![]() |
| Mithat Cemal Kuntay |
Mithat Cemal Kuntay Kimdir?
İmparatorluğun Çöküşüne ve İnsan Ruhunun Zaaflarına Tanıklık: Mithat Cemal Kuntay
Türk edebiyatı, imparatorluk küllerinin arasından yeni bir devletin doğuşuna şahitlik etmiş pek çok kaleme ev sahipliği yaptı. Ancak çok azı, bu çöküşün toplumsal ve ahlaki anatomisini Mithat Cemal Kuntay kadar keskin, çıplak ve edebi bir dürüstlükle kayda geçirebildi.
Bugün hafızalarımızda "Bayrakları
bayrak yapan üstündeki kandır..." dizelerinin epik şairi ya da TRT
ekranlarından bir dönemin hafızasına kazınan Üç İstanbul’un dehası
olarak yer eden Kuntay, sadece bir yazar değil; hukukçu kimliğinin getirdiği
analitik gözlem yeteneğini sanatıyla birleştiren bir devir şahidi olarak çıkar
okuyucu karşısına.
Mithat Cemal Kuntay’ın Hayatı
Mekteb-i Osmani’den Hukuk Kürsüsüne: Disiplin ve Adaletle Örülmüş Bir Ömür
1885 yılında İstanbul’da,
İşkodralı köklü bir aileye mensup Selim Sırrı Bey ile Samiye Hanım’ın oğlu
olarak dünyaya gelen Mithat Cemal’in ilk gençlik yılları, dönemin İstanbul’unun
kültürel çeşitliliğini ve sancılarını barındırır. Aksaray’daki Mekteb-i Osmani
ve ardından gelen rüştiye eğitiminden sonra, Saint Joseph Lisesi’nin katı
disiplinine ancak altı ay dayanabilmesi, onun özgür ruhunun ve edebi
bağımsızlığının erken bir sinyali gibidir. Eğitimi Vefa İdadisi’nde tamamlar ve
ardılı olacak entelektüel duruşun temellerini burada atar.
Mithat Cemal’in
hayatındaki en büyük kırılma noktalarından biri Hukuk Mektebi’ne
girmesidir. Hukuk, onun sadece mesleği değil, toplumsal olayları analiz ederken
kullandığı en büyük büyüteç olacaktır. Mezuniyetinin ardından idare hukuku
müderrisi Hakkı Paşa’nın yanında muallim muavini olarak başlayan akademik
yolculuğu, Adliye Nezareti Hususi Kalemi’nde müdürlüğe ve 1. Hukuk Mahkemesi
üyeliğine kadar uzanır.
1923 yılında atandığı ve
ömrünün sonuna kadar sadakatle sürdüreceği Beyoğlu 4. Noterliği, ona
İstanbul’un en kozmopolit, en devingen ve maskelerin en çabuk düştüğü
merkezinde, adeta bir laboratuvarda çalışır gibi insan doğasını gözlemleme
fırsatı sunmuştur.
Hicaz valilerinden Ahmet
Ratip Paşa’nın torunlarından Naile Hanım’la evlenerek hayatını birleştiren
Kuntay, ömrünün son virajında, 1950 seçimlerinde CHP listesinden Çorum
milletvekili adayı olsa da meclise gidemez. Siyasetin geçici rüzgarları ona yar
olmaz belki ama edebiyatın kalıcı sayfaları adını ölümsüzleştirecektir. 30 Mart
1956’da yakalandığı akciğer kanserine yenik düşen bu usta kalem, bugün
Karacaahmet Mezarlığı’nda sessizce uyumaktadır.
Mithat Cemal Kuntay’ın Edebi Kişiliği
Edebi Kimliği: Aruzun Sadık Şairi, Epik Ruhun Sesi
II. Meşrutiyet’in
ilanından sonra edebiyat dünyasında adını yüksek sesle duyurmaya başlayan
Mithat Cemal, dönemin dil ve hece fırtınalarına rağmen aruz ölçüsüne sadık
kalan gelenekçi ve usta bir teknisyendir. Şiir dilindeki bu muhafazakârlık,
işlediği temalardaki coşkuyla birleştiğinde ortaya benzersiz bir epik-lirik
sentez çıkarır.
- Dostların Gölgesi ve İlhamı:
Şiirlerinde yakın dostları Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal
Beyatlı’nın edebi izleri, vatanperver tonları net bir şekilde
hissedilir.
- Hicvin Sınırları:
Zaman zaman kalemiyle toplumsal aksaklıkları iğneleyen hicivler yazsa da
bu denemeleri, onun Türk milletinin kolektif hafızasına kazınan o görkemli
kahramanlık ve yurt sevgisi şiirlerinin gölgesinde kalmıştır.
"Üç İstanbul": Bir Şehrin ve Toplumun Kokuşmuşluk Anatomisi
Mithat Cemal Kuntay’ın
edebiyat tarihindeki asıl anıtsal başarısı, hiç şüphesiz yazdığı tek roman olan
Üç İstanbul’dur. Bu eser, sadece bir kurgu değil; II. Abdülhamit dönemi,
Meşrutiyet ve Mütareke yıllarının İstanbul’unu kapsayan üç farklı devrin, üç
farklı çöküşün sosyolojik belgesidir.
Kuntay, noterlik
masasında ve mahkeme salonlarında biriktirdiği insan manzaralarını, yakın
çevresinden seçtiği karakterlerle harmanlayarak romana aktarır. Roman, gücü
elinde tutanların, jurnalcilerin, parayla yön değiştiren aydınların ve ahlaki
erozyonun romanıdır.
[ II. Abdülhamit Dönemi ] ->
İstibdat ve Gizli Muhalefet
[
Meşrutiyet Dönemi ] -> Güç
Zehirlenmesi ve Hayal Kırıklığı
[ Mütareke Dönemi ] -> İşgal altındaki İstanbul ve Tam
Çöküş
Ünlü eleştirmen Fethi
Naci, romanda bazı gereksiz ayrıntıların bulunduğunu kabul etmekle
birlikte, yapıtın dehasını şu sözlerle teslim eder:
"Üç İstanbul, üç
ayrı dönemin toplumsal gerçeğini başarıyla ortaya koyması ve Adnan ile Belkıs
gibi Türk edebiyatının asla unutulmaz iki devasa karakterini yaratması
bakımından, yıllar sonra bile aynı sarsıcı ilgiyle okunmayı hak eden bir
başyapıttır."
İstanbul’un elit
çevrelerinin, konaklarındaki ve yalılarındaki o parlak dış görünüşün
arkasındaki "kokuşmuşluğu" büyük bir cesaretle ifşa eden bu görkemli
eser, taşıdığı görsel ve dramatik güç sayesinde 1980’li yıllarda TRT
tarafından televizyon dizisine de uyarlanmış ve kitlelerle buluşmuştur.
Arşivci ve Biyografi
Yazarı Olarak Ahde Vefa
Mithat Cemal,
şiirlerindeki hamasi coşku ve romancılığındaki keskin gerçekçilik kadar, Türk
kültür hayatına yön veren isimlere karşı gösterdiği "ahde vefa" ile
de anılmalıdır. O, kuru bir biyografi yazarı değil, titiz bir arşivci
adanmışlığıyla çalışmıştır.
- Ali Suavi
- Namık Kemal
- Mehmed Âkif
Gibi tarihe yön veren
fırtınalı karakterlerin hayatlarını, dönemlerinin sosyo-politik bağlamıyla ele
alarak kaleme aldığı biyografik yapıtları, bugün bile araştırmacılar için ilk
elden kaynak ve edebi birer başvuru noktası olma özelliğini korumaktadır. Mithat
Cemal Kuntay, hayatı gözlemleyen hukuki aklı ve onu sanata dönüştüren
vicdanıyla, Türk edebiyatının her daim saygıyla anılması gereken en namuslu
kalemlerinden biridir.
Mithat Cemal Kuntay’ın Eserleri
Şiir:
·
Türkün Şehnâmesinden, İst.: Tasvir, 1945
Roman:
·
Üç İstanbul, İst.: Sühulet, 1938
Oyun:
·
Kemal, (4 perdelik manzum oyun) İst.:
Sırat-ı Müstakim Mtb., 1328/1912
·
Yirmi Sekiz Kânun-ı Evvel, (3 perdelik
manzum oyun) İst.: Matbaa-i Osmaniye, 1334/1918
Biyografi:
·
Mehmed Akif: Hayatı, Seciyesi, Sanatı,
1939
·
İstiklal Şairi Mehmed Âkif, (ölümünün 6.
yılı dolayısıyla) Ank.: Ülkü, 1944
·
İlkler ve Ötekiler, İst.: Ülkü B., 1944
·
Namık Kemal: Devrinin Olayları ve
İnsanları Arasında, Ank.: Maarif Vekâleti, 3 c., 1944, 1949, 1956
·
Sarıklı İhtilalci Ali Suavi, İst.: Ahmet
Halit, 1946
·
Mehmed Âkif: Hayatı, Sanatı, Seciyesi,
Seçme Şiirleri, İst.: Yeni Mecmua, 1948
Diğer:
·
Nefâis-i Edebiye, (manzum ve mensur
örneklerden oluşan antoloji) 2 c., Tefeyyüz, 1329/1913
·
İftira-yı Taassup, İst.: Tercüman-ı
Hakikat Mtb., 1329/1913
·
Hitabet ve Münazara Dersleri, İst.:
Matbaa-i Hayriye, 1329/1913
·
Hitabet Dersleri, Kanaat, 1330/1914;
Edebiyat Defteri, İst.: Matbaa-i Amire, 1915.
KAYNAKÇA: İbnülemin,
Şairler, II, 960-963; Kudret, II, 362-363; R. Mutluay, Bende Yaşayanlar, İst.,
1977, s. 350-354; Banarlı, RTET, II, 1238-1239; Fethi Naci, Türkiye’de Roman,
103-112; H. İ. Göktürk, Mithat Cemal Kuntay, Ank., 1987; “Kuntay, Midhat
Cemal”, TDEA, V, 442-443; Fethi Naci, 40 Yılda 40 Roman, İst., 1994, s. 29-39;
Necatigil, Eserler, 380; T. Toros, Mâzi Cenneti, İst., 1998, s. 104-113.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder