![]() |
| Özdemir Asaf |
Özdemir Asaf Kimdir?
Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde kalıplaşmış edebi akımların dışına çıkarak, az sözle derin anlamlar damıtan, tamamen kendine özgü bir dil ve düşünce evreni kurmuş öncü bir şair, yayıncı ve kelime işçisidir. Yaşamı boyunca matbaacılık, çevirmenlik ve bağımsız yayıncılık yaparak kelimelerin somut dünyasıyla iç içe yaşayan Asaf; şiirlerinde insan, toplum ve özellikle "ikinci kişi" arasındaki bağları ironik, çelişkili ve keskin bir mantık süzgecinden geçirerek soyut bir felsefe planına yükseltmiştir. İkili ve dörtlü dizelerin yoğun anlatımından modern özdeyişlere, ömrünün son döneminde ise geleneksel halk ve divan şiiri formlarını çağdaş bir içerikle harmanlamaya uzanan geniş bir edebi yelpaze sunan usta sanatçı, bireyin içsel yalnızlığını ve özneler arası ilişkileri evrensel boyutta işleyerek Türk edebiyat tarihinin en şahsiyetli köşelerinden biri olmayı başarmıştır.
Özdemir Asaf’ın Hayatı
Çağını Kelimelerle Damıtan Bir Usta: Özdemir Asaf ve İnsan Kalma Mücadelesi
Cumhuriyet dönemi Türk
şiirinin en kendine özgü seslerinden biri olan Özdemir Asaf (asıl adıyla Halit
Özdemir Arun), 11 Haziran 1923’te Ankara’da dünyaya gözlerini açtı. Hamdiye
Hanım ile Şûra-yı Devlet (Danıştay) üyesi Mehmet Asaf Bey’in oğlu olan şair,
köklü bir bürokratik ve entelektüel iklimin içine doğmuştu. Ancak onun yolu,
babasından miras kalan o asil adı, Türk edebiyatının hafızasına kazınacak bir
imgeye dönüştürmek olacaktı.
İlk ve orta öğrenimini
İstanbul’un köklü çınarı Galatasaray Lisesi’nde sürdüren Asaf, lise son
sınıfta Kabataş Lisesi’ne geçerek 1942 yılında buradan mezun oldu.
İçindeki entelektüel arayış onu İstanbul Üniversitesi Hukuk ve İktisat
fakültelerine, ardından Gazetecilik Enstitüsü’ne sürüklese de, akademik
kalıplar bu taşkın ruhu zapt etmeye yetmedi; 1947 yılında yükseköğrenimini
yarıda bıraktı.
Yaşamı ve Kelimeleri
Basan Bir Kalp: Matbaacı ve Yayıncı Asaf
Öğrenim hayatından sonra
bir süre sigortacılık gibi rasyonel bir alanda çalışan Özdemir Asaf, dil
işçiliğine olan yatkınlığını Zaman ve Tanin gazetelerinde
çevirmenlik yaparak gösterdi. Ancak onun asıl tutkusu, kelimelerin somut olarak
hayat bulduğu o kurşun kokulu matbaa dünyasıydı.
1950 yılında Sanat
Basımevi’ni kurarak matbaacılık hayatına atıldı. Bu hamle, onun edebiyat
dünyasında kendi bağımsızlığını ilan etmesinin ilk adımıydı. Yaşamının
ilerleyen dönemlerinde kitapçılık ve meyhanecilik gibi insanla doğrudan temas
kurduğu işler yaptı; ardından edebiyat ortamına yön veren Yuvarlak Masa
Yayınları’nı kurarak ömrünün sonuna kadar bağımsız yayıncılık idealini
sürdürdü.
Fotoğraf sanatçısı Yıldız
Arun ile evli olan ve üç çocuk babası olan şair, takvimler 28 Ocak 1981’i
gösterdiğinde, İstanbul’da yakalandığı karaciğer kanseri nedeniyle aramızdan
ayrıldı. Fakat arkasında, zamanın eskitemediği sarsıcı bir külliyat bıraktı.
Özdemir Asaf’ın Edebi Kişiliği
"İkinci Kişi" Problemi ve Yoğunlaşan Dizeler
Özdemir Asaf’ın şiir
serüveni 1940 yılında Servetifünun-Uyanış dergisinde çıkan ilk şiiriyle
başladı. Ardından dönemin edebi nabzını tutan Büyük Doğu, Varlık, Kaynak,
Edebiyat Dünyası, Yeditepe, Dost ve Türk Dili gibi onlarca prestijli
dergide imzası göründü. İlk dönemlerinde Yedigün dergisinde Özdemir
Özdem müstear adını kullandıysa da, kısa sürede kendi özgün ses perdesine
ulaştı.
1950’li yıllar Türk
şiirinin ortak biçim arayışlarıyla çalkalanırken, Özdemir Asaf bu akıntılardan
bağımsız, tamamen kendine has özel bir dil inşa etti. Büyük eleştirmen Atilla
Özkırımlı onun bu duruşunu şu sözlerle özetler:
"Kendisiyle insanlar
ve dış dünya arasındaki bağlantılar üzerine kurduğu, düşüncenin temel alındığı,
yoğun bir kendine özgülük taşıyan şiirleriyle tanındı."
Az Sözle Çok Dünya:
İkilikler ve Dörtlükler
İlk şiir kitabı Dünya
Kaçtı Gözüme’de 1952 sonrası yönelimlerini toplayan şair, edebiyat
tarihçisi Behçet Necatigil’in tespitiyle; şiirdeki "ikinci
kişi" problemini, kendisiyle öteki arasındaki bağları soyutlaştırarak bir
düşünme planına yükseltti.
Bunu yaparken mısra
sayısını en aza indirdi. Çelişkili, ironik ve oyunlu bir mantık düzeniyle
kurduğu ikili ve dörtlü dizelerinde şunları işledi:
- İnsan ve Toplum İlişkileri:
Bireyin kalabalıklar içindeki sıkışmışlığını yergisel bir dille ele aldı.
- Duygu Yoğunluğu:
Sevgi, ayrılık ve ölüm gibi kadim temaları basitleştirmeden, aksine
derinleştirerek sundu.
- Özneler Arası Aşk:
Sen Sen Sen kitabında aşkı klişe sözlerle yüceltmek yerine, iki
bireyin birbirinde derinlemesine yaşaması olarak resmetti.
Formların Ötesinde Bir Yolculuk: Özdeyişlerden Divan Esintilerine
İkinci Yeni akımının
güçlendiği yıllarda yayımlanan Bir Kapı Önünde kitabında, Necatigil ve
Edip Cansever’in deyiş özelliklerini andıran, biçimsel olarak daha geniş
soluklu denemelere girişti. Bu arayış, onun yaşam felsefesini düzyazı formunda
sunduğu Yuvarlağın Köşeleri’nin de ön hazırlığıydı.
Asaf, Yuvarlağın
Köşeleri’nde ahlak, mantık ve sağduyu ekseninde seçenekleri sıralayıp
birini olumlayıp diğerini çürüterek sarsıcı özdeyişler üretti. Bir sonraki
adımı olan Yumuşaklıklar Değil kitabında ise bu düzyazı özdeyişleri,
adeta geometrik bir titizlikle dikdörtgen çerçevelere yerleştirilmiş dörtlükler
hâline getirdi. Nasılsın’da ise tam bir ahlak filozofu kimliğiyle,
zekice mantık oyunlarıyla okuru kendi gerçeğiyle yüzleştirdi.
Doruk Noktası: Gelenekle Modernin Buluşması
Şairin içerik ve biçimi
ilmek ilmek işleyerek ulaştığı çok yönlü yapı, Çiçekleri Yemeyin
kitabında doruk noktasına ulaştı. Bu dönemde modern çizgisinin içine şaşırtıcı
unsurlar dahil oldu:
- Geleneksel Formlar:
Halk şiirinin koşma türü ve divan şiirinin kaside ile gazel formları
modern bir içerikle yeniden üretildi.
- Tasavvufi Derinlik:
Tekke şiirinin özünden ve tasavvuf felsefesinden geniş ölçüde yararlandı.
- Taşlama ve Hiciv:
Şair Eşref ve Neyzen Tevfik’in ruhunu yaşatan keskin yergiler kaleme aldı.
Bu olgunluk dönemi ve
hece ölçüsünü modern bir özle birleştirdiği çizgisi, Yalnızlık Paylaşılmaz
kitabında da sürdü.
Zamansız Bir Miras
Özdemir Asaf’ın ömrü
yetmediği için yayımlayamadığı şiirleri, vefatının ardından edebi bir vasiyet
gibi Benden Sonra Mutluluk adıyla okurla buluştu. Şairin tüm şiir mirası
daha sonra Bir Kapı Önünde ve Yalnızlık Paylaşılmaz başlıkları
altında iki büyük ciltte toplandı.
Onun evrensel dili erken
dönemde dünya edebiyatının da dikkatini çekmişti. Değerli çevirmen Yıldız Moran
tarafından İngilizceye kazandırılan 92 şiiri, henüz şair hayattayken, 1964
yılında Sanat Basımevi tarafından To Go To adıyla yayımlanarak dünya
kütüphanelerindeki yerini aldı.
Özdemir Asaf, kelimelerin
köşelerini yuvarlamayan, aksine o köşelerden insanlığa keskin aynalar tutan bir
kelime sarrafı olarak edebiyat tarihimizdeki asil yerini korumaktadır.
Özdemir Asaf’ın Eserleri
Şiir:
·
Dünya Kaçtı Gözüme, İst.: Yuvarlak Masa,
1955
·
Sen Sen Sen, İst.: Yuvarlak Masa, 1956
·
Bir Kapı Önünde, İst.: Yuvarlak Masa, 1957
·
Yuvarlağın Köşeleri, (özdeyişler-etika)
İst.: Yuvarlak Masa, 1961
·
Yumuşaklıklar Değil, İst.: Yuvarlak Masa,
1962
·
Nasılsın, İst.: Yuvarlak Masa, 1970
·
Çiçekleri Yemeyin, İst.: Bilgi, 1975
·
Yalnızlık Paylaşılmaz, İst.:, Bilgi, 1978
·
Bir Kapı Önünde, İst.: Adam, 1982
·
Benden Sonra Mutluluk, İst.: Adam, 1984
·
Seçme Şiirler, İst.: Adam, 1997
·
Çiçek Senfonisi, (Toplu Şiirler) İst.:
YKY, 2009
Deneme:
·
Kırılmadık Bir Şey Kalmadı, İst.: YKY,
2009
Öykü:
·
Dün Yağmur Yağacak, İst.: Adam, 1987.
Çeviri:
·
Reading Zindanı Balladı (O. Wilde), 1968
KAYNAKÇA: Necatigil,
İsimler, 294-295; Nebioğlu, 80; Kurdakul, Sözlük, 488; A. Çalışlar, Türk ve
Dünya Edebiyatçıları Ansiklopedisi, c. III, s. 304; Özkırımlı, TEA, IV, 965;
“Arun, Halit Özdemir”, TDEA, I, 165; Karaalioğu, 431-432; O Akbal, Şair
Dostlarım, İst., 1964, s. 69-75; ay, “Özdemir Asaf ile Geçen Zaman”, Gösteri,
S. 4 (Mart 1981); Ü. Tekinalp, Yeni Türk Şiiri Antolojisi, İst., 1957, s.
31-36; Kurdakul, Cumhuriyet, I, 288-290.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder