykülerinin birbirinin
“devamı” niteliği taşıdığı belirtilir.
Bu yaklaşım, romanlarına
da yansır. Tarık Dursun K.’nın kimi romanlarında daha önce yazdığı öykülerden
hareket ettiği görülür.
Dolayısıyla onun
edebiyatında öykü ve roman birbirinden kesin çizgilerle ayrılmaz. Bir öyküde
başlayan insan hikâyesi, başka bir anlatıda genişleyebilir; bir karakterin
yaşadığı dünya farklı bir metinde yeni bir biçim kazanabilir. Bu da Tarık
Dursun K.’nın eserleri arasında içten içe devam eden bir anlatı damarının
oluşmasını sağlar.
Edebiyattan Yayıncılığa
Yazar, uzun yıllar Cumhuriyet
Ansiklopedisi'nde çalıştı. 1969’da Kurul Kitabevini açtı. 1973’te Milliyet
Yayınlarını yönetti. Aynı yıl Günümüzde Kitaplar adlı aylık dergiyi
yayımlamaya başladı. Derginin 1973-1974 yılları arasında toplam 10 sayısı
çıktı. 1975’te ise Koza Yayınlarının kurucuları arasında yer aldı ve
yayınevinin yöneticiliğini üstlendi. Böylece Tarık Dursun K., yalnızca edebiyat
eserleri veren bir yazar değil, kitabın üretim, yayım ve dolaşım
süreçlerinin de içinde bulunan bir edebiyat insanı olarak karşımıza çıkar.
Eserlerinin Sinema ve Televizyonla Buluşması
Tarık Dursun K.’nın edebî
eserleri de zaman içinde sinema ve televizyona uyarlandı. İnsan Kurdu
adlı öyküsü, Kara Gün adıyla Bülent Olgaç yönetiminde 1971’de sinemaya
aktarıldı. Kurşun Ata Ata Biter romanı ise Ümit Elçi yönetiminde 1985’te
filme uyarlandı.
Bunun yanında:
- Bağrıyanık Ömer ile Güzel Zeynep
— Yücel Çakmaklı yönetiminde, 1979
- Denizin Kanı
— Yücel Çakmaklı yönetiminde, 1980
- Alçaktan Uçan Güvercin
— 1998
adlı eserleri televizyona
uyarlanarak dizi olarak gösterildi. Bu uyarlamalar, Tarık Dursun K.’nın
anlatılarının görsel dile aktarılmaya elverişli yapısını da ortaya koyar.
Tiyatrodan Yayıncılığa
Uzanan Çok Yönlü Bir Sanatçı
Tarık Dursun K.’nın
üretim alanları arasında tiyatro da bulunuyordu. Molla Kendini Kolla
adlı oyunu 1969’da Ankara Çuvaldız Kabare Oyuncuları tarafından sahnelendi. Böylece
onun sanat hayatına baktığımızda tek bir türle sınırlı olmayan bir yazar
portresi ortaya çıkar: öykü, roman, şiir, senaryo, sinema, tiyatro,
gazetecilik, kitap eleştirisi ve yayıncılık...
Tarık Dursun K.’nın Edebiyattaki Yeri
Tarık Dursun K.’yı önemli
kılan özelliklerden biri, edebiyatın yalnızca yüksek ve uzak konularına değil, sokağın,
mahallenin, işyerinin ve gündelik hayatın insanlarına da dikkatle
bakmasıdır. Onun dünyasında büyük laflardan önce insanların küçük hayatları
vardır.
Bir işçinin çalışma
koşulları, bir gencin arzuları, bir çocuğun hatırası, bir küçük memurun
sıkışmışlığı ya da bir mahallede yaşanan sıradan bir olay; yazarın elinde edebî
bir anlatının merkezine dönüşebilir.
Bu nedenle Tarık Dursun
K.’nın öykücülüğünde gözlem ile duyarlılık, sinematografik anlatım
ile psikolojik çözümleme, gündelik dil ile edebî yapı birlikte
hareket eder.
11 Ağustos 2015’te
hayatını kaybeden Tarık Dursun K., geride yalnızca öykü ve romanlardan oluşan
bir külliyat bırakmadı. Gazetecilikten sinemaya, yayıncılıktan edebiyata uzanan
çok yönlü çalışma hayatıyla, Cumhuriyet dönemi Türk kültür ve edebiyat
ortamının farklı damarlarında iz bırakmış bir sanatçı olarak yerini aldı.
Onun hikâyelerinde
Ege'nin sokaklarından yükselen sesler, emekçilerin hayatları, çocukluk ve
gençlik anıları, şehirlerin dönüşümü ve gündelik hayatın görünmeyen ayrıntıları
yaşamaya devam eder. Tarık Dursun K.’nın asıl gücü, sıradan görünen
hayatların içindeki hikâyeyi fark edebilmesindedir. O, büyük tarihin kenarında
kalmış insanların küçük dünyalarını edebiyatın merkezine taşıdı.
Tarık Dursun K.’nın Ödülleri
·
“Haritada Beş Nokta” röportajıyla 1960
Gazetecilik Başarı Armağanı
·
Güzel Avrat Otu ile 1961 TDK Hikâye Ödülü
·
Yabanın Adamları ile 1967 Sait Faik Hikâye
Armağanı; Ona Sevdiğimi Söyle ile 1985 Sait Faik Hikâye Armağanı
·
Kurşun Ata Ata Biter ile 1984 Orhan Kemal
Roman Armağanı
·
Ömrüm Ömrüm ile 1987 Türkiye İş Bankası
Büyük Edebiyat Ödülü; Ağaçlar Gibi Ayakta ile 1991 Yunus Nadi Yayımlanmış Roman
Armağanı.
Tarık Dursun K.’nın
Eserleri
Öykü:
·
Hasangiller, İst.: Seçilmiş Hikâyeler
Dergisi, 1955
·
Vezir Düşü, İst.: Yeditepe, 1957
·
Güzel Avrat Otu, İst.: Düşün, 1960
·
Aşkın Dünü Bugünü Yarını, İst.: Habora,
1966
·
Sevmek Diye Bir Şey, İst.: Kurul, 1965
·
Yabanın Adamları, İst.: Kurul, 1967
·
36 Kısım Tekmili Birden, 1970
·
Bağrıyanık Ömer ile Güzel Zeynep, İst.:
Sinan, 1972
·
Bahriyeli Çocuk, 1976
·
İmbatla Dol Kalbim, İst.: Adam, 1982
·
Ona Sevdiğimi Söyle, Ank.: Bilgi, 1984
·
Ömrüm Ömrüm, Ank.: Bilgi, 1987
·
Aşk Allahaısmarladık, Ank.: Bilgi, 1993
·
Hikâyeler: Öyküler, İst.: Gendaş, 1992
·
Gönderdiğin Mektubu Aldım, Ank.: Bilgi,
1999
·
Sümbülteber, (Seçme Öyküler), İst.: Dünya,
2004
·
Hepsi Hikâye, İst.: Aykırı, 2006
·
Toplu Öyküler I, II, İst.: YKY, 2009
Roman:
·
Rıza Bey Aile-Evi, İst.: Varlık, 1957
·
İnsan Kurdu, İst.: Varlık, 1959
·
Sabah Olmasın, İst.: Cem, 1967
·
Denizin Kanı, İst.: Cem, 1968
·
Kopuk Takımı, İst.: Cem, 1969
·
Gün Döndü, 1974
·
Kayabaşı Uygarlığının Yükselişi ve
Birdenbire Çöküşü, 1980
·
Alçaktan Uçan Güvercin, İst.: E, 1980
·
Kurşun Ata Ata Biter, Ank.: Bilgi, 1983
·
İyi Geceler Dünya, Ank.: Bilgi, 1986
·
Ağaçlar Gibi Ayakta, Ank.: Bilgi, 1990
·
Bizimkisi Zor Zanaat, Ank.: Bilgi, 1990
·
Göl Hafif Çalkantılı Olacak, Ank.: Bilgi,
1997
·
Bağışla Onları, Ank.: Bilgi, 1989
·
Yaz Öpüşleri, Ank.: Bilgi, 1996
·
Alo, Harika Hanım Nasılsınız?, Ank.:
Bilgi, 1999
·
Dulevi, İst.: Bulut, 2003; Kutup, İst.:
Bulut, 2003
Deneme-İnceleme:
·
Ünlü Sinema Rejisörleri, (T. Kakınç
imzasıyla) İst.: Elif Kitabevi, 1963
·
Bir Damla Kan Bir Damla Petrol, İst.:
Kurul, 1965
·
Edebiyat Üstüne Narin, Ank.: Bilgi, 1993
·
Ben Unutmadan, Ank.: Bilgi, 1994
·
Şu Acayip Dünya, İst.: Altın Kitaplar,
1995
·
Geçti Akşam Suları (Ben Unutmadan-2),
Ank.: Bilgi, 1997
·
Kokulu Kentler, İst.: Literatür, 2001
·
Kitaplara Giden Tren, İst.: İnkilap, 2001
·
Dünya Düzdür, İst.: Bulut, 2003
·
Atım Kaçtı Ben Vuruldum, İst.: Alkım, 2004
·
Gavur İzmir Güzel İzmir, İst.: Dünya, 2004
·
Bir Gün Issız Bir Adaya Düşerseniz, İst.:
Bulut, 2005
·
Kaş Kaş Üstüne Taş Taş Üstüne, İst.:
Cumhuriyet, 2008
Şiir:
·
Devriâlem, (C. Tuncer ile) Ank.: Kaynak,
1951
Çocuk Kitabı:
·
Ezop Masalları, 1966
·
Deve Tellal Pire Berber İken, İst.:
Milliyet, 1970
·
Bir Küçücük Aslancık Varmış, İst.:
Milliyet, 1978 (3. bas); Hoşçakal Küçük, İst.: Remzi, 1979
·
Anadolu Masalları: Gel Zaman, Git Zaman,
İst.: Cem, 1983
·
Otobüsüm Kalkıyor, Ank.: Bilgi, 1990
·
Yaramaz Kuzu, Ank.: Bilgi, 1998 (5. bas)
·
İyilikçi Tilki, Ank.: Bilgi, 1991 (2.
bas.); Kerem’i Kimse İstemiyor, Ank.: Bilgi, 1997
·
Kırmızı Kedi, (11 dünya yazarından) Ank.:
Bilgi, 1998
·
Benim Dedem Birtane, İst. İş Bankası, 1998
·
Güzel Uykular Alara, İst.: İş Bankası,
2001
·
Memleketin Birinde, İst.: Arkadaş, 2007
·
Az Gittik Uz Gittik Dere Tepe Düz Gittik,
İst.: Arkadaş, 2007
·
Evlere Şenlik, İst.: Özyürek, 2008. Diğer:
Taşbasması, (halk öyküleri) 1972.
KAYNAKÇA: Nebioğlu,
368-369; Necatigil, İsimler, 203; Necatigil, Eserler, 118, 176-177, 199, 240,
309, 311, 335-336, 389-390; Özkırımlı, TEA, III, 699-700; M. Kutlu, “Kakınç,
Tarık Dursun”, TDEA, V, 108-109; Karaalioğlu, 292-293; M. Me nemencioğlu,
“Tarık Dursun K. ile Söyleşi”, Varlık, 15 Ekim 1962; A. Bezirci, “Tarık Dursun
K. ile”, Varlık, 1 Mart 1973; S. İleri, “Türk Öykücülüğünün Genel Çizgileri”,
Türk Dili (Türk Öykücülüğü Özel Sayısı), S. 286 (Temmuz 1975); F. Zaim, “Tarık
Dursun K.’nın Anlatım Özellikleri”, Çağdaş Eleştiri, S. 7 (Eylül 1982);
Kurdakul, Sözlük, 342-343; Önertoy, 274-276; Özgüç I, 188-189, 217, 229, 240,
436; II, 237; A. Özkırımlı, O Güzel İnsanlar, s. 152-155; Kim Kimdir, 410

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder