![]() |
| Rauf Mutluay |
Rauf Mutluay Kimdir?
Rauf Mutluay (1925, Eskişehir – 14 Mayıs 1995, İstanbul), Türk edebiyat araştırmacısı, eleştirmen, yazar ve öğretmendir. Edebiyat dünyasında Salih Tepe ve Samih Emre imzalarını da kullanan Mutluay, özellikle eleştiri, deneme ve edebiyat araştırmalarıyla tanındı. Uzun çalışma hayatı boyunca öğretmenlik yaptı, gazete ve dergilerde yazdı, yayınevleri ve ansiklopedilerde görev aldı; İstanbul Arkeoloji Müzesi Kitaplığı’nda çalışarak araştırma ve kültür hayatının farklı alanlarında bulundu.
Rauf Mutluay’ın Hayatı
Çocukluk ve Eğitim Yılları
Küçük yaşta annesini
kaybeden Rauf Mutluay, babası Salih Bey’in göç etmek zorunda kalması üzerine
çocukluk yıllarını Kütahya’da geçirdi. 1939’da İstanbul’a gitti ve
eğitim hayatının sonraki bölümünü burada sürdürdü. İstanbul Erkek Lisesi’ni
1942’de bitirdikten sonra İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi olarak
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne devam
etti ve 1946’da mezun oldu. Üniversite yıllarında Ahmet Hamdi Tanpınar,
Sadrettin Celal Antel ve Ali Nihat Tarlan’ın öğrencisi oldu. Bu hocaların
edebiyat, dil ve kültür alanındaki birikiminden yararlanması, Mutluay’ın
ilerleyen yıllarda geliştireceği araştırmacı ve eleştirmen kimliği açısından
önemli bir eğitim dönemi oluşturdu.
Öğretmenlik ve Çalışma Hayatı
1947’den itibaren Antalya,
Kastamonu, Edirne ve İstanbul liselerinde edebiyat öğretmenliği yapan
Mutluay, farklı şehirlerde geçen bu yıllarda edebiyat bilgisini genç kuşaklara
aktardı. 1974’te öğretmenlikten emekli oldu. Eğitim alanındaki çalışmalarını
daha sonra da sürdürerek İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nde ve
Devlet Tatbiki Sanatlar Yüksekokulu’nda dersler verdi. Meslek hayatının bir
başka önemli bölümünü İstanbul Arkeoloji Müzesi Kitaplığı, çeşitli
yayınevleri ve ansiklopedilerdeki çalışmaları oluşturdu. Bu görevler, onun
kitaplar, arşivler ve süreli yayınlarla yakın ilişki içinde bulunduğu geniş bir
kültür çevresinde çalışmasına imkân sağladı. Mutluay evliydi ve üç çocuk
babasıydı.
Rauf Mutluay’ın Edebi Kişiliği
İlk Öyküleri ve Edebiyat Dünyasına Girişi
Rauf Mutluay’ın
yayımlanan ilk öyküsü “Bir Selam”, 1946’da Gün dergisinde çıktı.
Öykücülüğünü sonraki yıllarda da sürdüren Mutluay’ın “İnci”, “Korku” ve
“Pençe” adlı öyküleri yayımlandı. Bununla birlikte edebiyat dünyasındaki
ağırlığı zamanla eleştiri, deneme ve edebiyat araştırmalarına yöneldi. 1958’den
sonra İstanbul, Yorum, Dünya, Hür, Vatan, Kim ve Yön gibi gazete
ve dergilerde kitap tanıtma, deneme ve eleştiri yazıları yayımladı. Cumhuriyet
gazetesinde “Edebiyat Sohbetleri” başlığı altında yazdı; Dostluk,
Varlık, Türk Dili, Yeni Ufuklar, Papirüs, Yeditepe, Kitap Belleten ve Milliyet
Sanat gibi edebiyat ve sanat dergilerindeki çalışmalarını da sürdürdü.
Eleştiri Anlayışı
Mutluay’ın eleştiri
anlayışında edebiyat eserlerinin ortaya çıktığı tarihsel, ekonomik ve toplumsal
koşullar önemli bir yer tuttu. Özellikle Gerçek Yayınevi’nin “100 Soruda”
dizisi için hazırladığı kitaplarda edebiyat meselelerini ekonomik,
toplumsal ve siyasal temelleriyle birlikte değerlendirdi. Bu yaklaşım, onun bir
eseri kendi döneminden ve toplumsal çevresinden koparmadan okumaya verdiği
önemi gösterdi. Eski ve yeni edebiyatın sorunları üzerine yazdığı metinlerde de
aynı araştırmacı tavrı korudu; edebî değişimleri dönemin düşünce ve kültür
ortamıyla birlikte ele aldı.
Mutluay’ın eleştirisinde
edebiyat, çağın insanından ve toplumsal hayatından ayrı düşünülemeyecek bir
kültür alanı olarak yer aldı.
Bende Yaşayanlar ve Roman
Kişilerine Bakışı
Mutluay’ın edebiyat
anlayışını yansıtan çalışmalarından biri Bende Yaşayanlar adlı
kitabıdır. Bu eserde roman kişilerini kendi çağlarının koşulları içinde
değerlendirdi. Karakterlerin taşıdığı anlamı, yaşadıkları dönemin insanı ve
düşünce dünyasıyla ilişkilendirerek edebiyat ile tarih arasındaki bağı
araştırdı. Böylece roman kişilerinin kişisel hikâyelerinin arkasındaki dönemi,
toplumsal atmosferi ve düşünsel çevreyi de okumaya yöneldi.
Edebiyat Araştırmacısı Olarak Rauf Mutluay
Rauf Mutluay’ın edebiyat
dünyasındaki yerini belirleyen temel özelliklerden biri, farklı çalışma
alanlarını aynı kültürel birikim içinde buluşturmasıydı. Öğretmenlik yıllarında
edebiyat bilgisini genç kuşaklara aktardı; gazete ve dergilerde güncel edebiyatı
takip ederek eleştiri ve deneme yazıları kaleme aldı. Yayınevleri,
ansiklopediler ve İstanbul Arkeoloji Müzesi Kitaplığı’ndaki çalışmaları ise
araştırmacı yönünü besledi. Bu birikim, onun edebiyat eserlerini dönemleri ve
yazarlarıyla birlikte değerlendiren, tarihsel ve toplumsal bağlamı önemseyen
bir eleştiri anlayışı geliştirmesine katkı sağladı.
Rauf Mutluay’ın Ölümü
Rauf Mutluay, 14 Mayıs
1995’te İstanbul’da hayatını kaybetti. Ardında öykü, eleştiri,
deneme ve edebiyat araştırmaları alanlarında şekillenen geniş bir çalışma
bıraktı. Öğretmenlikten gazeteciliğe, yayıncılıktan araştırmacılığa uzanan
çalışma hayatı boyunca Türk edebiyatının farklı dönemleri ve meseleleri üzerine
düşündü. Edebiyatı kendi tarihsel ve toplumsal çevresi içinde değerlendiren
yaklaşımıyla Cumhuriyet dönemi edebiyat araştırmacıları ve eleştirmenleri
arasında kendine özgü bir yer edindi.
Rauf Mutluay’ın Eserleri
Araştırma-İnceleme:
·
100 SorudaTürk Edebiyatı, İst.: Gerçek,
1969
·
100 Soruda XIX. Yüzyıl Türk Edebiyatı,
İst.: Gerçek, 1970
·
100 Soruda Edebiyat Bilgileri, İst.:
Gerçek, 1970
·
100 Soruda Çağdaş Türk Edebiyatı
1908-1972, İst.: Gerçek, 1973
·
50 Yılın Türk Edebiyatı, İst.: Türkiye İş
Bankası, 1973
Deneme:
·
Pas Demiri Yiyor, İst.: Sander, 1974
·
Bende Yaşayanlar, İst.: Türkiye İş
Bankası, 1977
Derleme:
·
Türk Halk Şiiri Antolojisi, İst.:
Milliyet, 1972
·
Tanzimattan Günümüze Kadar Türk Şiiri,
İst.: Milliyet, 1973.
KAYNAKÇA: Seyda, 330-349;
Özkırımlı, TEA, III, 872-873; Kurdakul, Sözlük, 429; Necatigil, İsimler, 258;
“Mutluay, Rauf”, TDEA, 460-461; Karaalioğlu, 372-373; D. Hızlan, “Yaşayan
Eleştirmenlerimiz-II”, Gösteri, S. 24 (Kasım 1982)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder