![]() |
| Hüsamettin Bozok |
Hüsamettin Bozok (20 Şubat 1916, İstanbul – 28 Ekim 2008, Balıkesir), Türk edebiyatında özellikle Yeditepe dergisi ve Yeditepe Yayınları etrafında kurduğu kültür ortamıyla iz bırakan yazar, gazeteci ve yayıncıdır. 1950’lerden itibaren şiirden tiyatroya, resimden sinemaya ve müziğe uzanan geniş bir sanat alanını aynı çatı altında buluşturmuş; genç ve yenilikçi edebiyatçıların seslerini duyurabilecekleri özgür bir kürsü oluşturmuştur.
Onun edebiyat tarihindeki
asıl önemi yalnızca kendi yazdıklarıyla sınırlı değil; Bozok, bir dönemin
edebiyatının oluşmasına aracılık eden yayıncı kimliğiyle de
hatırlanmalıdır. 439 sayıya ulaşan Yeditepe dergisi, 250 kitabı bulan Yeditepe
Yayınları ve 20 ödülün verildiği Yeditepe Şiir Armağanı, onun Türk
edebiyatına bıraktığı en kalıcı miraslar arasında yer alır.
Hüsamettin Bozok’un Hayatı
Tam adı Mehmet
Hüsamettin Bozok olan sanatçı, Fatma Elife Hanım ile esnaf Mustafa Bozok’un
oğlu olarak 20 Şubat 1916’da İstanbul’da dünyaya geldi. Çocukluğu ve gençliği
İstanbul’un Cumhuriyet’e geçiş yıllarının kültürel atmosferi içinde şekillendi.
Kocamustafapaşa İlkokulu, Davutpaşa Ortaokulu ve Pertevniyal Lisesi’nde öğrenim
gördü. 1934’te Pertevniyal Lisesi’ni tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi
Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nde öğrenim gördü ve 1936’da F.R.M.
(Fizik-Riyaziye-Mineroloji) sertifikası aldı.
Ancak Bozok’un yolu
zamanla bilimden çok basın, yayıncılık ve edebiyat dünyasına doğru
yöneldi. İlk yazısının 1936’da yayımlanması da bu yönelişin erken bir
işaretiydi. Aynı yıl Yeni Adam dergisinde yazı işleri müdür yardımcısı
olarak çalışmaya başladı. 1936-1941 yılları arasında sürdürdüğü bu görev, onun
yayıncılık dünyasını yakından tanımasını sağladı.
Ardından gazetecilik
yaptı. Son Posta gazetesinde ekonomi muhabiri olarak çalıştı. Bir süre
öğretmenlik görevini de üstlendi; 1941-1943 yılları arasında Sarıyer
Ortaokulu’nda, 1945-1947 arasında ise Haydarpaşa Lisesi’nde öğretmenlik yaptı. Bu
farklı meslek deneyimleri, Bozok’un ilerideki kültür insanı kimliğinin de
zeminini hazırladı. Gazetecilik ona güncel hayatı, öğretmenlik genç kuşakları,
yayıncılık ise edebiyatın ve sanatın dolaşım kanallarını tanıttı.
1947-1951 yılları arasında İskit Yayınları’nın Aylık Ansiklopedisinde yöneticilik yaptı. Daha sonraki yıllarda kültür ve sanat dünyasındaki çalışmalarını farklı kurumlarda sürdürdü. 1963-1972 yılları arasında İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde, 1974-1975 yıllarında ise İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda basın danışmanı olarak görev yaptı. Ayrıca Meydan-Larousse ve Türkiye Ansiklopedisi’nde tiyatro tarihi, opera ve bale üzerine maddeler kaleme aldı. 1970’te Moskova’da düzenlenen Edebiyat Eleştirmenleri Birliği toplantısında, 1974’te ise Beyrut’ta gerçekleştirilen Asya-Afrika Uluslararası Yazarlar Birliği toplantısında Türkiye’yi temsil etti.
PEN Yazarlar Derneği,
Edebiyatçılar Derneği ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi olan Bozok, aynı
zamanda Basın Şeref Kartı sahibiydi. Hayatının ilerleyen dönemlerinde
Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde yaşayan Hüsamettin Bozok, 28 Ekim 2008’de
Balıkesir’de hayatını kaybetti.
Hüsamettin Bozok ve
Yeditepe Dergisi
Hüsamettin Bozok’un adını
Türk edebiyatında kalıcı kılan en önemli çalışma, hiç kuşkusuz Yeditepe
dergisidir. 1 Nisan 1950’de yayımlanmaya başlayan dergi, 1974 yılına kadar
sürdü; daha sonra 1979-1984 yılları arasında yeniden yayımlandı ve toplam 439
sayıya ulaştı.
Yeditepe, edebiyat,
resim, tiyatro, sinema ve müzik gibi farklı sanat alanlarını bir araya
getiriyor; dönemin genç ve yenilikçi sanatçılarına kendilerini ifade
edebilecekleri bir alan açıyordu. Bozok, dergiyi bir edebiyat okulu olarak
görmüyor, tam tersine, onun gücünü belirli bir estetik programa bağlı
kalmamasında buluyordu:
“Yeditepe hiçbir zaman
okul olmadı, ama yüzü Batı’ya dönük, yenilikçi, avangard bir sanattan yana
oldu. Serbest bir kürsü gibiydi.”
Bu anlayış, Yeditepe’nin
Türk edebiyatındaki konumunu anlamak açısından son derece önemlidir. Bozok’un
amacı tek bir edebî anlayışı dayatmak değil, farklı seslerin aynı yayın
ortamında karşılaşmasını sağlamaktı.
Nitekim Bozok’un
ifadesiyle, dergide çok sayıda önemli ismin imzasına rastlanıyordu. Daha da
önemlisi, İkinci Yeni’nin gelişme döneminde Yeditepe önemli bir yayın
platformu hâline gelir. Cemal Süreya’nın değerlendirmesi bu etkinin
boyutunu açıkça ortaya koyar:
“1950-57 yıllarında
Türkiye’deki sanat eylemi daha çok bu derginin sayfalarında bir akış
kazanmıştır.”
Bu nedenle Yeditepe’yi
yalnızca bir dergi olarak değil, 1950’li yılların Türk sanat ve edebiyat
hayatındaki hareketliliğin önemli merkezlerinden biri olarak değerlendirmek
gerekir.
Yeditepe ve İkinci Yeni
Türk şiirinin 1950’li
yıllarda geçirdiği büyük değişim, geleneksel şiir anlayışlarının sorgulanmasını
ve yeni ifade biçimlerinin ortaya çıkmasını beraberinde getirdi. Bu ortamda Yeditepe,
yenilikçi şiirin kendisine alan bulduğu yayınlardan biri oldu.
Bozok’un dergiyi “serbest
bir kürsü” olarak tanımlaması burada özellikle anlam kazanır. Çünkü edebiyat
tarihindeki bazı dergiler yalnızca eser yayımlamakla kalmaz; bir kuşağın
birbirini bulmasına ve ortak bir edebî atmosfer oluşturmasına aracılık eder.
Bu nedenle Hüsamettin
Bozok’un edebiyat tarihindeki rolünü yalnızca kendi kitapları üzerinden okumak
eksik kalır. Onun asıl büyük katkılarından biri, dönemin şiir ve sanat
dünyasında yeni seslerin duyulabileceği bir alanı uzun yıllar boyunca ayakta
tutmasıdır.
Hüsamettin Bozok’un
Yayıncılığı
Yeditepe dergisiyle
yetinmeyen Bozok, Yeditepe Yayınları’nı kurarak yayıncılık alanındaki
çalışmalarını genişletti. Yayınevi zaman içerisinde yaklaşık 250 kitap
yayımladı. Böylece Yeditepe, yalnızca süreli bir yayın olmaktan çıkarak daha
geniş bir edebiyat ve kültür hareketinin adına dönüştü.
Bozok’un yayıncılığının
önemli bir başka ayağını ise Yeditepe Şiir Armağanı oluşturdu. 1955-1967
ve 1976-1984 yılları arasında verilen armağan kapsamında toplam 20 ödül
dağıtıldı. Bu ödül, dönemin şiir hayatında genç ve yenilikçi şairlerin
görünürlük kazanmasına katkıda bulunan önemli edebî girişimlerden biri oldu.
Dolayısıyla Bozok’un
yayıncılık anlayışında dergi, kitap ve ödül birbirini tamamlayan üç ayrı unsur
hâline geldi:
- Yeditepe dergisi,
yeni sanat anlayışlarının buluşma alanı oldu.
- Yeditepe Yayınları,
edebî üretimin kitaplaşmasını sağladı.
- Yeditepe Şiir Armağanı,
şiirde yeni ve güçlü seslerin desteklenmesine aracılık etti.
Hüsamettin Bozok’un Edebi Kişiliği
Bozok’un kendi yazarlık
serüveni 1936’da Yeni Adam dergisinde yayımlanan ilk yazısıyla başladı. Sonraki
yıllarda deneme, eleştiri, tiyatro tarihi ve kitap tanıtımı türlerinde yazılar
kaleme aldı. Yazıları Servetifünun-Uyanış, Ses, Sokak, İnsan, Adımlar,
Yürüyüş, Yığın, Pınar, Küllük, Yeni Edebiyat ve Yeditepe gibi çeşitli
dergilerde yayımlandı.
Bu çeşitlilik, onun edebiyata yalnızca şiir merkezinden bakmadığını gösterir. Bozok’un ilgi alanı, edebiyatın yanı sıra tiyatro, opera, bale, sinema ve genel olarak sanat hayatını kapsayan geniş bir kültür çevresine uzanıyordu. Edebî görüşünün temelinde ise 1940’lardan sonra gelişen toplumsal gerçekçilik anlayışı bulunuyordu. Bu tercih, onun edebiyatı yalnızca estetik bir oyun olarak değil, yaşanan toplumla ilişki kuran bir sanat alanı olarak değerlendirdiğini gösterir.
Hüsamettin Bozok’un Türk
Edebiyatındaki Yeri
Hüsamettin Bozok’un hayatına yalnızca “yazar”, “gazeteci” veya “yayıncı” sıfatlarından biriyle bakmak, onun edebiyat tarihindeki gerçek yerini daraltır. Çünkü Bozok’un asıl hikâyesi, yazmaktan çok daha fazlasını yapma hikâyesidir. O, Cumhuriyet döneminin kültür hayatında dergilerin belirleyici olduğu bir çağda, farklı sanat disiplinlerini aynı yayın çatısı altında buluşturdu. Yeditepe aracılığıyla genç sanatçılara yer açtı, kitaplar yayımladı, şiir ödülleri verdi ve edebî tartışmaların dolaşımına katkıda bulundu.
Özellikle 1950’li
yılların şiir ortamı düşünüldüğünde Yeditepe’nin taşıdığı anlam daha iyi
anlaşılır. Türk şiirinin yeni yönlere doğru hareket ettiği, eski kalıpların
tartışıldığı ve genç şairlerin kendi seslerini aradığı bir dönemde Bozok, yeniliğe
kapısını kapatmayan bir yayıncı olarak durdu.
Bir edebiyat tarihini
yalnızca şairlerin ve yazarların isimleriyle kuramayız. O isimleri aynı
sayfalarda buluşturan, onlara kürsü açan ve kitaplarını okura ulaştıran
insanları da hatırlamak gerekir. Hüsamettin Bozok, işte bu görünmeyen ama
vazgeçilmez emeğin temsilcilerindendir.
Onun mirası, yalnızca
kendi yazılarında veya yayımladığı 250 kitapta değil; Yeditepe sayfalarından
geçen yüzlerce sanatçının oluşturduğu edebiyat hafızasında yaşamaktadır. 1916’da
İstanbul’da başlayan hayatı, 2008’de Balıkesir’de sona erdi. Fakat ardında
bıraktığı Yeditepe, Türk edebiyatının özellikle 1950’li yıllardaki dönüşümünü
anlamak isteyenler için hâlâ önemli bir kültür belgesidir. Hüsamettin Bozok’u
hatırlamak, biraz da edebiyatın yalnızca yazanlardan değil, yazılabilmesi
için alan açanlardan da oluştuğunu hatırlamaktır.
Hüsamettin Bozok’un Ödülleri
·
1997 Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü
·
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Onur
Ödülü.
Hüsamettin Bozok’un
Eserleri
Monografi-İnceleme:
·
Emile Zola, İst., kendi yayını, 1940
·
Portreler, İst., kendi yayını, 1941.
KAYNAKÇA: Necatigil,
İsimler, 94; Nebioğlu, 164; Kurdakul, Sözlük, 154; A. Özkırımlı, “Yenilikçi Bir
Serbest Kürsü”, Cumhuriyet, 23 Mart 1988; A. Kabacalı, “Dergiye Adanan Yaşam”,
Cumhuriyet, 13 Şubat 1989; M. Seyda, Edebiyat Dostları, İst., 1970, s. 101-110;
T. Baltacıoğlu, Yeni Adam Günleri, İst.: YKY, 1998.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder