ANA SAYFA

Yusuf Ziya Ortaç Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

Yusuf Ziya Ortaç'ın renklendirilmiş portre fotoğrafı
Yusuf Ziya Ortaç

      Yusuf Ziya Ortaç Kimdir?

Yusuf Ziya Ortaç (23 Nisan 1895, İstanbul – 11 Mart 1967, İstanbul), Türk edebiyatının şiir, mizah, tiyatro ve dergicilik alanlarında iz bırakmış çok yönlü sanatçılarından biridir. Beş Hececiler arasında anılan Ortaç, özellikle hece ölçüsünü savunan şiirleriyle edebiyat dünyasında tanınmış; ancak zaman içinde şiirden çok mizah yazarlığı ve dergicilik yönüyle geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Onun edebî hayatının merkezinde iki farklı damar belirgin biçimde hissedilir: Bir yanda Millî Edebiyat anlayışının etkisiyle sade Türkçeye ve hece ölçüsüne yönelen şair, diğer yanda gündelik hayatın, siyasetin ve toplumun çelişkilerini mizah yoluyla eleştiren Akbaba yazarı. Orhon Seyfi Orhon ile birlikte yayımladığı Akbaba, Türk mizah ve dergicilik tarihinin en uzun soluklu yayınlarından biri olurken, Yusuf Ziya Ortaç'ın edebî kimliğini de şiirin sınırlarının çok ötesine taşımıştır.

Yusuf Ziya Ortaç'ın edebiyat serüveni, bir şairin zaman içinde mizaha ve gazeteciliğe yönelerek genişleyen sanat dünyasının hikâyesidir. Aynı zamanda VIII. ve IX. Dönem Ordu Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev yapan Ortaç, edebiyat ile basın dünyasından siyasete uzanan hayatıyla Cumhuriyet döneminin çok yönlü aydın tiplerinden biri olmuştur.

Yusuf Ziya Ortaç’ın Hayatı

Çocukluğu ve Eğitim Yılları

Yusuf Ziya Ortaç, 23 Nisan 1895'te İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Mühendis Süleyman Sami Bey'di. İstanbul'un kültürel atmosferi içinde yetişen Ortaç, ilk eğitimini Beylerbeyi'ndeki Abdullah Ağa Mektebi'nde aldı. Daha sonra Alyans İzrailit Mektebi ile Vefa İdadisi'nde öğrenim gördü.

Eğitim hayatının ardından Darülfünun Edebiyat Fakültesi'nde sınava girerek öğretmenlik diploması aldı. Böylece hayatının erken döneminde edebiyatla kurduğu ilişki yalnızca bir şairlik faaliyeti olarak kalmadı; öğretmenlik de onun mesleki hayatının önemli bir parçasına dönüştü. İlk olarak İzmit Sultanisi'nde öğretmenlik yapan Yusuf Ziya, daha sonra Galatasaray Sultanisi ve çeşitli yabancı okullarda edebiyat öğretmenliği yaptı. Bu yıllar, onun edebiyat dünyasına yalnızca eser veren bir sanatçı olarak değil, aynı zamanda genç kuşaklarla temas kuran bir edebiyat öğretmeni olarak da katıldığı dönemdi.

Yusuf Ziya Ortaç'ın Siyasi Hayatı

Yusuf Ziya Ortaç'ın hayatındaki önemli dönemeçlerden biri de siyasete atılmasıdır. Öğretmenlikten sonra bir süre İstanbul Belediyesi Sular İdaresi'nde çalışan Ortaç, 1946 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden Ordu milletvekili seçildi. Böylece uzun yıllar boyunca edebiyat ve basın dünyasında sürdüren faaliyetlerine siyaseti de ekledi.

VIII. ve IX. Dönem Ordu Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev yapan Yusuf Ziya Ortaç'ın milletvekilliği 1950 yılına kadar sürdü. 1950 seçimlerinde yeniden seçilemeyince siyasetten ayrıldı ve yeniden Akbaba'nın başına döndü. Bu dönüş, onun hayatında anlamlı bir kırılma noktasıdır. Çünkü Ortaç'ın asıl dünyası, bütün farklı uğraşlarının arasında, yeniden edebiyatın, mizahın ve basının dünyası olmuştur.

Yusuf Ziya Ortaç’ın Edebi Kişiliği

Yusuf Ziya Ortaç'ın Şiire Başlangıcı ve Beş Hececiler

Yusuf Ziya Ortaç, edebiyat dünyasına ilk adımını aruz ölçüsüyle yazdığı şiirlerle attı. Ancak I. Dünya Savaşı yıllarında edebiyat çevresinde yaşanan değişim ve Ziya Gökalp'in fikirleri, onun şiir anlayışında önemli bir dönüşüm meydana getirdi.

Ziya Gökalp'in çevresinde toplanan genç şairler arasında yer alan Yusuf Ziya, onun yönlendirmesiyle hece ölçüsüne yöneldi. Bu değişim, Ortaç'ın şiir anlayışında yalnızca teknik bir yenilik değildi. Aynı zamanda dönemin Millî Edebiyat anlayışının savunduğu sade dil, millî kaynaklar ve halkın anlayabileceği bir şiir dili arayışının parçasıydı.

Hece ölçüsüyle yazdığı şiirler kısa sürede dikkat çekti. Bu dönemde kendisinden övgüyle söz edilmiş ve “Hece vezninin Tevfik Fikret'i” olarak nitelendirilmiştir. Yusuf Ziya, böylece Türk şiirinde Beş Hececiler adıyla anılan topluluk içinde yer aldı. Bu grubun şiir anlayışında hece ölçüsünün yaygınlaştırılması ve Türkçenin daha sade bir şiir dili hâline getirilmesi önemli bir yer tutuyordu.

Yusuf Ziya Ortaç'ın heceye yönelişi, yalnızca bir vezin değişikliği değil; Türk şiirinin daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaşma arzusunun da bir parçasıdır.

Şiirlerini ve edebiyat-sanat yazılarını dönemin önemli yayın organlarında yayımladı. Türk Yurdu, Servet-i Fünun, Büyük Mecmua ve İnci gibi dergilerde yazıları yer aldı. Bunun yanında kendi çıkardığı yayınlarda da şiir ve edebiyat yazılarını sürdürdü. Ancak Yusuf Ziya'nın edebî kaderi zaman içinde şiirden başka bir alana doğru kayacaktı.

Yusuf Ziya Ortaç ve Mizah Yazarlığı

Yusuf Ziya Ortaç'ın edebiyat tarihindeki yerini yalnızca Beş Hececiler başlığı altında değerlendirmek, onun sanat hayatının önemli bir bölümünü eksik bırakmak olur. Çünkü Ortaç'ın asıl geniş okuyucu kitlesine ulaşmasını sağlayan alan, zamanla fıkra ve mizah yazarlığı oldu.

Birçok yazısı İkdam ve Cumhuriyet gazetelerinde yayımlandı. Güncel hayatı, siyaseti ve toplumdaki çelişkileri mizahın imkânlarıyla ele alan yazıları, şiirlerinden daha fazla ilgi gördü. Bu yöneliş, onun edebî kişiliğinde önemli bir değişimin de habercisiydi. Şiirin daha yoğun ve estetik dünyasından, gündelik hayatın hareketli ve değişken atmosferine geçen Ortaç, mizah aracılığıyla dönemin insanını ve toplumunu gözlemlemeye başladı.

Kullandığı dil ise bu yeni alanda onun en güçlü araçlarından biriydi. Sade, zarif ve doğal İstanbul Türkçesi, hem şiirlerinde hem de düzyazılarında belirgin bir özellik olarak öne çıktı.

Akbaba: Yusuf Ziya Ortaç'ın Mizah Dünyası

Yusuf Ziya Ortaç'ın edebiyat tarihindeki en kalıcı çalışmalarından biri, şair Orhon Seyfi Orhon ile birlikte yayımladığı Akbaba dergisidir. Ortaç, Mütareke yıllarında Şair adlı bir dergi de çıkardı. Dergi, 12 Aralık 1918 ile 20 Mart 1919 tarihleri arasında yayımlandı ve toplam 15 sayı çıktı. Ancak onun dergicilik serüveninin asıl büyük durağı Akbaba oldu.

1922'de Orhon Seyfi Orhon ile birlikte yayımlanmaya başlanan dergi, uzun yıllar boyunca Türk mizah basınının en önemli yayın organlarından biri hâline geldi. 1922-1967 yılları arasında yayımlanan Akbaba, yalnızca bir mizah dergisi değil, aynı zamanda dönemin siyasî ve toplumsal hayatını mizahın diliyle izleyen önemli bir yayın platformuydu. Yusuf Ziya Ortaç'ın burada kaleme aldığı yazılar, ona geniş bir hayran kitlesi kazandırdı.

Şiirleriyle edebiyat tarihine giren Yusuf Ziya Ortaç, Akbaba'nın sayfalarında gündelik hayatın nabzını tutan bir mizah yazarı olarak geniş kitlelerle buluştu. Bu nedenle Ortaç'ın edebî mirasını değerlendirirken Beş Hececiler'deki şair kimliği ile Akbaba çevresindeki mizah yazarlığını birbirinden koparmamak gerekir. İlkinde dönemin millî ve edebî arayışlarına seslenen bir şair, ikincisinde ise toplumun ve siyasetin gündelik çelişkilerini yakalayan bir mizah yazarı vardır.

Yusuf Ziya Ortaç'ın Tiyatro Yazarlığı ve Binnaz

Yusuf Ziya Ortaç, şiir ve mizahın yanı sıra tiyatro, roman, öykü ve manzum öykü türlerinde de eserler verdi. Onun tiyatro yazarlığı açısından en dikkat çekici eseri Binnaz oldu. Lale Devri'ne ait bir olayı konu alan eser, dönemin tiyatro anlayışı içinde gerek dili gerekse tiyatro tekniği bakımından büyük ilgi gördü. Özellikle sade ve doğal Türkçesi, eserin öne çıkan özelliklerinden biri olarak değerlendirildi.

Binnaz, hece ölçüsünün edebiyat dünyasında kazandığı etkinliğin tiyatro alanındaki yansımalarından biri olarak görülmüş ve “hecenin zaferi” şeklinde değerlendirilmiştir. Eserin gördüğü ilgi, tiyatro ile sinema arasındaki ilişkinin henüz gelişmekte olduğu bir dönemde beyaz perdeye de taşındı. Binnaz, 1919'da Ahmet Fehim tarafından filme alındı.

Yusuf Ziya'nın tiyatroya ilgisi yalnızca eser yazmakla sınırlı kalmadı. Akşam, Alemdar, Zaman, Temâşâ ve Türk Yurdu gibi yayınlarda tiyatro eleştirileri de kaleme aldı. Bu yönüyle Ortaç, dönemin tiyatro hayatını yalnızca eserleriyle değil, eleştirel yazılarıyla da takip eden bir edebiyat insanıydı.

Yusuf Ziya Ortaç'ın Kullandığı İmzalar

Yusuf Ziya Ortaç, farklı dönemlerde çeşitli takma ad ve imzalar kullandı. Bunlar arasında:

  • Arif Ünlü
  • Çimdik
  • İzci
  • Kamber
  • Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
  • Yakuboğlu Işık

gibi imzalar bulunmaktadır. Özellikle mizah yazarlığı ve dergicilik faaliyetleri düşünüldüğünde, farklı imzalar kullanması onun yazı dünyasının çeşitliliğini ve mizah alanındaki üretkenliğini de gösteren ayrıntılardan biridir.

Yusuf Ziya Ortaç'ın Edebiyat Tarihindeki Yeri

Yusuf Ziya Ortaç, 23 Nisan 1895'te başlayan ve 11 Mart 1967'de İstanbul'da sona eren hayatında, Türk edebiyatının farklı dönemlerine ve farklı türlerine tanıklık etti. Aruzla başlayan şiir yolculuğu, Ziya Gökalp'in etkisiyle heceye yöneldi. Beş Hececiler arasında yer alarak şiir dünyasında kendisine bir yer edindi. Ancak onun edebî kaderi burada sona ermedi.

Şiirin ardından mizah, mizahın ardından dergicilik, bunların yanında tiyatro, eleştiri, roman, öykü ve anı geldi. Bir dönem siyasetin içinde yer aldı; ardından yeniden Akbaba'nın sayfalarına döndü. Bu nedenle Yusuf Ziya Ortaç'ın edebiyat tarihindeki yeri, yalnızca şiir kitaplarıyla ölçülebilecek bir alan değildir.

Onun asıl mirası, Türk edebiyatında şair ile mizah yazarı, edebiyatçı ile yayıncı, sanatçı ile gazeteci kimliklerinin aynı kişide nasıl birleşebildiğini göstermesinde yatar. Yusuf Ziya Ortaç, bir dönemin yalnızca şiirini yazmadı; o dönemin mizahını, basın hayatını, tiyatrosunu ve gündelik ruhunu da kayda geçirdi.

Bugün onu hatırlarken Beş Hececiler arasındaki şair kimliğini elbette unutmamak gerekir. Fakat Ortaç'ın edebiyat tarihindeki gerçek ağırlığı, şiirden mizaha uzanan bu geniş yolculuğun bütünlüğünde aranmalıdır.

Çünkü Yusuf Ziya Ortaç, Türk edebiyatında yalnızca şiir yazan bir isim değil; edebiyatın değişen yüzlerine ayak uyduran, kalemini farklı türlerde deneyen ve özellikle Akbaba aracılığıyla bir dönemin toplumsal hafızasına mizahın aynasını tutan çok yönlü bir edebiyat insanıdır.

Yusuf Ziya Ortaç’ın Eserleri

Şiir:

·         Akından Akına, İst.: Hilal Mtb.. 1332/1916

·         Âşıklar Yolu, İst.: Evkaf-ı İslamiye Mtb., 1335/1919

·         Cenk Ufukları, İst.: Kader Mtb., 1336/1920

·         Yanardağ, İst.: Marifet Mtb., 1928

·         Bir Servi Gölgesi, İst.: Kanaat, 1938

·         Kuş Cıvıltıları, (çocuk şiirleri) İst.: Kanaat, 1938

·         Bir Rüzgâr Esti, İst.: Yeni Mtb., 1962

Roman:

·         Göç, İst.: Akbaba, 1943

·         Üç Katlı Ev, İst.: Ayda Bir, 1953

·         İsmet İnönü: Bir Hayatın Romanı, (biyografi-roman) İst., 1946

Oyun:

·         Binnaz, İst.: Kanaat Mtb., 1919; Nâme, İst.: Büyük Mecmua, 1335/1919

·         Kördüğüm, İst.: Türk Dünyası Mtb., 1335/1920

·         Nikâhta Keramet, (manzum sahneler-manzum mükâlemeler) İst.: Orhaniye Mtb., 1341/1923

·         Aşk Mektebi, (üç perdelik operet) 1937

Fıkra:

·         Beşik, İst.: Çınar, 1943

·         Ocak, İst.: Akbaba, 1943

·         Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, İst.: Akbaba, 1956

·         Gün Doğmadan, İst.: Yeni Mtb., 1960

Anı:

·         Portreler, İst.: Akbaba, 1960

·         Bizim Yokuş, İst.: Akbaba, 1966

Gezi:

·         Göz Ucuyla Avrupa, İst.: Akbaba, 1958

Antoloji-İnceleme:

·         Halk Edebiyatı Antolojisi, İst.: Kanaat, 1933

·         Edebiyat Bakaloryası, İst.: Kanaat, 1933

·         Seyrani, İst.: Sühulet, 1933

·         Nedim Divanı, (seçki) İst.: Sühulet, 1933

·         Ahmet Haşim: Hayatı ve Eserleri, İst.: Cumhuriyet, 1937

·         Faruk Nafiz: Hayatı ve Eserleri, İst.: Cumhuriyet, 1937

Diğer:

·         Âh İzmir, (Faruk Nafiz ile) ty; Dağların Havası, İst.: Akbaba, 1341/1923

·         Düğünden Sonra, İst.: Kanaat Mtb., 1919

·         Lâtife, İst.: Kanaat, 1919

·         Şairin Duası, İst.: Türk Dünyası Mtb., 1919

·         Şen Kitap, İst.: Kanaat, 1919

·         Kürkçü Dükkânı, İst.: İkbal, 1931

·         Şeker Osman, İst.: Sühulet, 1932

·         Bekâr Odası, ty

KAYNAKÇA: İbnülemin, Şairler, IV, 2085-2087; Banarlı, RTET, II, 1141-1143; “Ortaç, Yusuf Ziya”, TDEA, VII, 136-137; M. Önal, Yusuf Ziya Ortaç: Hayatı ve Eserleri, Ank., 1986; Özgüç, I, 23.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Oya Baydar Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

  Oya Baydar     Oya Baydar Kimdir? Oya Baydar: Siyaset, Sürgün ve Hafızanın Yazarı Oya Baydar (3 Temmuz 1940, İstanbul), Türkiye’nin y...