![]() |
| Behçet Kemal Çağlar |
Behçet Kemal Çağlar (23 Temmuz 1908, Erzincan – 24 Ekim 1969, İstanbul), Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının heyecanını şiirine, hitabetine ve yazılarına taşıyan şair ve hatiplerden biridir. Atatürk’e ve Cumhuriyet devrimlerine duyduğu samimi ve sürekli bağlılık, onun sanat hayatının en belirgin çizgisini oluşturur. Bu nedenle edebiyat tarihinde özellikle “devrim şairi” kimliğiyle anılır.
Şiirlerinde bireysel
dünyadan çok yurt, millet, Cumhuriyet, Atatürk ve yeni Türkiye düşüncesi
öne çıkar. Hece ölçüsünü kullanması ve halk şiiri geleneğinden beslenmesi de bu
yönelişin doğal bir parçasıdır. Çağlar için şiir, yalnızca estetik bir ifade
alanı değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in değerlerini geniş kitlelere
ulaştırabilecek güçlü bir seslenme biçimidir.
Behçet Kemal Çağlar’ın Hayatı
Erzincan’dan Cumhuriyet’in kültür dünyasına
Behçet Kemal Çağlar, 23
Temmuz 1908’de Erzincan’da doğdu. Babası ziraat memuru Şaban Hami Bey,
annesi Naciye Hanım’dır. Çağlar’ın yetiştiği dönem, Osmanlı Devleti’nin son
yıllarıyla Cumhuriyet’in kuruluş sürecinin iç içe geçtiği son derece hareketli
bir tarihsel döneme rastlar.
Çağlar, öğrenimini Zonguldak
Yüksek Maden Mühendis Mektebi’nde tamamladı ve 1929’da mezun oldu.
Fransa’daki stajının ardından İktisat Vekâleti’nde merkez maden mühendisi
olarak çalıştı. Ancak mesleği mühendislik olsa da hayatının yönü kısa sürede
edebiyata, kültür çalışmalarına ve Cumhuriyet’in yeni kültür kurumlarına doğru
çevrilecekti. Çağlar’ın Ankaralı Âşık Ömer, Âşık Ömer, Behçet Fuat ve
Erdoğan imzalarını kullanması da onun şiir dünyasının halk edebiyatıyla
kurduğu bağı gösteren ayrıntılardan biridir.
Türk Dil Kurumu ve
Cumhuriyet kültürünün içinde
1932-1933 yıllarında Türk
Dil Kurumu’nun yazmanlığını yapması, Çağlar’ın Cumhuriyet’in kültür ve dil
politikalarıyla daha yakından ilişki kurmasını sağladı. Şairin bundan sonraki
hayatında edebiyat, yalnızca kişisel bir uğraş olmaktan çıkarak dönemin
kültürel dönüşümünün bir parçası hâline geldi.
1934-1936 yılları
arasında ise Atatürk’ün isteği üzerine İngiltere’de Cambridge
Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı üzerine incelemelerde bulundu. İngiltere
dönüşünde 1936’dan 1940’a kadar Halkevleri müfettişi olarak çalıştı.
Halkevleri, Cumhuriyet döneminde kültürün geniş halk kesimlerine ulaştırılması
bakımından önemli kurumlardı. Çağlar’ın burada görev yapması, onun şiirindeki halka
seslenme, yurt sevgisi ve ulusal bilinç vurgusuyla da örtüşür.
Milletvekilliği ve sanat
hayatı
Behçet Kemal Çağlar,
1942-1947 yılları arasında Erzincan milletvekili olarak Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nde görev yaptı. Böylece şiirlerinde savunduğu Cumhuriyetçi ve
ulusal değerlerin yanında doğrudan siyasal hayatın da içinde yer aldı.
1 Nisan-25 Kasım 1949
tarihleri arasında haftalık sanat dergisi Şadırvan’ı yayımladı. Derginin
35 sayı sürmesi, Çağlar’ın yalnızca şiir yazan bir sanatçı olmadığını; dönemin
edebiyat ve sanat ortamına yayıncılık yoluyla da katkıda bulunmaya çalıştığını
gösterir.
Radyo, öğretmenlik ve
kültür hayatı
Çağlar, daha sonraki
yıllarında İstanbul Radyosu’nda edebî müşavirlik yaptı ve “Şiir Saati”
programını hazırladı. Bunun yanı sıra 1950-1957 yılları arasında Robert
Kolej’de edebiyat öğretmenliği yaptı. Radyo çalışmaları, onun şiir ve
hitabet anlayışı açısından ayrıca önemlidir. Çünkü Çağlar’ın sanatında ses,
yalnızca yazılı metnin bir unsuru değildir. Şiirlerinin geniş kitlelere
ulaşması ve etkili bir biçimde okunması, onun hatiplik yönünü de
tamamlar.
1960 İhtilali’nden sonra Kurucu
Meclis üyeliğine getirildi. Ardından TRT yönetim kurulu üyeliği ve
başkanlığı, Akbank’ta danışmanlık ve TRT program uzmanlığı gibi görevlerde
bulundu. Böylece Behçet Kemal Çağlar’ın hayatı boyunca edebiyat, kültür,
eğitim, yayıncılık ve kamu görevleri birbirinden kopuk alanlar olarak değil,
aynı kültürel dünyanın parçaları olarak varlığını sürdürdü.
24 Ekim 1969’da
İstanbul’da hayatını kaybeden Behçet Kemal Çağlar, Zincirlikuyu Mezarlığı’na
defnedildi.
Behçet Kemal Çağlar’ın Edebi Kişiliği
Behçet Kemal Çağlar’ın
edebî kişiliğini belirleyen en önemli unsur, şiiriyle Cumhuriyet’in kuruluş
felsefesi arasında kurduğu güçlü bağdır. Hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerde
Atatürk’ü ve devrimlerini över; ulusal duyguları, yurt sevgisini ve ülke
sorunlarını işler.
Onun şiirinde bireysel
duyarlıklardan çok toplumsal ve ulusal bir ses hâkimdir. Bu nedenle
Çağlar’ın şiirlerini yalnızca geleneksel anlamda lirik şiir çerçevesinde
değerlendirmek eksik kalır. Şair, şiiri aynı zamanda topluma seslenmenin ve
ortak bir ülkü etrafında insanları buluşturmanın aracı olarak görür.
Halk şiiri geleneğinden Cumhuriyet şiirine
Çağlar’ın şiirlerinde âşık
geleneğinin izleri belirgindir. Hece ölçüsünü tercih etmesi, halk şiirinin
söyleyiş imkânlarından yararlanması ve şiiri geniş kitlelere ulaştırabilecek
yalın bir sesle kurması bu bağın göstergeleridir. Bu tercih, Cumhuriyet’in ilk
dönemindeki kültür anlayışıyla da uyumludur. Halkın anlayabileceği, kolayca
hatırlanabilecek ve gerektiğinde topluca söylenebilecek bir şiir dili,
Çağlar’ın aradığı estetik ve toplumsal işlevi aynı anda karşılar. Bu nedenle
onun şiir dünyasında halk şiiri geleneği ile Cumhuriyetçi düşünce
birbirini tamamlayan iki unsur hâline gelir.
“Devrim Şairi” Behçet
Kemal Çağlar
Behçet Kemal Çağlar
denildiğinde edebiyat tarihinde en çok öne çıkan niteleme “devrim şairi”dir.
Bunun temelinde, şiirlerinin büyük bölümünde Cumhuriyet’i, Atatürk’ü ve
Cumhuriyet devrimlerini doğrudan konu edinmesi bulunur. Onun şiirlerinde yurt
sevgisi, millet düşüncesi ve Cumhuriyet ideali çoğu zaman iç içe geçer. Şairin
hitabet gücü de bu şiirlerin etkisini artırır. Çağlar, şiirin yalnızca
okunmasını değil, duyulmasını ve toplumsal bir karşılık bulmasını
isteyen bir anlayışın temsilcisidir.
Bu yönüyle onun
edebiyatını değerlendirirken dönemin tarihsel atmosferini de hesaba katmak
gerekir. Cumhuriyet’in kuruluşundan sonraki yıllarda edebiyat, sanat ve kültür
alanları yeni bir toplum tasavvurunun oluşturulmasında önemli araçlar olarak
görülüyordu. Behçet Kemal Çağlar da sanatını büyük ölçüde bu tarihsel dönüşümün
içinde konumlandırdı.
“Onuncu Yıl Marşı” ve
Behçet Kemal Çağlar
Behçet Kemal Çağlar’ın
edebiyat tarihindeki yerini belirleyen eserlerin başında, Faruk Nafiz Çamlıbel ile birlikte yazdığı “Onuncu Yıl Marşı” gelir. Eser, Cemal
Reşit Rey tarafından bestelenmiştir. Cumhuriyet’in onuncu yılında ortaya
çıkan marş, kısa sürede Cumhuriyet coşkusunun en güçlü simgelerinden biri
hâline gelmiştir. Çağlar’ın şiir anlayışında bulunan ulusal heyecan,
Cumhuriyet’e bağlılık ve toplumsal birlik fikri, bu eserde geniş kitlelere
ulaşabilecek bir biçime kavuşmuştur.
Şiir Dışındaki Eserleri
Behçet Kemal Çağlar,
şiirin yanında manzum oyunlar ve incelemeler de kaleme aldı. Edebî
çalışmalarını yalnızca şiirle sınırlamaması, onun farklı anlatım biçimlerine
duyduğu ilgiyi gösterir.
Hür Mavilikte
adlı eserinde gezi notlarını bir araya getirdi. Dolmabahçe’den Anıtkabir’e
Kadar adlı eserinde ise gözlemlerini aktardı. Bu çalışmalar, Çağlar’ın
edebî dünyasının yalnızca şiir ve hitabetten ibaret olmadığını; gözlem ve
inceleme yazılarıyla da genişlediğini gösterir.
Yapıtlarından
yararlanılarak “Destan Destan İçinde” adlı film, S. Havaeri yönetiminde
1952’de; “Ezo Gelin” ise O. Elmas yönetiminde 1955 ve 1968 yıllarında
sinemaya aktarıldı.
Behçet Kemal Çağlar Armağanı
Behçet Kemal Çağlar’ın
ölümünden sonra kardeşi Fikret Çağlar tarafından anısına Behçet Kemal Çağlar
Armağanı kuruldu. Ancak bu armağan yalnızca 1970 yılında Ceyhun Atuf Kansu’ya verildi. Bu ayrıntı, Çağlar’ın ölümünden sonra da edebiyat
dünyasında hatırlanmasını sağlayan kültürel mirasın bir parçasıdır.
Behçet Kemal Çağlar’ın Eserleri
Şiir:
·
Erciyas’tan Kopan Çığ, İst.: Ahmet Halit
Kitaphanesi, 1932
·
Burda Bir Kalp Çarpıyor, İst.: Sühulet
Kütüphanesi, 1933
·
Atatürk: Şiirler, İst.: Nebioğlu, 1965
·
Benden İçeri, Ank.: Türk Mtb., 1966
·
Kur’an-ı Kerim’den İlhamlar, İst.:
Minnetoğlu, 1966
·
Behçet Kemal Çağlar: Son Şiirleri, (der.
F. Çağlar) İst.: İlker B., 1972
Destan:
·
Ankaralı Âşık Ömer’in Cumhuriyet Destanı,
Ank.: CHP Ankara Halkevi, 1930?
·
Cumhuriyetimizin On Yedinci Yılında Âşık
Ömer’den Destanlar, Türküler, 1940
·
İlköğretim Destanı, Adana: Türksözü Mtb.,
1945
·
Battal Gazi Destanı, İst.: Ak, 1968
·
Malazgirt Zaferinden İstanbul Fethine:
Dört Destan, Ank.: MEB, 1971
·
Destanlar, (haz. S. Teoman), Ank.: Kültür
Bakanlığı, 1997
Oyun:
·
Çoban, Ank.: Ulus B., 1932; Attila, Ank.:
CHP, 1935
·
Göklerin Fethi, Ank.: Türkkuşu
Kütüphanesi, 1937
İnceleme:
·
Halkevleri, Ank.: CHP, 193
·
Hasan Âli Yücel: Hayatı ve Eserleri, İst.:
Cumhuriyet Kitaphanesi, 1937
·
Namık Kemal, İst.: Üstünel, 1954
Gezi-İzlenim:
·
Hür Mavilikte, Ank.: Türk Hava Kurumu,
1947
·
Dolmabahçe’den Anıtkabir’e, İst.: Sel,
1955
·
Bitmez Tükenmez Anadolu, Ank.: Kültür
Bakanlığı, 1994
Antoloji-Derleme:
·
Mütarekeden Sonrakiler, (O. Burian ve H.
Y. Şehsuvaroğlu ile) İst.: Yücel Kitapları, 1938
·
Türk ve Dünya Edebiyatından Derlenmiş
Şiirler, (N. Evliyagil ile) Ank.: Ajans-Türk, 1959
·
Dünyadan Kırk Büyük, 1961
·
Dünyadan Kırk Anıt, 1962
·
Dünyadan Kırk Olay, 1964
·
Atatürk Denizinden Damlalar, İst.: Ak,
1967
·
Türk Şiirinde Aşk, (B. S. Ediboğlu ile)
İst.: Ak, 1968
·
Bugünün Diliyle Atatürk’ün Söylevleri.
KAYNAKÇA: Ergun, II,
765-769; Yazar, 78; E. N. Gökşen, Behçet Kemal Çağlar, 1970; Nebioğlu, 183;
Acaroğlu, 79-80; Necatigil, İsimler, 110; “Çağlar, Behçet Kemal”, TDEA, II,
107-108; Özgüç, 73, 103, 347; A. Dinç vd (haz.), İstanbul Radyosu: Anılar,
Yaşantılar, İst., 2000, s. 167, 181.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder