ANA SAYFA

Orhan Kemal Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

Türk edebiyatının usta kalemi Orhan Kemal'in renklendirilmiş arşiv fotoğrafı
Orhan Kemal

 Orhan Kemal Kimdir?

Toprağın, Fabrikanın ve Küçük Adamın Vicdanı: Orhan Kemal

Edebiyatın süslü salonlarında vitrinlik cümleler kurmak yerine; gürültülü dokuma tezgahlarının, pamuk tozuna belenmiş ırgatların ve rutubetli koğuşların uğultusunu kâğıda döken sıra dışı bir sestir Orhan Kemal. Kelimelerini masa başında hayal kurarak değil, bizzat o nasırlı ellerin, hakkı yenmiş hayatların ve ekmek kavgalarının içinden süzerek çıkarmıştır. Türk edebiyatında toplumcu gerçekçilik, onun kalemiyle teorik bir ideoloji olmaktan çıkıp kanlı canlı, zaafları ve umutlarıyla nefes alan insan hikâyelerine dönüşür.

Orhan Kemal’in Hayatı

Sürgünden Çırçır Fabrikalarına: Raşit Öğütçü’den Orhan Kemal’e

Mehmet Raşit Öğütçü adıyla 15 Eylül 1914’te Adana’da doğan yazarın çocukluğu, siyasi fırtınaların ortasında şekillendi. TBMM’nin ilk dönem milletvekillerinden olan babası Abdülkadir Kemali Bey’in muhalif duruşu, aileyi Suriye ve Lübnan’a uzanan zorunlu bir sürgün hayatına sürükledi. Bu kırılma, genç Raşit’in ortaokul son sınıfta eğitimini yarım bırakmasına neden oldu. 1932’de memleketi Adana’ya geri döndüğünde, artık hayata tutunmaya çalışan bir işçi adayıydı.

Pamuk tarlalarında hamallık, çırçır fabrikalarında kâtiplik ve işçilik yaptığı bu beş yıllık dönem (1932-1937), ileride Türk edebiyatını sarsacak olan Çukurova panoramalarının ilk canlı gözlemleriydi. Hayatın en çıplak gerçeğiyle burada, makinelerin dişlileri arasında tanıştı.

Bursa Cezaevi: Nâzım Hikmet ile Kesişen Kader

1938 yılında, askerlik görevi esnasında Ceza Yasası’nın 94. maddesine aykırı hareket ettiği gerekçesiyle tutuklanarak beş yıl hapse mahkûm edilmesi, onun hayatındaki en trajik ama edebi anlamda en kurucu dönüm noktası oldu. Kayseri ve Adana’nın ardından yolu Bursa Cezaevi’ne düştüğünde, kader onu Türk şiirinin dev ismi Nâzım Hikmet ile aynı çatı altında buluşturdu.

O güne kadar Reşat Kemal veya Raşit Kemali gibi imzalarla dergilerde hece ölçülü şiirler yayımlayan genç adam, Nâzım’ın rehberliği ve sarsıcı yönlendirmesiyle şiirin dar kalıplarını bırakıp düz yazıya yöneldi. Dünyayı kurallı mısralarla değil, sokağın diliyle, diyaloglarla anlatması gerektiğini fark etti.

İsimlerin Arkasındaki Siyasi Baskı

1943’te özgürlüğüne kavuştuktan sonra, siyasi kimliği ve düşünceleri peşini bırakmadı. Adana’da nakliyecilik ve kâtiplik yapsa da barınamadı ve 1950’de ailesiyle birlikte İstanbul’un yolunu tuttu. Demokrat Parti döneminin baskıcı, tekinsiz ikliminde sürekli polis takibi altında yaşarken, hayata ve altı çocuğuna bakabilmek için durmaksızın yazdı. Edebi kimliğini korumak ve dergilerin kapatılmasını önlemek adına onlarca farklı maske kullandı:

Kemal Sülker’in önerisiyle doğan ve edebiyat tarihine kazınan Orhan Kemal imzasının yanı sıra; film senaryolarında Ülker Uysal, kızının adından mülhem Yıldız Okur, dergi yazılarında ise Hayrullah Güçlü, Rüştü Ceyhun ve Orhan Raşit gibi müstear isimler arkasına gizlenerek ekmeğini kelimelerden çıkardı.

Orhan Kemal’in Edebi Kişiliği

Çukurova’nın Sömürü Zinciri ve Kentin Kenar Mahalleleri

Orhan Kemal’in edebi evreni, Maxim Gorki ve Panait Istrati gibi dünya edebiyatının sokaktan beslenen damarlarıyla akrabadır. O, ideolojik bir şemayı insana dayatmaz; aksine insanın ekmek kavgasını anlatırken sistemin çarpıklığını kendiliğinden faş eder.

Çukurova Öyküsü: Toprak ve Makine

Yazarın başyapıtı kabul edilen Bereketli Topraklar Üzerinde, Orta Anadolu’nun yoksul bir köyünden Çukurova’ya mevsimlik işçi olarak inen üç arkadaşın sömürü zinciri içindeki trajik çözülüşünü aktarır. John Steinbeck’in Gazap Üzümleri ile tematik bir bağ kuran bu eser; pamuk tarlalarından çırçır fabrikalarına, ağaların tahakkümünden kentteki yozlaşmaya kadar insanı bekleyen acımasız çarkı resmeder.

Benzer şekilde Vukuat Var, Hanımın Çiftliği, Kanlı Topraklar ve Kaçak gibi nehir romanlarında, tarımda makineleşmenin işçi sınıfı üzerindeki yıkıcı etkilerini, toprak ağası-işçi çelişkisini mirasyedilerden trahomlu çocuklara kadar uzanan devasa bir insan panoramasıyla işler.

Kentin "Küçük Adamları" ve Suça İtilen Çocuklar

İstanbul’a gelişiyle birlikte odağını kentin kenar mahallelerine, fabrikalara ve büyük şehre uyum sağlamaya çalışan taşralılara çevirir.

  • Murtaza: Görevine körü körüne bağlı, patronunun çıkarlarını korumak uğruna kendi hayatını ve yakınlarını hiçe sayan ikonik fabrika bekçisi figürüyle Türk edebiyatının en sahici trajikomik karakterlerinden birini yaratmıştır.
  • Gurbet Kuşları: Köyden kente göçen insanın şehir hayatındaki var olma mücadelesini ele alır.
  • Suçlu, Sokakların Çocuğu, Arkadaş Islıkları: Yoksulluk, kimsesizlik ve imkânsızlıklar yüzünden sokakların karanlığına ve suça sürüklenen çocukların elinden tutar, onları yargılamadan dinler.
  • Müfettişler Müfettişi ve Üç Kâğıtçı: Taşra bürokrasisinin ve uyanıklarının, halkın saflığını nasıl istismar ettiğini yöresel ağızlar ve ironik bir dille hicveder.

Edebi Üslup: "İdealize Edilmeyen Sahicilik"

Orhan Kemal’i çağdaşlarından ayıran en büyük meziyet, her ne koşulda olursa olsun insanına duyduğu kinsiz, sevecen ve umutlu yaklaşımdır. Klasik anlatımda Ömer Seyfettin’e, toplumsal duyarlılıkta Sabahattin Ali’ye yakın dursa da onun öykü ve romanlarında yapay bir gerilim bulunmaz; hayat ne kadar akıyorsa, metin de o hızda akar.

  • Diyalog Ustalığı: Karakterlerini betimlemelerle değil, konuşturarak var eder. Şivenin ve yöresel ağızların sunduğu imkânları, metnin yalınlığını bozmadan, en asgari ve estetik düzeyde kullanmayı başarmıştır.
  • İnsani Kusurlar: Onun kahramanları kusursuz ideolojik figürler değildir; bencil tarafları, küçük hesapları ve zaafları vardır. Bu sahicilik, okurda derin bir gerçeklik duygusu uyandırır.

İnsanlığın Ortak Hafızasındaki Yeri

Edebiyatımızın en sarsıcı hapishane gerçekliği, şüphesiz onun 72. Koğuş adlı eserinde çizdiği "âdem baba koğuşu"dur. Parası olmayanların, kader mahkûmlarının bile dışladığı en alttakilerin dramı, Türk tiyatrosunda da bir efsaneye dönüşmüş ve Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından yüzlerce kez sahnelenerek yazara hak ettiği saygıyı canlıyken de hissettirmiştir.

Orhan Kemal, sadece kâğıt üzerinde kalmamış, Türk sinemasının (Yeşilçam) toplumsal gerçekçi damarını da beslemiştir. Başta Karanlıkta Uyananlar gibi doğrudan yazdığı senaryoların yanı sıra Suçlu, Devlet Kuşu, Üç Tekerlekli Bisiklet, 72. Koğuş ve Eskici ve Oğulları gibi onlarca ölümsüz eseri beyaz perdeye aktarılarak halkla buluşmuştur.

2 Haziran 1970’te, davetli olarak gittiği Sofya’da geçirdiği beyin kanaması sonucu aramızdan ayrılan usta yazar, arkasında altı çocuk ve Türk toplumunun vicdan haritasını bıraktı. Bugün, onun adını yaşatmak amacıyla ailesi tarafından 1972’den beri verilen Orhan Kemal Roman Ödülü, edebiyatımızda emeğin ve gerçekçiliğin en prestijli nişanesi olarak kabul edilmektedir. Onun kalemi, sokağın sesini edebiyatın merkezine taşıyan bir hak teslimidir.

Orhan Kemal’in Ödülleri

·         1948’de Varlık dergisinin düzenlediği bir yarışmada “en çok beğenilen” öykücü seçildi

·         Kardeş Payı ile 1958 Sait Faik Hikâye Armağanı

·         72. Koğuş ile 1968 Ankara Sanatsevenler Derneği “Yılın En Başarılı Oyun Yazarı” Ödülü

·         Önce Ekmek ile 1969 Sait Faik Hikâye Armağanı (F. Baysal ile paylaştı), 1969 TDK Hikâye Armağanı.

Orhan Kemal’in Eserleri

Öykü:

·         Ekmek Kavgası, İst.: Varlık, 1949

·         Sarhoşlar, İst.: Varlık, 1951

·         Çamaşırcının Kızı, İst.: Yeditepe, 1952

·         Grev, Ank.: Seçilmiş Hikâyeler, 1954

·         72. Koğuş, İst.: Ekicigil Mtb., 1954

·         Arka Sokak, İst.: Yeditepe, 1956

·         Kardeş Payı, Ank.: Seçilmiş Hikâyeler, 1957

·         Babil Kulesi, (mizah öyküleri) İst.: Düşün, 1957

·         Serseri Milyoner, (uzun öykü) İst.: Ekicigil, 1957

·         Dünyada Harb Vardı, İst.: Ataç, 1963

·         Mahalle Kavgası, (uzun öykü) İst.: Pınar, 1963

·         İşsiz, İst.: Barış, 1966

·         Önce Ekmek, İst.: Yeditepe, 1968 (Bütün öyküleri şu kitaplarda toplandı: Yağmur Yüklü Bulutlar, Ank.: Bilgi, 1974

·         Kırmızı Küpeler, Ank.: Bilgi, 1974

·         Oyuncu Kadın, Ank.: Bilgi, 1975

·         Serseri Milyoner / İki Damla Gözyaşı, Ank.: Bilgi, 1976)

Roman:

·         Baba Evi, İst.: Yeditepe, 1949

·         Avare Yıllar, İst.: Varlık, 1950

·         Cemile, İst.: Varlık, 1952

·         Murtaza, İst.: Varlık, 1952

·         Bereketli Topraklar Üzerinde, İst.: Remzi, 1954 (genişletilmiş yb 1964); Suçlu, İst.: Remzi, 1957

·         Devlet Kuşu, İst.: Düşün, 1958

·         Vukuat Var, İst.: Remzi, 1958

·         Dünya Evi, Ank.: Dost, 1958

·         Gâvurun Kızı, İst.: İbrahim Gezer, 1959

·         Küçücük, (uzun öykü) İst.: Varlık, 1960

·         El Kızı, İst.: Ak, 1960

·         Hanımın Çiftliği, (Vukuat Var’ın sonu) 1961

·         Eskici ve Oğulları, İst.: Ak, 1962 (yb Eskici Dükkânı, İst.: Cem, 1970)

·         Gurbet Kuşları, İst.: Varlık, 1962

·         Sokakların Çocuğu, İst.: Altın Kitaplar, 1963

·         Kanlı Topraklar, İst.: Remzi, 1963

·         Bir Filiz Vardı, İst.: Varlık, 1965

·         Müfettişler Müfettişi, İst.: Varlık, 1966

·         Yalancı Dünya, İst.: Ağaoğlu, 1966

·         Evlerden Biri, İst.: May, 1966

·         Arkadaş Islıkları, 1968

·         Sokaklardan Bir Kız, İst.: Ülkü, 1968

·         Kötü Yol, İst.: Öncü, 1969

·         Üç Kâğıtçı, İst.: Tekin, 1969

·         Kaçak, İst.: Altın Kitaplar, 1970

·         Tersine     Dünya, İst.: Yön, 1986

·     Oyun:

Orhan Kemal’in doğrudan doğruya oyun olarak yazdığı tek yapıt 1965’te Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen İspinozlar’dır (3 perde, İst.: Varlık, 1965); daha sonra Yalova Kaymakamı adıyla sahneye konmuştur. Ayrıca öykü ve romanlarından uyarlanarak sahnelenen dört oyunu daha vardır:

·         72. Koğuş; Bekçi Murtaza

·         Eskici Dükkânı

·         Kardeş Payı

 Anı:

·         Nâzım Hikmet’le Üç Buçuk Yıl, İst.: Sosyal, 1965

Röportaj:

·         İstanbul’dan Çizgiler, (çizgiler F. Öngören) İst.: Sinan, 1971

Çocuk Kitabı:

·         Küçükler ve Büyükler, İst.: Ant, 1971

İnceleme:

·         Senaryo Tekniği ve Senaryoculuğumuzla İlgili Notlar, 1963.

KAYNAKÇA: T. Alangu, Cumhuriyetten Sonra Hikâye ve Roman, İst., 1965, c. 2; ay, “Orhan Kemal’in Romancılığı”, Cumhuriyet/Sanat-Edebiyat S. 3 (Temmuz 1970); Orhan Kemal Özel Sayısı, Yeni Edebiyat, S. 9 (Temmuz 1970); P. Paruşev, “İnsan ve Yazar Orhan Kemal”, Yeni Gazete, (çev. T. Acaroğlu) 6 Ekim 1970; N. Uğurlu, Orhan Kemal’in İkbal Kahvesi, İst., 1972; M. Uyguner, “Orhan Kemal’in Öykücülüğü Üzerine”, Türk Dili, S. 286 (Temmuz 1975); F. Otyam, Arkadaşım Orhan Kemal ve Mektupları, Ank., 1975; A. Bezirci-H. Altınkaynak, Orhan Kemal, İst., 1977; Y. Kenan Karacanlar, Orhan Kemal’den Anılar, İst.: Tüm, 1977; K. Sülker, “Orhan Kemal’in Şairliği”, Yazko Edebiyat, S. 2 (Aralık 1980); H. Altınkaynak, Hikâye Yazarı Orhan Kemal, İst., 1982; M. Buyrukçu, Arkadaş Anılarında Orhan Kemal, İst., 1984; Necatigil, İsimler, 281-283; Acaroğlu, 203-205; Kurdakul, Sözlük, 468-470; Karaalioğlu, 411-412; Fethi Naci, Türkiye’de Roman, 343-348; Önertoy, 101-109; “Öğütçü, Mehmet Raşit”, TDEA, VII, 172-174; Ş. Kurdakul, Çağdaş Türk Edebiyatı IV, Ank., 1992, s. 135-148; Özgüç, I, 162, 166, 204, 270, 292; II, 27, 108, 134, 172, 195, 330, 374; III, 74.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Tevfik Fikret Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

   Tevfik Fikret       Tevfik Fikret Kimdir? Bir İmparatorluğun Vicdanı ve Aşiyan’ın Hüznü: Tevfik Fikret Osmanlı İmparatorluğu’nun ...